Doğu patlayacak

 

Her ne kadar beklediğimiz düzeyde olmasa da özellikle son on, on beş yıllık süreçte Sakarya’nın kuzey kesiminde ciddi anlamda bir büyüme yaşandığı su götürmez bir gerçek. Gün geçtikçe büyüyen liman projesi, demiryolu projesi, küçük de olsa organize sanayi bölgesi projesi, Karadeniz Sahil Yolu Projesi gibi büyük ve devam eden projeler de kuzey kesiminde gelecekte yaşanması muhtemel daha hızlı bir büyümenin alt yapısını oluşturuyor. Bunun ayak seslerini zaten birkaç yıldan bu yana duyuyoruz.

1995 – 2000 yılları arasında turizm yatırımları ile ön plana çıkıp, büyümesini 2004 – 2005 yıllarından sonra da hafif ve orta ağır sanayileşme ile hızlandıran, bu yıllar arasında da yerleşik nüfusunu yaklaşık dörde katlayan Karasu, kuzeydeki büyümenin merkez noktası oldu. Az önce bahsettiğim projeler de bu büyümeyi artan bir ivme ile hızlandıracağının sinyallerini veriyor. Yine geçtiğimiz 2019 yılı Ocak ayında temeli atılan ve inşası devem eden BMC teknoloji üssü Karasu’dan batıya doğru büyümenin öncüsü konumunda. Karasu’dan doğuya yani Kocaali istikametine olan büyüme ise ağır ilerlemesine rağmen yeni yeni başlıyor. Hatta asıl sıçramanın gerçekleşeceği zemine yeni yeni yaklaşıyoruz. Ben şahsen önümüzdeki kısa vade diyebileceğimiz birkaç yıllık süreçte bunun gerçekleşeceği kanaatindeyim.

Öncelikle şunu kabul etmek lazım. Coğrafyası ve konumu nereye ait olursa olsun bir yerleşim yerinin gelişebilmesi için eline geçen imkan ve fırsatları iyi değerlendirmesi ve altyapısını da buna göre dizayn etmesi lazım. Karasu yaşanması muhtemel bu büyümeyi çok daha öncelerden görüp, liman başta olmak üzere diğer projelerin de etkisi ile altyapısını da mümkün olduğu kadar hazır hale getirebilmeyi başardığı için kuzeydeki büyümenin merkezi haline geldi. Kocaali ise son dokuz on yıldır başladığı o seferberliği halen sürdürüyor. Bunu daha net görebilmek için biraz eskilere gitmek lazım. Su, kanalizasyon, elektrik, telefon, internet gibi şebekelerin güçlendirilerek, görsel kirliliği de ortadan kaldıracak şekilde yer altına alınması, doğalgazın ilçe merkezinin neredeyse tamamını kapsayacak şekilde kullanıma sunulmuş olması, arıtma tesisinin yapılması, Çamdağı’nda devam eden içme suyu projesi gibi projeler hem ilçedeki yaşam standartlarının iyileşmesi anlamında hem de yatırımcının cezbedilmesi anlamında bizim ölçeğimizdeki ilçelere göre ciddi işler. Eksiklerimiz olsa da büyük oranda tamamladık diyebiliriz. Yine az önce bahsettiğimiz Karadeniz Sahil Yolu Projesi, Kocaali’nin geleceği açısından büyük önem arz ediyor. Kaldı ki son iki yıldır ilçenin en büyük en tartışmalı konusu haline gelen organize sanayi bölgesi projesi de elde ettiğimiz kazanımların bir sonucu. Yatırımcılara daha kolay daha masrafsız, ulaşım imkanları daha geniş olan alan ve zemin hazırlarsanız doğal olarak bir ilgi alaka görürsünüz. Kocaali’de bunu görmeye başladı.

Yine Kocaali’nin gelişimi açısından önemli olan bir proje ise hiç şüphesiz Caferiye’de bulunan TOKİ projesi. Yaklaşık 450 konutluk birinci etap bitti. Her Yıl 100 Bin sosyal Konut Projesi kapsamında 400 konutluk bir çalışma de devam ediyor. Ticaret ve kamu alanları ile birlikte bin konut diyebiliriz. Bu arada şu an mevcut olan 70 Bin metrekarelik bir inşaat alanımız var. Bunun 35 Bin metrekaresi 100 Bin Konut Projesi için kullanılacak. Sonrasında ise elimizde yine TOKİ’nin ikinci etap projesi için 35 Bin metrekarelik bir alan daha kalacak. Onun da yine diğerleri gibi olacağını düşünürsek, TOKİ yaklaşık 1500 konutluk bir yer haline gelecek. Sadece bu kadarla kalsa iyi. Yüksekokul’un bir ayağının TOKİ’de olması da bölgeyi güçlendiriyor ve Kocaali’nin büyümedeki asıl patlamayı doğuya doğru yapacağının sinyallerini veriyor. Daha önceki yazılarımdan birinde az da olsa yer vermiştim. Önümüzdeki birkaç yıllık süreçte, merkezden Melenağzı tarafına kadar olsan kısım turizm, yatırım, eğitim ve öğrenci cumhuriyeti olacak diye. Yavaş yavaş oraya doğru gidiyoruz.

