Dandanakan’ın 1000. Yıldönümü

 

Tarihe merakı olanlar bilir olmayanlar da öğrenebilir. Dandanakan Savaşı Türk Tarihi’nde çok önemli bir yere sahiptir. 1040 yılında yapılan savaş zaferle sonuçlanmış, Çağrı ve Tuğrul Beyler tarafından bir süre önce başlatılan Selçuk Devleti kurma çalışması bu savaş neticesinde resmileşmiş ve Gazneliler yerine Büyük Selçuklular kurulmuştur.

Zafer Türk Tarihi açısından öyle önemlidir ki 2040 yılında bu zaferin 1000. Yıl dönümü kutlanacaktır.

2040 yılının bir başka önemi daha olacaktır. Onu da Karasu Belediye Meclisi’nde Başkan İshak Sarı açıkladı. Karasu Belediyesi’nin İller Bankası ile yaptığı anlaşmaya göre 46 milyonluk kredinin vadesi o zaman doluyor. Bu süre içinde yargı işleyişi de devam edecek. Ümidimiz bu borç yükünün Karasu’nun üstünden alınması. Aksi halde borç vadesi birkaç kez daha yapılandırılıp Malazgirt Zaferi’nin 1000. Yıldönümü olan 2071’e kadar uzayabilir.

 

Yeni proje sevinci

Karasu Belediye Meclisi’nde lunaparkın yerine yapılacak yeni proje tanıtıldı. Tam şekillenmediği için projenin maliyeti belli değil. Ama kendi kendini amorti edecek ve orta vadede Karasu Belediyesi bütçesine katkı sağlayacak bir proje gibi duruyor.

Sosyete pazarının bulunduğu alanı da kapsayacak şekilde genişçe bir bina ve otopark yapılıyor, yapılan bu bina Sahil Park’a bağlanıyor.

Bu geniş alanın altına dükkanlar yapılıyor, yapılan dükkanlar peşin kiralanıyor ve beş yıllık kira bedeli isteniyor. Ardından inşaat bitiyor ve görkemli bir yapı Karasu’ya kazandırılıyor.

Yapının içinde alışveriş ve kafeterya gibi mekanların yanı sıra yaşam alanları da var.

Yeşil alan eksikliği söz konusu ama onu da bir şekilde telafi edeceklerini ve bu eksikliği de gidereceklerini ümit ediyoruz. Bizde hiçbir şey yapıldığı şekilde kalmıyor. Biliyorsunuz.

Kent Park olarak yapılan şehrin ortasındaki alan ilk yapıldığında ferah bir alan olacaktı. Şehrin nefes alma noktası olması planlanan alana önce Kar-Gem’in bir dükkanı iliştirildi. Taksi durakları yerleştirildi. Ardından ayakkabı boyacıları için bir yer yapıldı. Sonra engelli araçlarının araçlarını şarj edebilmeleri için yerler konuldu. Önüne geri dönüşüm kutuları yerleştirildi. Kafeterya yetersiz geldiği için orası da büyütüldü. Kenarı trafiğe açıldı falan…

Yeni inşa edilecek olan yerin de kısa sürede bu şekle dönüşeceğini beklemek mümkündür.

Yine de yapıda bir şey aklımıza takıldı. Yapının içinde amfitiyatro var. Yapının bağlandığı Sahil Park’ta da bir tane amfitiyatro var. Bu ilçenin bu kadar amfitiyatroya ihtiyacı var mı? Onu bilemedik.

Bir de işin mizahi boyutundan bakalım. Kültür işlerine bu kadar önem veriliyor da…

Yazı İşleri Müdürü neden Kültür Müdürlüğü’ne sürgün gibi gönderildi?

 

O komisyon işe yarar

Karasu Belediye Meclisi’nde “Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Komisyonu” kuruldu. Karasu birinci derece deprem bölgesinde yer alıyor. 1999 Depremi’nin üstünden 21 yıl geçti. Bölgemizde ortalama her 30 yılda bir büyük deprem meydana geliyor. Bu sürenin en iyi ihtimalle üçte ikisi geride kaldı.

Depremden önce yapılmış pek çok bina bugün varlığını sürdürüyor. Bu binalarda kalan insanlar risk altında yaşamlarını sürdürüyor.

Kriz sürecinden geçtiğimiz şu dönemde insanların binalarını terk etmesi ya da yıkıp yeniden yapması pek mümkün görünmüyor.

O durumda bu kişilerin devlet eli ile yönlendirilmeleri gerekiyor. Bu komisyonun kurulmasını, devlet desteği ile kentsel dönüşüm hamlesi başlatılması da yöntemler arasına alınmak şartı ile vatandaşın hayatının kurtarılması adına atılmış önemli bir adım olarak görüyorum.

