İşimiz zor

Malumunu bu sosyal medya öyle bir hal aldı ki kimin ne söylediği, neyi ima ettiği, hangi konu hakkında ne anlatmaya çalıştığı belli bile olmayan paylaşımlarla karşı karşıya kalıyoruz. Geçtiğimiz hafta da buna benzer bir olayla karşılaştık. İlçemize hizmet veren ve daha çok haber ve reklam ağırlıklı hizmet veren bir profil ilçede bir asayiş olayının meydana geldiğini anlatan bir paylaşım yapmış. İster gazeteci olun ister esnaf isterseniz sıradan vatandaş olun, her nereden haber alırsanız alın bir olayın aslını astarını bilmiyorsanız kesinlikle hiçbir iddiada bulunmayın. Zira bu bir meslek tecrübesidir. Her bilinen doğru bilgi değildir ve yanlış bir yerde tarafınızdan doğruymuş gibi tescillenmesi halinde çok ciddi sıkıntıya girebilirsiniz. Velhasıl biz de mesleğimizde adı bilinen biri olduğumuz için sosyal medyaya düşen haberden dolayı taa Adapazarı’dan tutun Kocaali’ye hatta Akçakoca’ya kadar birçok vatandaş arayıp konunun ne olduğunu sordu. Soran herkese gereken cevabı verdim tabi.
Ancak buradan, bir kez daha belirtmek istiyorum. Bizim mesleğimiz gazeteciliktir. Sosyal medya habercisi değil, gazete haberciliğidir. Gazete haberciliği 5N1K kuramı üzerinden yürüyen ve haberin, ortaya atılan her iddianın, “Ne, nerede, ne zaman, nasıl ve kiminle” sorularına cevap verecek şekilde yazıldığı bir sistem üzerinde çalışır. Haber metni okuyanın zihninde olayın yeri zamanı sebebi ve failleri ile ilgili somut kavramlar üzerinden hiçbir bulanıklığa sebebiyet vermeyecek şekilde yazılmalıdır.
Ben şahsen geride kalan 17 yıllık meslek hayatımda yaklaşık bin adet köşe yazısı yazdım. 821 haftalık haber arşivimdeki yazılmış haber sayısı on bini aştı. Mesleğe henüz yeni başladığım ilk günlerden bu yana hiçbir haber metninde şüpheye açık bir alan bırakmadım. Hiç kimse de arayıp, “Şu haberde ne anlatmaya çalıştınız?” diye sormadı. Çünkü buna mahal verecek bir iş yapmadık. Biz genelde kurum ilkesi olarak emniyet, jandarma ve Valilik’ten gelen basın metinlerinin dışında, gelişen asayiş olaylarına pek fazla yer ayırmıyoruz. İlgili kurumların servis ettikleri basın duyurusu veya haber içerikli metinlere de bütünlüğüne dokunmadan servis ediyoruz. Onu da basın etiğine ve ahlaki kurallara riayet ederek yapıyoruz. Asayiş ve kolluk kuvvetlerinin tescillemediği hiçbir olayı iddiaymış gibi servis etmiyoruz.
Dolayısı ile ilçemizi ilgilendiren şaibeli sosyal medya paylaşımlarının şahsıma ve kurumumuza mal edilmeye çalışıldığı durumlar bağlamında tekraren vurgulamak istiyorum. Ne şahsımın ne de kurumumuzun, ilçeye hizmet veren hiçbir sosyal medya haber sayfası ile bağı yoktur. Sakarya Kuzey Gazetesi kurumsal kimliği üzerinden çalışır. Tüm haber ve paylaşımlar “Sakarya Kuzey” adı ile hizmet veren sosyal medya sayfaları üzerinden ve künyesi açık kayak olarak paylaşılan resmi internet sitemiz üzerinden yapılır. Bunların dışındaki hiçbir sayfa ile bağımız yoktur. Hele ki şüpheye mahal veren, konuyu net anlatmayan hiçbir haber tarafımızdan kaleme alınmamıştır.
Son olarak mesleğin bize getirdiği ağır bir yükümlülük var. Bu gerçekten büyük bir sorumluluktur. Yazdığınız haber metinlerinde, konu kimi zaman bir şahıs olur, kimi zaman bir kurum hedefte olur, kimi zaman da sosyal mesaj içeren haber yazmak durumunda kalırsınız. Biz, konu her ne olursa olsun, bir iddiayı ortaya atıyorsak, o iddianın muhatabını da açıktan gösteriyor, muhatabın verdiği cevabı da aynı şekilde servis ediyoruz. Olayın nedeni, yeri, zamanı ve faili ile ilgili her detayı, usulüne uygun şekilde veriyoruz. Basın ilkelerine ve ahlaki etiğe uygun hareket ediyoruz. Bu mesleğe gönül veren ve sosyal medyada bu işi sahiplenmeye çalışan arkadaşlara küçük bir tavsiyede bulunmak hem de uyarmak istiyorum. Bu işin etiğine, usulüne, kuram ve kuralına uymayan her adım, gazeteci kimliği ile sokağa çıkan ve işini hakkını vererek yapan her meslektaşımızın itibarına darbe vuruyor. Herkesi zan altında bırakıyorsunuz. Böyle giderse işimiz de hayli zor görünüyor. Bu tür asayiş haberlerini ya gerektiği gibi yapın ya da hiç yapmayın… Sağlıkla kalın…






