Köşe Yazıları

Saygın makam ve Kaymakamlarımız

 

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde 300 sene evvel, bugünkü Karasu Köyü’nün olduğu yerde kurulduğu anlatılan, 1933 yılında Kocaeli iline bağlı bir ilçeyken, 22 Haziran 1954 tarihinde, Sakarya iline bağlı bir ilçe hüviyetine kavuşan Karasu, İstiklal Savaşı’nda da, Kuvayi milliyeci milis Yüzbaşı İpsiz Recep ve arkadaşlarının üstün gayretleriyle, Yunan ve işbirlikçilerine geçit vermeden, bugünlere kadar, 37 Kaymakam tarafından yönetilmişti…

***

12 Eylül 1980 Askeri İhtilali sonrası görev yapan Kaymakamlarla ya siyasi parti ya da sivil toplum kuruluşları faaliyetlerim sebebiyle ilişkilerim olmuş aşağı – yukarı Karasu’yu yöneten Kaymakamlar hakkında bilgi sahibi olmuştum…

***

Örneğin; 1980 sonrası ilk tanıdığım Kaymakam Ali Haydar Öner Bey, 2,5 yıl gibi kısa bir süre görev yapmış olmasına rağmen, ilçemize, marka değeri kazandıran, önemli şahsiyetlerin ağırlandığı Özsu Tesislerini ve Küçük Boğaz Göl kıyısını, mesire alanı olarak halkın eğlence ve dinlence alanı olarak kullanımına açmış, bunlar gibi başarılı ve iz bırakan çalışmalarını Bayburt’ta, 7 yıl gibi en uzun dönem görev yapan bir Vali unvanını, Isparta’daki görevi sonrası, Isparta halkının teveccühü ile de milletvekili olarak iz bırakmıştı…

***

Fahri Aykırı Bey Kaymakamımız, dönemin Belediye Başkanıyla gösterdiği uyumlu çalışmalarıyla Karasu halkının gönlünü fethetmiş…

***

Enver Erdem Bey Kaymakamımız da başarılı çalışmalarının semeresini Elazığ Milletvekili olarak taçlandırmış…

***

Murat Duru beyefendi ise, gecesini gündüzüne katarak 4 yıl görev yaptığı Karasu’dan, güzel intibalarla ayrılmış, mükafat olarak, bugün Ankara’nın en seçkin ilçesi Çankaya’ya atanmış…

***

Karasu’da, 5 yıl gibi uzun bir zaman görev yapan Şafak Gürçam Kaymakamımız ise, yüksekokul ve diğer eğitim birimlerini, gönüllü bağışçı vatandaşlarımızla birlikte çoğaltarak, Karasu’nun eğitim seviyesinin yükseltilmesine katkı sağlamıştı…

***

Yine AKEPE ile içi boşaltılmaya çalışılan milli bayramlarımızı, Atatürk gençliğinin başını dik tutmasını sağlarcasına, şan ve şerefle yaptırmasıyla, gönülleri fetheden Aziz Mercan Bey  Kaymakamımız da, bir partinin değil Türkiye Cumhuriyeti Devletinin memuru olduğunu ispatlamıştır…

***

36 Kaymakam ya da vekilin görev yaptığı Karasu’da hiçbiri bugünkü Kaymakam Ahmet Naci Helvacı Bey gibi bir partiden belediye başkanlığı yaptıktan, ya da tarafını belli edercesine, bir siyasi angajmana tabi olmadan layıkıyla tarafsız ve adaletli görevlerini yapmışlardı…

***

Bugün görevde olan Kaymakam Ahmet Naci Beye ise, 2004-2009 yılları arası AKEPEden Bolvadin Belediye Başkanlığı yaparak, taraflı bir kişi olduğu (ön yargısıyla), 1980 sonrası görev yapan tüm kaymakamlara (hoş geldine) gittiğim halde, Ahmet Naci Beye gitmemişim…

***

Ta ki geçen günlerde bir dernek için, Kaymakamlığa gittiğim güne kadar…

***

Kaymakamın kapısının önünden geçerken; “Ulan Muzaffer…” “Belki de adamcağız, senin kafanda oluşturduğun kadar partili ve taraf değildir… Kır şu zihnindeki önyargıyı” diyerek, görevli memura yanaştım ve Kaymakam Bey’in müsait olup olmadığını ve müsait cevabını aldıktan sonra 2 yıl rötar sonrası Kaymakam Bey’in makamına girdim…

***

Selam verip kendimi tanıttıktan sonra, “Kaymakam bey, size karşı partili diye oluşan ön yargım sebebiyle hoş geldine gelemedim… Bu ön yargımı kırmak için, bir çayınızı içmeye geldim dememle, Kaymakam Bey’in; “Ön yargın Kaymakamlık makamına mı yoksa bana karşı mı” sorgulaması karşısında zaten; “Tebdili kıyafetle, bir fırında maskesiz bir çocuk müşteriye ekmek verdi” diye fırındaki tezgahtara kendini tanıtmadan bağırıp çağıran, yarım saat sonra da, iki polis göndererek, fırın tezgahtarını çileden çıkaran tavrı…”

“19 Mayıs törenlerinde, şeref locasına geldiğinde, ayağa kalkmayan bir parti başkanını, o topluluğun önünde rencide ederek, küçük düşürmeye çalışan tavrı” ve “AKEPE Belediye

Başkanlığı yapmış olması” sebepleriyle tavan yapan önyargım, “bana mı, yoksa makama mı” sorusuna, “Makama olur mu Kaymakam Bey, benim önyargım şahsınıza” dememe rağmen, Kaymakam Beyin “ön yargı da ne demek oluyor” sertliği karşısında, ben de arkama dönerek, “size iyi günler” diyerek makamı terk ettim…

***

Ve maalesef, zihnimde oluşan önyargılarımda ne kadar haklı olduğumu anladım…

***

36 Kaymakamdan, benim tanıdığım 1980 sonrası Kaymakamın isimlerini duyduğunda, devletime olan saygım dolayısıyla, önümü ilikleme gibi saygınlığını içimde hissettiğim, Karasu halkının en güzel duygularla uğurladığı Kaymakamlara karşın Ahmet Naci Bey’e maalesef ama maalesef etrafımdaki STK ya da (bazı) siyasi partilerde yaptığım sorgulamalarda da hiç de olumlu bakılmıyor bugün…

Ben de, bu duruma tek kelimeyle noktayı koyuyorum… YAZIK!