19 Mayıs anısına

Bir İngiliz Casusun İtirafları isimli kitapta yazar Hempher İngiliz müstemlekeler sefaretinde yapılan toplantıda sefirin ‘Bizler geniş coğrafyaları ve bu coğrafya üzerinde yaşayan çok sayıda milleti idare eden nüfusu az bir milletiz, gittiğiniz coğrafyalarda olabildiğince insanlar arasında nifak çıkarın, onları ayrıştırın ve birbirine düşürün.’ dediğinden bahseder. Bu toplantılarda sefirden gerekli talimatları ve görevlendirmeleri alan ajanların özellikle Osmanlı coğrafyasına yayıldığını ve orada insanları özellikle dinleri mezhepleri üzerinden ayrıştırıp birbirlerine nasıl düşürüp çatıştırdıklarını anlatır.
Osmanlı’nın küllerinden genç Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da İngiliz amiral casus Sir Hugh şöyle der: ‘Mustafa Kemal genç ve acemi devlet kurdu bakalım bunu nasıl ayakta tutacak biz hemen Anadolu’daki tarikatlarımızı harekete geçireceğiz. Cumhuriyetin bolşevizme eş değer olduğunu bolşevizmin de dinsizlik olduğunu halka yayacağız.’ demiştir.
Osmanlı devleti Almanya’nın safında 1. Dünya Savaşı’na sokuldu. 1915’te Çanakkale’de ve diğer pek çok cephede destansı zaferler kazansa da savaşa birlikte girdiği Almanya’nın önderliğindeki cephe yenik düştü. Almanya 28 Haziran 1919’da Versay antlaşmasıyla teslim oldu. Osmanlı’da 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ve ardından yapılan 10 Ağustos 1920’de Sevr anlaşmasıyla teslim bayrağını çekti.
Sevr anlaşmasıyla Osmanlı hanedanı bırakın Balkanları, Kuzey Afrika’yı, Asya’yı, Anadolu toprakları üzerindeki hakimiyetinden bile vazgeçti. Örneğin Batı Anadolu Yunanlılara, Akdeniz İtalyanlara, Güney Doğu Fransızlara, Doğu Anadolu Ermenistan’a verilecek vb. Türklere ise Kocaeli’den doğuya doğru Çankırı, Yozgat o hattan Karadeniz’e çizilen hattın içerisinde dar bir bölge bırakıldı.
Birinci Dünya savaşına girerken Osmanlı ordusu zaten bitap düşmüştü daha önce yapılan 93 harbinde (1876-1877) Ruslar İstanbul’da Çatalca’ya kadar gelmişler. Doğu’da Kars ve Ardahan’ı ele geçirmişlerdi. Sonrasında yapılan Trablusgarp savaşında son Osmanlı Kuzey Afrika toprağı Trablusgarp elden çıkmış, 1. Balkan savaşında Bulgarlar Edirne’yi de ele geçirmişlerdi. Daha sonra Bulgarlarla Sırplar arasında ki çatışmadan yararlanan Osmanlı Edirne- Kırklareli bölgesini geri almayı başarmıştır.
Birinci Dünya savaşı başlarken Mustafa Kemal Yarbay rütbesinde genç bir subaydı. Birinci Dünya savaşında da Osmanlı ordusunun komuta kademesinde daha çok Almanlar hakimdi. Kullandığımız harp malzemeleri de Alman malıydı. Bugün Çanakkale şehitliğinde gördüğümüz devasa toplar vb hepsi alman malıdır.
Sevr’de teslim olan Osmanlı devletinin genç ve milliyetçi subayları Sevr’e rıza göstermediler. Özellikle Osmanlı askeri bürokrasi yani genelkurmayı Anadolu’da İstiklal ateşini yaktı. Mustafa Kemal bu ateşi ilk harlandıran kişidir. Bunun için Samsun’a çıkmış ve özgürlük ateşini orada yakmıştır. Yıkılan imparatorluğun küllerinden genç Cumhuriyet doğmuştur.
Yazıya başlarken bahsettiğimiz ilk iki paragraftaki alıntılar ışığında bugün bazı kesimlerin genç Cumhuriyet’e neden karşı olduklarını daha iyi anlıyoruz. Genç Cumhuriyet’in ayağa kalkmaması için şer güçler insanlarımızın bilgisizliğini ve cehaletini kullanarak ellerinden geleni yapıyorlar.
Bunu kısa bir hatırlatmayla izah etmeye çalışayım. Lozan’ın gizli maddelerinin olduğunu ve bunu 2023’te biteceğini dillendiren ve buna insanlarımızı inandıran bir kesim vardı. 2023’ü geriye bıraktık bu kesimde tık yok bu konuda bir eleştiri de yok. Daha dün Fetö’ye eğitim ve ahlak hareketi deyip alkışlayanın daha sonra da aynı kesime Fetö bir ihanet hareketidir deyip küfredenin aynı kesim olduğu gibi.
19 Mayıs’ta Anadolu’ya çıkıp özgürlük ateşini yakan Mustafa Kemal ve arkadaşlarını hayırla yad ediyor ruhları şad mekanları cennet olsun.






