Melikoğulları- Hocazadeler

Melik Arapça bir kelime olup, Özbekistan’da Han- Sultan anlamlarında kullanılmaktadır.
Ve sadece Özbekistan’a has bir terimdir. Bundan dolayı Melikoğlu ailesinin dedeleri Özbekistan Hanlarından biridir. İlk Milletvekillerinden Zeki Kumru’nun ve Prof. Dr. Abdullah Özbek’in Osmanlı Belgelerine göre yaptığı araştırmalarda Melikoğlu Sülalesi Özbekistan’ın Taşkent’inin Taşhan Kazasından 1510- 1550 yılları arasında Melikoğlu Abdullah Efendi’nin oğlu Mehmet Efendi tüm ailesiyle Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’nin Çal Köyüne gelmiş. Yaklaşık 10 yıl orada kalan aile 1550 yılında Yavuz Sultan Selim’in Anadoşu’yu Sünnileştirme Politikası
çerçevesinde Padişah’ın isteğiyle 4 kardeşin birini orada bırakıp (Eski Ağrı Milletvekillerinden Vahap Melikoğlu’nun ailesi) kardeşlerden biri Giresun’a Görele İnanca köyüne, Eynesil Çorapçılar Köyüne Melikoğlu, Özdemir, Sarımelik soyadlarıyla yerleşmiştir.
Ordu Perşembe’de(Saray Köyünde Alyurt, Uygur, Melikoğlu soyadlarıyla) Ordu Gölköy(Melikoğlu) Fatsa Ilıca’da (Melikoğlu), Abdullah efendi oğlu Mehmet Efendi ise Kumru Fizme’ye (Karapınar Mahallesi Bilgü, Çaya, Çeke, Doğu, Arş, Kısık, Ağır, Saygı, Erdal, Akkaya, Deniz, Özbek, Er, Apa soyadlarıyla), Fizme’den Kumru Merkez’e göçen Hocazade lakaplı aile (Kumru- Kumral, Evin, Başar, Beyazıt, Erkumru, Tap, Aydın, Hasankadıoğlu- İzmit’te Hasankadıoğlu’nun oğulları olduğu bilinmektedir. Fizme’de Halil Efendioğulları diyorlar. Halil Efendi’nin Malatya’ya gidip yerleşen müderris bir oğlu da vardır. Ayrıca Dirgi soyadıyla Duma Köyüne Karapınar’dan gelip yerleşen Kısıkgiller de vardır. Gülsümoğlu Halil Efendioğlu Ahmet, küçük yaşta iki kardeşiyle yetim kalınca, annesi Gülsüm Hatun bilinmeyen bir sebepten
dolayı Duman Köyüne gelip yerleşmiş, bundan dolayı Gülsümoğlu lakabıyla anılmaya başlamıştır.
Soyadları Aslan, Abak,Heyik, Türkoğlu, Dopruca’dır. 1749 doğumlu Gülsümoğlu Ahmet 1838 yılında ölmüş. Gülsüümoğlu Ahmet’in 1804 yılında doğan oğlu Ali 1838 yılında ölmüş.
Melikoğlu Sülalesi, ailenin büyük çoğunluğu üst düzey eğitimli insanlar olup, ilk Melikoğlu fertleri dahil Din Adamı, Müderris ve ülkenin çeşitli kademelerinde, yöneticilik yapmış çok sayıda insan bulunmaktadır. Gittikleri yerlerde belde yoksa belde,, beldeleri ilçe yapmışlar, Belediye başkanlığı, Kadılık, müderrislik ve çok sayıda Milletvekilliği yapmış kişiler bulunmaktadır.
Örneğin Ağrı Doğubeyazıt’ta , Milletvekili Vahap Melikoğlu Atatürk’ün ilk milletvekillerinden Kumrulu Melikoğullarından Hocazade Halil Sıtkı Bey, aynı sülaleden Zeki Kumru. Vb. Osmanlı’da Kadılık yapanlar da mevcuttur. Türkiye’nin başta istanbul olmak üzere çoğu ilinde İşadamı, Subay, Emniyet Mensubu, Pilot, Mühendis, Noter, Doktor,
Hakim, Savcı, Avukat, Gazeteci, Eczacı, Öğretim Üyeleri, Din adamları, çeşitli kurum ve kuruluşlarda üst düzey yöneticiler, Fabrikatörler, Öğretmen ve Kaymakamlık görevi yapan insanların sayızı oldukça fazladır.
Derleyen Nazım Aslan. Türk Dili Ve Edebiyat Öğretmeni Türk Filoloğu. Şair ve Yazar.
Bu çalışmayı bize ulaştıran Emekli Ziraat Bankası Müdürü Sayın Mehmet Melikoğlu Üstadıma sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum.
KARAPELİT ÖZLEMİ
Sende doğdum, büyüdüm belli bir yaşa kadar
Sana olan hasretim bilseydim ki bitecek
Senin için yürürdüm, Antep- Maraş’a kadar
Vuslat bir süre daha gözlerimde tütecek.
Neden mi?; Yollar ırak, şartlar müsait değil
Yıldızlara haykırdım; beni göklerine al
Bir melek misaliyim, eğil bulutlar eğil
Çıptıkça kanadımı beni oralara sal.
Hakk’a bazı geceler yalvardım uzun- uzun
Bir ses içimden bana; Gn gelir o da olur
Der gibi geldi bana “Orada yurdumuzun
Elbet ki göreceksin bekle biraz ne olur”
Hamdolsun bu da oldu, şimdi kavuştum sana
Ne de çok özlemiştim, Evci’yi, Petekler’i
O çocuksu ruhumla, ağladım yana- yana
Çiçeklendi gönlümün, dağların etekleri.
Mehmet Melikoğlu (Kakaliçoğlu)
29/10/ 1959






