Köşe Yazıları

Karasuspor için “o sene bu sene”

 

Aslında çok geç kalınmış bir yazı bende farkındayım. Neden bu güne kadar değinmediğimi merak edenlere hemen yazımın başında belirteyim. Konu Karasuspor olunca kim benim yerimde olsa şöyle başını iki elinin arasına alıp enine boyuna düşünmeli derim.

Sebebi ise şu değerli okuyucular, övsen bir türlü eleştirsen bir türlü. Daha doğrusu böyle küçük yerlerde ve özellikle yerel basında köşe yazısı yazmak ve doğruları yazıp eleştiride bulunmak zor. Daha da doğrusu kimseyi memnun edemesiniz ne yazarsanız yazın. Birileri küser birileri alınır…

Ama ömrünün 48 yılını spora harcamış ve uzun yıllar profesyonel BAL ve amatör takımlarda teknik adamlık yapmış ve uzun yıllar da klasman hakemliği yapmış ve 20 yılda İstanbul’da, Sakarya’da, yerel TV’lerde ve yazılı basında köşe yazarlığı yapmış biri olarak hep doğruları yazdım hep gerçekleri dillendirdim ve ne düşüncelerimi nede kalemimi kiraya vermedim. Fakat ne yalan söyleyeyim Karasuspor ismi işin içine girince galiba duygusal davranıyorum.

Ee kolay değil on beş yıla yakın sarf edilmiş bir emek var.

Bu 48 yılın yaklaşık son on beş yılını ben bu kulübe hizmet ederek geçirdim ve şunu hemen belirteyim, ilk defa bir sezonu boş geçiriyorum ki oda tamamen kendi inisiyatifim ile oldu. Yine kulübümden çalışma teklifi aldım ama ben biraz dinlenmek istediğimi beyan ederek görevi kabul etmedim.

Konuyu şuraya getireceğim değerli okuyucular yani son 15 yıldır Karasuspor kulübünün içindeyim ve iyisi ile kötüsü ile tüm yaşananları az çok yakından biliyorum.

Bu kulüp için maddi, manevi ne emekler sarf edildi, kimler kimler başkanlık, yöneticilik, teknik adamlık yapmadılar ki, yazmaya kalksam, korkuyorum birinin ismini atlar isem emeğine saygısızlık yaparım diye çekiniyorum.

O yüzden isim yazmayacağım zaten yazsam da bana gönül koyarlardı eminim. Çünkü o saygı değer insanların reklama ihtiyacı zaten yok. Onlar hep özveri ile davrandılar işi gücü bırakıp bütün mesailerini Karasuspor’a harcadılar ve hala harcıyorlar.

Dedim ya bu bir sevda ve forma aşkı.

Zaman zaman başarı adına çok büyük emekler sarf edildi maddi ve manevi olarak. Ama hep düşüncelerde kalan o planlar bir türlü hayata geçirilemedi.

Örneğin tesisleşme için her yeni gelen yönetim bir şeyler yapmak için çabaladı ama maalesef olmadı olmuyor da. O yüzden hep palyatif başarılarla avunduk durduk yıllarca.

Başarının temeli tesisleşmeden ve altyapıdan başlar. Tesisleşme olayı sadece yöneticilerin tek başlarına çözecekleri bir sorun değil elbette. Kamu kurumları, siyasiler ve belediye olmak üzere herkes taşın altına elini sokmalı, yoksa bu iş o kadar basit değil.

Kulüp yöneticilerinin de sanırım kamu kurumları ve belediye ile ikili ilişkiler noktasında sıkıntılar yıllarca yaşandı durdu. Değerli okuyucular bu noktada Karasuspor kulübü haklı ama Belediye’de haklı…

İster kabul etsinler isterse etmesinler, Karasuspor Kulübü bir markadır ve diğer kulüplerden bir adım öndedir her zaman. Lakin Belediye’de şu noktada haklı. İlçemizde üçü Süper Amatörde olmak üzere çok takım var ve herkese eşit yaklaşma çabası var Belediye’de. Oysaki Belediye’nin haksızlığı şurada. Yapacağı tesisten bütün kulüpler yaralanacak sadece Karasuspor Kulübü değil. Bu arada Belediye’nin yan kuruluşu KARSAŞ Müdürü Salim Bey sporu sevme ve destekleme noktasında Karasu ilçesi için bir şans. Altyapıya verdiği destek, kayda değer bir noktada. Bu değerli şahsiyetleri destekleyerek Karasu futboluna hizmet etmelerini sağlamalı diye düşünüyorum.

