Münir Ali Kara, “Karasulular karar vermeli”

Karasulular karar vermeli
Şu sıra herkes seçim derdinde. Yerel seçim olması dolayısıyla kimi aza, kimi muhtar, kimi belediye meclis üye adayı veya bu dediklerimden birinin akrabası. Dolayısıyla herkes birbirinden oy ister durumda.
Ancak seçimden başka bir hayat olduğunu da unutmamak gerek.
Karasu Devlet Hastanesi’nde başhekim değişikliği olacak seçimden sonra. Karasuluların başhekiminin kim olacağı konusunda Karasuluların da söz sahibi olması gerektiğini düşünüyorum.
Geçtiğimi hafta içinde Karasu Devlet Hastanesi Koruma ve Yaşatma Derneği’nin yöneticileri ile iftar yaptık. Karasu Devlet Hastanesi’nin nasıl modern bir yapıya kavuşturulduğu konuştuk. Ardından da hekim kadrosundaki eksiklikleri. “Ben ne insanlar gördüm üstünde yok elbisesi ben ne elbiseler gördüm içinde insan yok” misali…
Karasu’ya başhekim olarak atanacak olan ismin Melih Erol olması gerektiği görüşümü dile getirdim. Bunu bir kez daha yüksek sesle ifade etmek istiyorum.
Karasu’nun çocuğu, bu topraklarda mesleğini yapmak istiyor. Üstelik de Karasu’ya faydası olacak bir alanın uzmanı durumunda. İlçeye ilçenin öz evladı olarak sağlayacağı katma değeri önemsemek lazım.
Kendini Karasu’nun üstünde gören bazılarının dediği gibi “Karasu Karasululara bırakılmayacak kadar değerli bir yer” olmasın artık.
Karasu, Karasulularla değerli…
Ve Karasu’nun kaderine yalnızca Karasulular karar vermeli.
Sahada neler oluyor
Karasu önemli bir seçim sürecine giriyor. İddia ediyorum ki son yıllarda yaşanan en hararetli seçim süreci işleniyor. “Bizim amcaoğlu yıllardır şu partiye oy veriyordu şimdi bu parti diyor da başka bir şey demiyor” diyenlerin konuşmalarını değil saha çalışmalarını ve bizzat yaptırdığımız araştırmaları baz alarak söylüyorum bunları.
2009 Yerel Seçimlerinden bu yana Karasu’daki tüm seçimleri gazeteci sıfatı ile takip ediyorum. 2009 Yerel Seçimlerindeki tablodan bile daya flu bir tablo olduğunu söyleyebilirim.
Benim gördüğüm kadarıyla seçmen sanıldığı gibi bilinçsiz değil. Aksine sayım memurlarını zora sokacak oy pusulaları da çıkacak. Bir seçmen A partisinin belediye başkanına, B partisinin belediye meclisine ve C partisinin büyükşehir belediye başkan adayına oy verebilir.
Çünkü bazı seçmenler yerel seçimlerde partileri baz alacağını söylerken pek çok isim de adayları öncelediğini söylüyor. Yerel seçim ile genel seçimin farklı değerlendirilmesi gerektiği görüşünde olanların sayısı az değil.
Bu durumda aday olanların karakter yapıları da önem kazanıyor. İkili ilişkileri, icraatları, yaptıkları yapmadıkları gündeme geliyor.
Ancak sahada bizim okumamıza göre hiçbir aday rahat değil. Bir kez daha söyleyeyim ki 2009 Yerel Seçimlerindekinden bile daha sürpriz sonuçlar alınabilir.
Afiş yırtınca ne oluyor
Yerel seçim çalışmaları kapsamında adaylar kendilerini göstermeye çalışıyor. Muhtar adayları çoğunca kendileri afişlerini asarken partili adayların çalışmalarını gençlik kolları veya parti görevlileri asıyor.
Bu işin içinden gelen biri olarak söylüyorum afiş asma işi gerçekten çok meşakkatli ve saygı duyulası bir iştir. Genel olarak kimsenin sokakta olmadığı sabah saatlerine veya gecenin geç saatlerinde sahada olmanız gerekir. Afişinizi asar ve o bölgeden ayrılırsınız.
Daha fazla afiş asan seçimi kazanmaz mutlaka ama görünürlüğü artar ve sahada çalıştığına ilişkin görüntü netlik kazanır. Yoksa ne afişler ne seçim araçlarının müzikleri ne de araba arkasına yapıştırılan reklamlar seçmen görüşünü değiştirmez. Ama sahadaki varlığı gösterir.
Şimdi gelelim afişleri yırtan arkadaşlara. Bu afişleri yırtanlar aslında afiş asanlar. Çoğunca sevmediği ya da benimsemediği adayın resmini görmeye tahammülü olmayanlar.
Her aday seçimi kazandıktan sonra herkese eşit hizmet edeceğini, her görüşe saygılı olacağını falan iddia ediyor. Peki soru şu, başka adayı görmeye tahammülü olmayan adamın başka görüşe ne kadar tahammülü olur?
Anketi manipüle etmek nedir
Seçim sürecinin başında internet sitemiz için bir anket sistemi satın aldık. Bu sisteme göre aynı IP’ten internet alan cihazlardan yalnızca birinden oy kullanılabiliyor. Güvenlik üst düzey falan.
Ama yine de farklı memleketlerden oy kullanılmasının önüne geçemezsiniz. Bu nedenle sahaya anketörler çıkarıp yüz yüze anket yapmaya karar verdik. Karasu’yu bilmeyen bu arkadaşların anketlerinin daha sağlıklı sonuç vereceğini ümit ettik.
Beni telefon anketi için aradıklarında bile “Benim siyasi kimliğim var” diyerek yanıt veriyorum ve “Dilerseniz yanıt vereyim ama bu bilgiler yanlı olur” ifadesini kullanıyorum.
Bizim yaptığımız anket çalışmasına partili kimliği olan bazı kişiler yönlendirme yaparak müdahil olmuş. Partililer anketörleri işaret ederek kendi görüşünde olanları yönlendirmiş.
Bunu fark edince anket çalışmasına ara verdik de…
Merak ediyorum, siz anketörün yazdığı kağıtta fazla oy alınca elinize ne geçecek?
Gerçek sonuçlardan korkmayan kimsenin bu şekilde bir girişimde bulunmayacağını düşünüyorum.