Az önce de dedik ya bir yerden gelişmişlik bekliyorsanız oranın altyapısını hazır etmelisiniz diye. İşte bahsettiğim bu süreci gerçek anlamda hızlandıracak fitil geçtiğimiz hafta ateşlendi. Kocaali’ye doğalgazın gelmesi sürecini hatırlar mısınız bilmem. Ama kısaca özetlemek istiyorum. Kocaali’ye doğalgazın önce, BOTAŞ tarafından getirilmesi gündeme gelmişti. Ancak BOTAŞ hattı Hendek’ten başlayıp Çamdağı üzerinden geçirerek Kocaali’ye verecekti. Mesafe uzun, proje maliyetli ve muhtemel abone sayısı yapılan yatırımı karşılamayacağı için vaz geçildi. Sonra AGDAŞ ile görüşmeler başladı. AGDAŞ’ta “Bir ön abonelik oluşturun, şayet sayınız yaptığımız yatırımı karşılayacak gibi ise biz size Karasu’dan 10-15 kilometrelik bir ana hatla gaz veririz” dedi. Sonrasında ne çile çektiğimizi bütün Kocaali halkı biliyor. Sayıyı tamamlamak ve AGDAŞ’ı ikna etmek için deyimi yerinde ise anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan geldi. Geldi ama sonunda başarıp AGDAŞ’tan gazı adeta söke söke aldık.

Sonrasında ise Kocaali’de arsa, arazi, konut, kira v.s. fiyatları bir anda fırladı. Nitelikli yapılaşma hız kazandı. Kısacası doğalgaz etkisini ekonomik anlamda ciddi oranda gösterdi. Ama gazın merkezde kalması yıllarca sorun oldu. TOKİ’nin de doğalgazdan faydalanması gerektiği sık sık gündeme geldi. Ama AGDAŞ potansiyel abone sayısını yetersiz gördüğü için yine TOKİ’ye hat çekmeye yanaşmadı. Ama şimdi her şey değişti. TOKİ’deki konut sayısının yaklaşık bine çıkması, ikinci etapla birlikte 1500 konuta yükselme ihtimali AGDAŞ’ın beklentilerini karşıladığı kadar, Kocaali’nin de elini büyük oranda güçlendirdi. En sonunda ikna oldular ve Kocaali’den Caferiye TOKİ’ye giden ana hattı döşemeye başladılar. Buna haber olarak gazetemizde yer verdik.

Biz bu konuyu Başkan Ahmet Acar ile zaman zaman konuştuk. Bana, AGDAŞ’ın abone durumundan dolayı ağır davrandığını ama görüşmelerin sürdüğünü her an her şeyin değişebileceğini söylemişti. İşe bu değişikliğin böyle ilginç ve mükemmel bir zamanda gerçekleşmesi Kocaali için büyük bir veli nimet.

Ahmet Başkan’ın açıklamasını okursanız gazın sadece TOKİ’ye değil, Alandere’nin doğu sınırından başlayıp önce Kadıköprü Mahallesi’ne, TOKİ’den sonra da Caferiye Mahallesi’ne de verilmesi için görüştüklerini söylüyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu civardaki diğer mahallelerin de ileriki dönemde gazdan faydalanabileceği anlamına geliyor. Aynı zamanda ilçenin neredeyse son sınırına kadar gaz gidebileceği bir anda birkaç bin konutun gaza kavuşabileceği anlamına geliyor ki bu bence artık ihtimal olmaktan çıktı. TOKİ’ye kadar gaz vermeyi kabul eden AGDAŞ hem Kadıköprü’ye hem de Caferiye’ye gaz vermeyi kabul edecektir. Öte yandan o güzergah üzerinde Sahil Yolu’nun deniz kesiminde yaklaşık 50’ye yakın tatil sitesi, yüzlerce konut ve yazlık var. Bunların da gazdan faydalanması artık ihtimal değil. Gazın o bölgeye gitmesi hem ekonomik hem sosyal hem de yatırım anlamında her şeyi etkileyecek.

Yazı biraz uzun oldu farkındayım ama konu güzel ve heyecan verici olduğu için kısa kesemedim. Hakkınızı helal edin. Bizim gibi küçük ve orta ölçekli ilçelerde büyüme her zaman merkeze ve büyük ilçelere doğru olur ama ben yıllardan bu yana Kocaali’nin asıl büyüyeceği yerin sahil kesimi ve Melenağzı istikameti olacağını ve o bölgenin her türlü yapılaşmaya ve yatırıma uygun olduğu fikrini savunan biri oldum. Orayı patlamaya hazır bir bomba olarak gördüğümü söylemekten çekinmedim. Şimdi bahsettiğim patlamanın fitilinin bu doğalgaz hamlesi ile ateşlendiğini gönül rahatlığıyla yazıyorum. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Sağlıkla kalın…