Toplum geriliyor

 

Bir yandan ekonomik yaşam zafiyeti bir yandan olumsuz sosyolojik gelişmeler toplum üzerinde anomali bir durum yaratıyor.

Pandemi sürecin devamı ve artan yeni tip kovid-19 vakaları da bu gerilime itici aksiyon oluşturuyor.

Pandemi durumun etkisine bağlı olarak grip aşısı olmak isteyen vatandaşların önceki senelere göre aşı olamaması ve bunun bir sisteme bağlanması onların üzerinde de stres yaratıyor.

İşsizlik konusu desen ayrı bir dert!

TÜİK’in geçtiğimiz ay yaptığı verilere göre, Temmuz’da geçen yılın aynı dönemine göre genel işsizlik yüzde 13,5 seviyesinde; genç işsizlik oranı da yüzde 26 seviyesinde. Muhtemelen bu haftaki verilerde de bir değişim olmayacak. 1 milyon üzerinde üniversiteli işsiz ordusu var. Bunlar üniversiteyi bitirmişler ama hala ebeveynlerin verdiği harçlıkla geçiniyor…

Geçim sıkıntısı ve sürecin uzaması tedirginliği gıda harcamalarında bir kısıtlamaya gidildiğini ve bunun da yetersiz beslenmeye yönelik hastalıkların artmasının önünü açıyor.

Bu konuda;

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) araştırmasına göre, ekonomik olarak zorlanan yurttaşlar yemeğinden kısıyor. “Kovid-19 salgınının hane gelirleri üzerindeki yıkıcı etkisi” başlıklı rapora göre hanelerin yüzde 38’i gıda alışverişlerinde zorlanıyor, her 10 kişiden yedisi geçim sıkıntısı çekiyor.

Pandeminin yurttaşların gelirine nasıl yansıdığını ortaya koyan rapor, hali hazırda var olan ekonomik krizin yeni tip kovid-19 salgınıyla birlikte daha da derinleştiğine işaret ediyor.

Halkın gelirlerinin hızla eridiği ve borç sarmalının genişlediğine dikkat çekilen raporda hanelerin yüzde 42.7’sinin borçlarının arttığını ortaya koyuyor.

***

Bu hafta Karasu’da yaptığım bir araştırmada esnafların büyük bir kısmı vergi ve kiralarını ya karşılayamadıklarını bir kısmının da başa baş bir gelir-gider cirosu ile idare ettiklerini öğreniyoruz.

Zincir süpermarketlerin raflarında 1 hafta önceki fiyatların, yukarı doğru revize edildiğine şahit oluyoruz. Bunun başlıca nedeni artan döviz kuru olarak gösteriliyor. Hammaddeleri ithal olan ürünlerde bu fiyat artışları önemli rol oynuyor. Dolayısıyla bu da vatandaşı geriyor. Bu noktada açıklanan Kasım ayı enflasyonu yüzde 14,03 ile yıllık bazda 15 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Her ne kadar bu veriler halkın beklentisini yansıtmasa da ve gerçekçi bulunmasa da bunun toplum üzerinde gerilimde etkili olduğunu söylemek mümkün. TL’nin yılbaşından bu yana yüzde 39 değer kaybettiği yerde enflasyon rakamlarının bu seviyelerde olması çok ironik bulunuyor.

Sadece ekonomik ve sosyal yönden değil, toplum politik olarak da geriliyor. Özellikle sosyal medya aracılığıyla yapılan tartışmaların bel altı yorumlardan oluşması dikkat çekiyor. Siyasi liderlerin birbirlerine karşı yaptıkları söz ve açıklamalar da toplum üzerinde yapışkanlık yaratıyor. Onların da gerilmesine yol açıyor.

Yukarıdaki verileri topladığımızda kime sorsan, kime dokunsan mutlaka bunların gerilim izini buluyoruz. Genel durumun özeti, toplum geriliyor! Aman dikkat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.