Tereyağı

 

Yaşlı adamın eşi evde tereyağı yapıyordu, kocası ise her gün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor, onunla geçiniyorlardı.

Bakkal adamın getirdiği tereyağını hiç tartmıyordu.

Ancak bir gün “acaba” dedi, adam gittikten sonra tereyağını tartıya koydu, 900 gram olduğunu görünce çok öfkelendi ve yarın geldiğinde bunun hesabını sorar bir daha da ondan alışveriş yapmam diye düşündü.

Ertesi sabah yaşlı adam elinde tereyağı içeriye girdi.

Bakkal sert bakışlarıyla:

“- Bir daha senden tereyağı almayacağım” dedi.

Yaşlı adam üzülerek:

“- Efendim bir yanlışım mı oldu?” dedi.

Bakkal,

“- Efendim senin bana verdiğin tereyağını tarttım 900 gram geldi ayıp değil mi bu yaptığın?” dedi.

Yaşlı adam utanarak başını yere eğdi ve:

“- Efendim bizim terazimiz yok, sizden bir kilo şeker almıştık onu tartı olarak kullanıyoruz”  dedi.

Bakkal utancından ne yapacağını şaşırdı.

Böyledir işte dünya… Kime ne ağırlıkta kıymet verirsen o ağırlıkta kıymet bulursun.

Esen kalınız.