Köşe Yazıları

Münir Ali Kara, “Sen uyurken”

Geçtiğimiz ay Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Spor Bakanlığı’na gitti. Gazetelerin maillerine bu ziyarete ilişkin iletiler gönderildi. Detaylar aktarılırken Sakarya’ya iki yeni spor salonu yapılacağı bilgisine yer verildi.
Biz de bu iki spor salonundan birinin Kuzey’e diğerinin Güney’e yapılacağını düşündük. Kuzey’e yapılırsa da Karasu’ya yapılması gerektiğini düşündük. Zira Karasu Spor Salonu’nda 500’ün üstünde lisanslı sporcu bulunuyor. Salon yetersiz kalıyor. Bunun yanı sıra Karasu’nun yıllar öncesinden yapılmış projesi ve bu projeyi uygulayacağı alan da mevcut.
Bir de biz seçim zamanı seçmenlere “İktidar nimetlerinden istifade edeceği” sözünü verdik. Dahası Spor Bakan Yardımcımız da Karasulu.
Şimdi Karasu hem Kuzey’in en büyük ilçesi, hem Sakarya’da en fazla lisanslı salon sporcusu olan ilçesi hem Bakan Yardımcısı çıkarmış ilçesi hem de iktidar partisine destek vermiş ilçesi.
Yani nereden bakarsanız bakın, ister nüfus yoğunluğu bakımından ister lisanslı sporcu bakımından hem projeyi önceden hazırlamış olma bakımından ister iktidar partisine destek olma bakımından inceleyin… Sonuç hep aynı çıkıyor.
Ama…
Bu hafta aldığımız habere göre Kuzey’e yapılacak spor salonu Kaynarca’ya yapılacak. Kimsenin ilçesine yapılacak spor salonunda gözümüz yok. Allah daha çok versin de…
Hangi açıdan bakarsanız bakın spor salonu Karasu’ya yapılmalıydı.
Bu arada yine Büyükşehir eli ile Sapanca’ya kreş yapılıyor. Hendek’teki fen lisesi faaliyete geçti.
Siz Karasu’da parkomatla, beton santralleri ile uğraşırken Spor Salonu Yeniden Refahı destekleyen Kaynarca’ya gidiyor.
Ne diyelim…
Hayırlısı olsun!
Şeytan ayrıntıda gizli
Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’nın Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ile görüşmesi sosyal medyada paylaşıldı. Resmi biraz yaklaştırdığımızda Yusuf Alemdar ile İshak Sarı’nın birlikte baktığı nokta limanın yapılacağı yer. İkilinin bu açıklamanın detaylarına ilişkin bir açıklaması olmadı. Ancak fotoğraftaki samimi görüntü, İshak Sarı ile Yusuf Alemdar’ın aralarının bozuk olduğuna ilişkin dedikoduyu önlediğini ve ikilinin Liman konusunda fikir alışverişinde bulunduğunu gözler önüne seriyor.
Bizi ilgilendiren kısım ise bu samimiyetin Karasu’ya hizmet olarak yansıyıp yansımayacağı…
Suriyeliler gidecek mi
Suriye’de Beşer Esad devrildi. Karasu’ya gelen Suriyeliler de bu durumu sevinçle karşıladı. Hatta aralarında gitme hazırlığında olanlar olduğunu da duyuyoruz.
Esad rejiminin değişmesi elbette uluslararası bir olay. Ama yerel yansımaları da söz konusu.
Karasu’da pek çok işyeri Suriyeli çalıştırıyor. Bunların pek çoğu da uzun vadeli işler almış durumda.
Bu kişilerin gitmesi durumunda bazı işlerin aksaması söz konusu olabilir. Özellikle inşaat sektöründe niteliksiz işçi bulmak güçleşebilir. Yani bir yandan Suriyelilerin ülkelerine dönmesini istiyoruz ama diğer yandan da inşaat sektörünün zorda kalması durumu söz konusu olabilir.
Bakalım Suriyeliler nasıl bir tavır sergileyecek ve bu sergiledikleri tavrın ekonomiye etkisi ne olacak…
Kim karar verecek
Karasu Denizköy’deki tatil köyünün kaçak olduğu Karasu Belediyesi tarafından tespit edildi. Kaçak yapılara uygulanacak işlem genel olarak yıkım şeklinde oluyor. Bu alanda da yıkım faaliyetinin başlayacağı ifade edildi. Ancak bu alanı inşa edenlerin hukuki yola başvurdukları ancak diğer yandan da alana girişin engellendiği ifade ediliyor.
Devletin giremeyeceği yer olmaz elbette…
Ancak devlet hukuki sürecin tamamlanmasına kadar adım atmaz.
Sakarya Valisi Rahmi Doğan’a aylık olağan basın toplantısında bu konuda bilgisi olup olmadığı sorulduğunda Vali Doğan, konu ile ilgili bilgisinin olmadığını söylemiş ve ardından gerekli işlemin ilgili belediye tarafından yapılması gerektiğini ifade etmiş.
Ancak Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı da konunun valilik ile ilgili olduğunu ifade etmişti.
Konunun kimle ilgili olduğunu bilemiyoruz. Ancak Başkan Sarı’nın bu konuda taviz vermeyeceğini de bilenlerdeniz.
OSB iptal olur mu
Karasu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki mülkiyet sorunu bir türlü aşılamıyor. Bu sorunun aşılamamasında kim haklı kim güçlü bilmiyoruz.
Bizi ilgilendiren kısmı bundan sonra ne olacağı.
Sanırım yargıdakiler de OSB yönetimindekiler de bu işin ilerisini planlıyor olmalı. İzlenecek yollar arasında OSB’nin iptali de var.
Peki OSB iptal olursa ne olur? Fabrikalar kalkar mı? Kalkmaz. Fabrikalar yerinde kalır ancak OSB’nin sağladığı avantajlardan yoksun kalır.
Fabrikalarda çalışan işçilere bu durum yansır mı? Muhtemelen yansımaz. Ama işler fabrikalar açısından biraz daha zora girer.
Bu arada OSB iptali en son seçenek olur diye düşünüyorum.