Onlar Türkiye’dir, Türkiye yargılanamaz

 

Yetkili memurlarca, evinden alınıp ifade verilmek üzere Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma  savcılığına götürülüyordu sabahın köründe…

***

80 yaşında, yorgun ve küskün bir moral bozukluğunda, gazetecilerin sorduğu sorulara zoraki cevap veriyordu…

***

Onu, youtube de seyrederken, içim bir burkuluyor ve kinleniyordu ki… Sağcısı-Solcusu, Atatürkçüsü Laik olanı olmayanı, Alevisi Sünnisiyle çilekeş halkın, en az yarım asırdır ortak değeri olmuş, dertlerine merhem olmuştu yıllarca…

***

Evet, geçen hafta, gazetelerde gördüğüm, adliyede, ifade vermek üzere beklerken çekilen resminden sonra, kırılan kalbim ve üzüntüm Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’den bahsediyorum… Cumhurbaşkanına hakaretten, 4 yıla kadar hapsi istenen, kendilerini topluma adamış bu iki “Koca Yürekli” sanatçı, maalesef zulmü ve korkuyu öne çıkararak, iktidarda kalmayı, Türk halkına kabul ettirmeye çalışan, “AKEPE zihniyetine” karşı, korkmadıklarını ve mücadeleye, 80’li yaşlarına rağmen, dik duruşları ile sindirilmeye çalışılan halkın umudu oluyorlardı…

***

19 yıldan bu yana iktidarda olan zulüm ve korku iktidarı AKEPE ile toplum, espri ve hoşgörü yetisini kaybetmiş, devamlı bağırır şekilde konuşan ve biat etmeyi emreden liderlerden bıkmış, usanmıştı artık…

***

AKEPE zihniyeti öncesi Türkiye’sinde, gazetelerin birinci sayfalarında Başbakan ya da muhalefet liderlerinin karikatürleri ile rahmetli Bedri Koraman ile toplum bugünkü gibi kutuplaştırılmıyor, hoşgörü kültürü gelişiyor toplum deşarj oluyordu adeta…

Bir Levent Kırca “Olacak O Kadar” programı ile haftalık olayları, mizah yoluyla eleştirirken, bütün kesimlerce hoşgörüyle karşılanıyor, televizyonlar böyle programlar kendi kanallarında yayınlamak için yarışıyorlardı adeta…

Tiyatrosunun tamiratı için para arayan Levent Kırca’ya, kendisini yere batarcasına eleştiren, rahmetli Süleyman Demirel’in “Gel, ben sana yardımcı olurum” teklifine karşılık “Ama o zaman ben sizi eleştiremem” diyerek reddeden Levent Kırca’yı, “Türkiye’nin gerçeklerini yansıtıyor, ülke gündemine katkı sağlıyor” diyerek “Devlet Sanatçısı” unvanı ile ödüllendiriliyordu…

Nobel Edebiyat Ödülünü kazanarak, dünya çapında bir düşünür olma zenginliğini ülkesine kazandıran Jean Paul Sartre’ye, Fransa’nın Cezayir’i işgal etmesine muhalefet ederek karşı durması sebebiyle Devlet Başkanı De Gaulle‘e bu bilge insanın yargılanması için baskı yapıldığında De Gaulle; “Kendinize gelin beyler… Sartre Fransa’dır. Fransa’yı yargılamak kimin haddine” diyerek reddeder…

Ben de son söz olarak; “Bunlar sanatçı müsveddesi, yargıya hesabını versinler. Bunun bedelini ödeyecekler. Şimdi gitsinler yargıda bedelini ödesin” diyen AKEPE zihniyetlerine mizah yoluyla muhalefet eden;

“Metin Akpınar ve Müjdat Gezen Türkiye’dir… Türkiye’yi yargılamak kimin haddine” diyorum… Ya, siz ne dersiniz?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.