Köpük de neyin nesi

Geçtiğimiz hafta gazetemizin manşetinde Karasu’nun yeni bir gemi faciası ile karşı karşıya olduğunu ifade etmiş ve 2017 yılında yaşanan Yiğithan adlı gemiyi hatırlatmıştık.
Bu haftanın başında ise denizde bir köpüklenme olduğu gözlendi. Vatandaşların ihbarı üzerine yapılan incelemede köpüklenmenin Ninova isimli gemi kaynaklı olmadığı ifade edildi. Ama neden kaynaklandığı konusunda bilgi edinilemedi. Bir şeyin neden kaynaklanmadığı biliniyorsa neden kaynaklandığı hakkında da bilgi verilmesi gerekir ama neyse…
Yan yatan gemide 2300 ton civarında kimyasal gübre olduğu ifade ediliyor. Geçtiğimiz hafta konu Karasu Belediyesi gündemine geldi. Başkan İshak Sarı, bu konuda belediyenin yetkisi olmadığını, belediyenin yetkisinin kıyıda sona erdiğini söyledi.
Tamam da yetkili kim? Karasu hakkına Karasuluların söz söyleyemediği veya müdahale edemediği ne var?
Öncelikle gemi hakkında şeffaf bilgi akışı sağlanmalı. Vatandaşların içi rahat etmeli. Eğer bir tehlike varsa da buna önlem alınmalı.
Mesela geminin yan yattığı anda denizden su numunesi alındı mı? Alındıysa günlük olarak numune alınmaya devam ediyor mu? Ediyorsa bir değişim var mı?
Tüm bunların ötesinde gemideki ürünün kimyasal etkisi nedir?
Duyumlar şeklinde elde ettiğimiz bilgilere göre geminin şimdilik batma riski yok. Su almadığı için kimyasal sızıntı ihtimali ancak üstten su girmesi ile olabilir. O da düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Geminin kısa sürede kaldırılması mümkün görülmüyor. Gemiden mazot, yağ ve pas gibi kirliliklerin sızmaması için önlem alınıp alınmadığı ile ilgili bilgimiz yok.
Vatandaşın geminin civarında denize girmesinde bir sakınca olup olmadığı ile ilgili bilgimiz yok. Kıyıya oldukça yakın olan gemiye vatandaşlar yüzerek ulaşabilir. Bu da suç teşkil edebilir. Bu durumla ilgili uyarıda bulunulduğunu duymadık.
Ama bir şeyi biliyoruz, köpük gemiden kaynaklı değil. Peki neyden kaynaklı? Bu zamana kadar olmayan, denizin başka yerinde değil de geminin önünde olan köpüğü Allah’ın hikmeti olarak mı değerlendireceğiz?
Emre kazanmaya alıştı
Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde seçim heyecanı yaşandı. Cumartesi günü gerçekleşen seçim pek çok özelliği ile dikkat çekti. Listelere 38 kişi yazılması geren seçimde 61 oda başkanı bulunuyordu. Şimdiye kadar başkan olmayan kimse listede yer bulamıyordu. Zaten seçim de tek liste ile yapılıyor, yarış listeye girebilmek için yapılıyordu.
Yani “Şampiyon belli merakımız ikinciye” deniyordu.
Bu defa birden fazla liste çıkınca işler karıştı. Üstelik iki değil üç liste yarıştı. Karasu’dan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Cihan Emre Muzaffer Kabacan ile Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Kerim Uyar ise Ali Bektaş ile birlikte hareket etti.
İki isim de destekledikleri başkan adayının yanında dimdik durdu. Bu manada Karasu, sözünün eri bir portre çizdi. Bunu önemsiyorum.
Listelerin yedek kısımları başkan ismi olmadan dolduruldu, beklendiği gibi. Bu konuda da Cihan Emre’nin ağırlığı hissedildi. Karasu’dan iki isim birden listede yer almış oldu. Metin Ülker ve Umut Sarıoğlu SESOB’da yedekten de olsa görev almış oldu.
Cihan Emre, Kabacan’ın seçim kampanyasını asıl yürüten isim oldu. Sosyal medya ve ikili ilişkiler ile Kabacan’ın elini çok rahatlattı ve beklendiği gibi de listede yer aldı. Emre’nin bundan sonraki süreçte başkan yardımcısı olması sürpriz olmaz.
SATSO seçimleri
Seçim maratonu başladı. Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçiminin geride kalmasının ardından Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine çevrildi gözler.
SATSO seçimleri her dönem şehrin en çok konuşulan seçimleri oluyor. Önce komite seçimleri yapılıyor. Komite üyeleri arasında meclis üyeler de seçiliyor. Sonra mecliste başkanlık seçimi gerçekleşiyor. Her başkan adayı, muhtemel rakiplerinin komitelerinde kendine yakın isimleri aday çıkartıyor ve rakibini kendi komitesinde yenmeye çalışıyor. Daha sonra seçimi kolayca almak istiyor.
Elbette bu seçimlere pek çok şey etki ediyor. Geçen seçimde ciddi rekabet yaşanmış ve sonucunda zor da olsa bir başkanlık seçimi geçirilmişti. Bu dönem de komite seçimleri için çalışmalar başladı.
Geçen dönem SATSO Başkanlığı için adı geçen Murat Ekşi’nin bu dönem de bir çalışması olmasına kesin gözü ile bakılıyor. Ekşi’nin kendi komitesinden rakibi de yine Karasu’dan Cengiz Yavuzyiğit’in içinde olduğu liste olacak gibi.
Seçim heyecanı bu manada Karasu’da yaşanacak gibi. Henüz yolun başındayız. “Siyasette ve özellikle seçimde 24 saat çok uzun bir zamandır” derler.
Yola böyle çıkıldı. Bakalım varış nasıl olacak. İzleyip göreceğiz.
Umut hep var
Ekonomik kriz kendini derinden hissettiriyor. Pek çok kişi ödemelerini aksatıyor. Faturalara dahi yetişmekte zorlanan esnaflar mevcut. Ancak gene de yeni açılan işyerlerini görünce umudun var olduğunu görüyoruz.
Vatandaşlar yaşanan tüm ekonomik güçlüklere rağmen yatırım yapmaya, işyeri açmaya, bir şeyler üretmeye devam ediyor. Bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.
HECATİ: Başkalarının ne dediği, benim onlara “başkaları” dediğim sürece bir anlam taşımıyor…