Bu komisyon gerekli incelemeleri yapar, tavsiye kararlarının ötesinde yasal zorlamaya da giderse Karasu hem daha estetik bir görümüne kavuşur hem de olası bir depremde yaşanacak can kayıplarının önüne geçilir.

Umarız bu komisyon sağlıklı çalışır ve Karasu’ya hayati önemde katkılar sağlar.

 

Aşıya bakışımız

Sosyal medyada sıklıkla kovid-19 salgını ile ilgili paylaşımlar düşüyor. Kimi hasta olduğunu paylaşıyor ve sevenlerini ikaz ediyor kimi de hastalıkla mücadelede izlenen yöntemlerden şikayet ediyor.

Sosyal medyada hastalığın ortaya çıktığı günden bu yana bir bilgi kirliliği var. Hani kaba tabirle “ağzı olan konuşuyor.”

Aslında kimse sesini çıkarmadan devlet tarafından alınan tedbirlere en başından bu yana riayet etse sıkıntı çoktan ortadan kalkacaktı ama…

“Bana bir şey olmaz” diyenlerden dolayı biraz da bu haldeyiz.

Gelinen noktada hastalığın aşı çalışmaları neticelenme aşamasına ulaştı. Sağlık Bakanlığı önümüzdeki haftadan itibaren aşı uygulamasına başlanacağını duyurdu.

Bu defa da bu güruh yeniden sazı eline alıp, “aşı paralı mı olacak” “Aşı Çin’den mi gelecek” tarzında konuşmaya başladı.

Adını sanını duymadığımız doktor isimleri verilerek hastalığa karşı alınan önlemler sekteye uğratılıyor.

Devletteki karar vericilere itimat etmek ve “vasat ümmet” olmak bu noktada en sağlıklısı gibi duruyor.

Herkes tedbirli olsa ve alınan tedbirlere itimat etse işler çok daha kolay olacak gibi…

 

Fen lisesi seferberliği

Karasu’nun nitelikli bir okula sahip olması gerektiği konusunda herkesin hemfikir olduğunu düşünüyoruz. Nitelikli okuldan kasıt, sınavla öğrenci alan fen ve sosyal bilimler liseleri.

Ortaokula kadar gelen Karasulu başarılı öğrenciler sınava giriyor ve başka ilçelerde bulunan nitelikli okullara girmek için gayret ediyor. Sınavda başarılı olan öğrenciler başka ilçelere gidiyor. Bu şekilde hem öğrenci ve veliler yıpranıyor hem de Karasu’nun eğitimdeki başarısı düşük görünüyor.

Eğer Karasu’ya nitelikli bir okul kazandırılırsa ilçeden üniversiteyi kazanan öğrenci sayısı da artış gösterecek, öğrenci ve veliler de daha az yorulacak.

Dahası ilçedeki nitelikli okullara başka ilçelerden öğrenciler de geleceği için ilçede bir eğitim turizmi olmuş olacak.

Karasu’nun fen lisesi için ayrılmış alanları mevcut. Bu alanların değerlendirilmesi için de devlet vatandaş işbirliği öngörülüyor.

Yani fen lisesinin yarı parası Karasulular tarafından ödenirse ilçe nitelikli bir okul kazanmış olacak.

Bu meblağ da yaklaşık olarak 14 milyon lira. Bu kabaca bir bedel. Muhtemelen okul 10 milyon liraya ihale edilecek. Bu 10 milyonun 5’i devlet tarafından karşılanacak. Eğer geriye kalan 5 milyon lira Karasulular tarafından taahhüt edilirse ilçe fen lisesine kavuşacak.

Bu noktada Karasu Kaymakamı Ahmet Naci Helvacı görüşmelere başladı. Bazı işadamlarının projeye gönüllü destek verdiğini biliyoruz. Ancak herkesin küçük katkılar sağlaması durumunda da bu işin kolaylıkla halledilebileceğini ümit edenler arasındayız.

 

Matematiğin bittiği yerdeyiz

Geride kalan ya fındık fiyatında ciddi bir dalgalanma olmadı. Fındık fiyatı bir ileri iki geri gitti geldi.

Fındığın neredeyse tamamı ihraç ediliyor.

İhracat da dövizle yapılıyor. Geride kalan ay içinde döviz fiyatları neredeyse 1,5 lira kadar oynaklık gösterdi.

Fındık fiyatı 22.5 lira olarak açıklandığında avro 7.81 liraydı. Yani bir kilo fındık ortalama 2,88 avrodan fiyatlanmıştı. Avro bir ara 10 lirayı geçti. Avro fiyatının 1 lira artması durumunda fındık fiyatı 2.88 lira yükselmeliydi. Ancak bu şekilde olmadı.

Kimse bu durumun üstünde de durmadı. Şu anda bile avro 9,49 civarında. Ama fındık hem serbest piyasada hem de TMO’da yerinde sayıyor.

Matematiğin bittiği yerde fındık fiyatı başlıyor.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.