O yüzden bu sefer ümitliyim, çünkü belediye ile iyi ilişkiler içerisinde olan genç iş adamları var yönetimde, umarım bu durum işe yarar ve değerlendirilir.

Konuyu şöyle özetleyeyim yoksa bu konu uzar gider. Çünkü kronik bir vaka.

Bu yıl yapılan kongrede tam bir uyum sağlanarak tecrübeli ve deneyimli, Karasuspor sevdalısı insanlarla genç dinamik ve daha önce bir çoğu Karasuspor’da futbol oynamış arkadaşlarımız yönetime seçildiler. Yani hepsi işi bilen insanlar, Karasuspor’un sorunlarını ve çözüm yollarını çok iyi biliyorlar. O yüzden bu genç kuşak çok başarılı olacak ben buna tüm kalbimle inanıyorum.

Ve bu yönetimin ve teknik ekibin uyumu başarıya yansıması kısa sürede hemen kendini hissettirdi.

Altyapıda başlayan bu planlı, programlı ve sistemli çalışma hemen hemen oturmuş görünüyor. Ve altyapı sorumlusu genç kardeşlerimiz çok azimli ve kararlı. Karasuspor’un makus talihini değiştirmek için çok büyük gayret sarf ediyorlar. Gözle görülür bir değişiklik var, umarım ve dilerim ki bu azimli ve sistemli çalışma devam eder, bu insanlara köstek yerine destek olunur.

Ve bu genç ve dinamik yönetim işe çok sıkı başladı. Bütçesini ve planını programını ona göre yaparak ilk önemli başarısının altına imzalarını attılar. Türk futboluna çok büyük katkılarda bulunmuş başarılar elde etmiş Karasu’nun yetiştirdiği çok büyük değerlerden biri olan Zeki Çakır Hocayı görev başına getirdiler. Bana göre altyapı da görev verilen arkadaşların seçimi kadar buradaki seçimde çok çok önemli. Deyim yerinde ise on üzerinden on numaralık bir başlangıçtı.

Zeki Hoca’nın üç aylık bir çabası da kendini göstermeye başladı. Müsabakalarda alınan sonuçlar açısından değerlendirmiyorum ben. Birlik, beraberlik, takımdaşlık ve sistemin oturmasından bahisle başarının yolu açıldı diyorum. Bu kadar emeğin, çabanın deneyimli Başkan Yüksel Mazlum’un idaresindeki bu ekip çalışması, eğer bir çomak sokulmaz ve taraftarımız centilmence desteğini verir, her hangi bir taşkınlık yapıp hakem camiasını karşımıza alacak nahoş bir hadise yaşatmazlar ise Karasuspor için o sene bu sene olacak inşallah.

Aslında yazılacak o kadar çok şey var ki ben özetini yazdım. Dip not olarak şunu belirtip yazımı sonlandırayım. Karasuspor da ekip çalışmasının içinde var olan, hemen hemen bütün unsurlar var bu sezon. Yani yaklaşık teknik kadroda dahil olmak üzere on çalışanı var kulübün. Bu ne demek? Bu şu demek değerli okuyucular “iş bilenin kılıç kuşanın” O yüzden bu değerli şahsiyetlere sahip çıkarak destelemek lazım. Çok iyi yoldayız yeter ki inancımızı kaybetmeyelim.

Kolaylıklar ve biraz sabırlı bekleyişler dileyerek…

Sağlıcakla kalın, selam ve dua ile.