Recep Özdemir, “Yağma Hasan’ın böreği “

Sakarya 6 Mart 2000 tarihli resmi gazetede yayınlanan 593 sayılı kanun hükmünde kararname ile büyükşehir olmuştur. Bütün ilçe belediyeleri de doğal olarak alt belediye konumunu almıştır.
2014 seçimlerinde de Kocaeli modeli olarak adlandırılan belediyelerin yetki alanı mülki sınırlara çıkarılmıştır. Bu şekilde de köyler mahalle olmuş, belde belediyeleri kapanmıştır. Eski köylerin yeni mahallelerin ve beldelerin tüzel kişilikleri ortadan kalktığından bütün taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ilgili belediyelere devredilmiştir.
Bu şekilde belediyelerin yetki ve sorumluluk alanları da genişlemiştir. Aynı şekilde köyler birden mahalle olduğundan belediyelerin nüfusu da artmış. Buna bağlı olarak iller bankasından aldığı gelir de bu oranda artmıştır.
Eski köy, belde yeni mahallelerin mal varlıklarının belediyelere geçmesiyle de tartışmalar başlamıştır. Belediyeler bu taşınmazlara “mal bulmuş mağribi “ gibi saldırmaya başlamış bunları gelir kapısı olarak görmüştür.
Yıllarca geliri o köyün-mahallenin giderleri için kullanılan ve o köy-mahalle ile özdeşleşmiş taşınmazlar satılığa çıkarılmıştır. Köy-mahalle halkının bu konudaki itirazları dikkate alınmamıştır.
Hürriyet, Çatalövez, Kurudere vb. pek çok mahallemiz bu kaderi yaşamıştır. Hatta Hürriyet mahallesi yıllarca köy yeri olarak bilinen köylülerin ortak emeği ile kavak dikilip geliri köy camisine ayrılan taşınmazına üzerindeki kavak ağaçları ile birlikte el konulmak istenmiş, daha sonra köylülerin girişimi ile kavak ağaçları kurtarılmış maalesef taşınmaza köylü para toplayarak müşteri olmuş ve taşınmaz cami derneği adına geri alınmıştır.
Şu an da güncel olan da eski Darıçayırı beldesinin belediye hizmet binasıdır. Darıçayırı mahalle sakinleri bu konuda boyun eğmemek için ellerinden geleni yapmaya çalışmaktadırlar. Daha önce mahallenin bazı taşınmazların satılmış gelirinden mahalleli hiçbir şekilde istifade edememiştir. Eski belediye binasını kaybetmek istememekte binanın mahalle halkının ihtiyaçları için tahsisini istemektedirler.
Bu taşınmazlar ille de satılacaksa, bir gereklilik varsa elde edilecek gelirin hatırı sayılır bir miktarı o mahalleye harcanmalıdır.
Peki bu tür köylerde belediye uhdesine geçmiş veya belediye uhdesindeki taşınmazları ne kadar doğru?
Ya da şu soruyu soralım. Kendisine herhangi bir şekilde mal kalan özel veya tüzel kişiler bu mal varlıklarını korumalı mı veya herhangi bir şekilde elden çıkarmalı mı?
Köylerin-mahallelerin mal varlıklarını satıyoruz. Ama köylere hizmete gelince cevap hazır, imkan yok. Hatta çöp bidonu bile yok, ara sokaklara tarla yollarına bakım yok. Ama yasa gereği mülkiyeti belediyeye geçen taşınmazlara gelince satış çok
Satma abad olan birisini hiç gördünüz mü? Sat sat da nereye kadar? Peki sattıklarınız tükendikten sonra ne yapacaksınız? Satma ile ihya olunmaz. Olsa olsa mirasyedi olunur.






