Mazide yatan bir tarih Karasuspor

 

(Bu yazıyı, 10 yıl Sakarya amatör kümede top koşturan, beğenilen futbolu sebebiyle, Faruk Ilgaz’ın başkanlığı döneminde, kendisine çok yakın iş adamının; “Gel seni Fenerbahçe’ye götüreyim, bir de orada göster kendini” teklifine rağmen, amatör kulübünde, omuzlarda taşıyan taraftarını çok sevdiği için kabul etmeyen, 2 kez takımını (arkadaşlarıyla birlikte) Sakarya şehrinin göbeğinde Bulvar’da, “Cilveli Ho Nanayda” ve “Gelini Horinayda” şarkılarıyla inleterek, bir üst kümeye çıkartarak  şampiyon yapan ve  işin mutfağından gelen bir kişi olarak yazıyorum…)

***

Yaz aylarında, 700-800 binlere ulaşan,  50-60 bin yerleşik nüfusa sahip bir ilçede, bir asra yakın tarihi geçmişe sahip Karasuspor Kulübü, 9 Eylül son olan tarihte, 22 bin lira katılım payı yatırılmadığı için, 2021-2022 Bölgesel Amatör Liginden bir alt lige düşürüldü… (Bu lige çıkmak için harcanan maddiyat ve alın teri, Karasu’yu idare eden yetkililerce hiç kale alınmadığı için…)

***

Ne acı !..Ne ayıp !..

***

Birden Karasuspor maçlarının, Sakarya’da oynandığı dönemler, aklıma geldi… Karasu insanı, ortak değeri olan Karasuspor için, otobüslere doluşup Sakarya’ya gider, ama davul zurna eşliğinde neşeyle, ama başı önde eğik hüzünle dönerdi, Karasu’ya …

***

Futbolcusuyla, zengin-fakir taraftarıyla, başlarındaki Belediye Başkanı ve Kaymakamıyla, bir bütündü Karasu… Sağcısıyla-Solcusuyla, Atatürkçüsüyle dincisiyle herkesin ortak noktası, bir ve beraber olduğu duygunun adıydı Karasuspor…

***

Hep özveri, hep fedakârlıktı Karasu sporlu olmak… Her Karasulu, bir şeylerini verirdi  bu ortak duygusu, heyecanı için… Kimisi, fındık bahçesinde çalışması gerekli olduğu halde, o gün, onun da yerine çalışarak evladını verir, antrenman ya da maçına gönderir, kimisi, davul zurnayı tutar cebinden, kimisi, otobüs tutar, kimisi yemek paraları benden diyerek, herkes bir katkı sağlardı, bu ortak değerine…

***

Hiç kimse kıyamazdı, onun, garip bir köşede öksüz bırakılmasına… Tesisi dahi olmayan kulüp de, 10-15 yıl aralıksız, futbolcusu olarak hizmet eden (rahmetli) (ayakkabıcı) Tuncay Abi, namı diğer karabatak,  (zabıta) Şakir Abi ve (Beyefendi) Kaptan olarak Karasuluların gönlünde her zaman yaşayan, genç yaşta kaybettiğimiz, Mustafa Çakır‘ın, birlikte saha kenarında, briketten yaptıkları soyunma odaları ile, Karasu Halkının gönüllerinde yaşamışlardı hep…

***

Kulüp başkanlığı yaptığı, ya da yapmadığı her dönem, Karasuspor için canını  veren (Dişçi) Dursun Güler ağabeyimiz, Salim Uysal, İdris Bal gibi değerlerimizle, Karasuspor hep omuzlardaydı… Hiçbir zaman yere düşürülmedi…

***

Ta ki, halkımızın değerlerine karşı koyan, onları yok etmeye çalışan, sporu, sanatı, müziği gereksiz görüp, varsa yoksa takiyye ile halkı kandırıp, iktidarlarını sağlamak isteyen, “AKEPE zihniyeti” Karasu’ya gelene kadar…

***

Kurulduğu 1955 senesinden sonra, 30-40 sene el üstünde tutulan Karasuspor, 22 senedir, halkımızın tepesinde boza pişiren “AKEPE zihniyetiyle”, maalesef, bugünkü kötü duruma getirildi…

***

Ne Kaymakam, ne de Belediye Başkanı (görevleri olduğu halde) 22 bin lira gibi komik bir rakamı federasyona yatırıp da, kulübün küme düşmesini önlemedi, seyirci kaldılar…

***

Halbuki komşu ilçelerin birçoğunda, mesela Hendek’te, Akçakoca’da Belediye Başkanı (maçında, antrenmanında) hep futbolcuların yanında olarak, onları motive ederek, profesyonel lige çıkmalarını sağlayarak, ilçelerini Türkiye’ye tanıtıyorlar… Akyazı, Sapanca gibi ilçeler bile Karasu’dan fersah fersah ilerideler…

***

Karasu Kaymakamı ne yapıyor? Sorunu görüşmek isteyen kulüp yöneticilerine randevu vermiyor… Belediye Başkanı ise, “Ben o işlere bakmıyorum deyip Belediye’den içeri almıyor, sorunları kendisine anlatmak isteyenleri…

***

Hatta Belediye Başkanı o kadar ileri gidiyor ki, başkan yardımcısıyla düzenlettiği basın toplantısında; “Bu takıma, trilyon versen, yine de bir şey olmaz” dedirterek, binlerce

Karasulunun gönlünü incitiyordu…

***

Son söz olarak; Umuyor ve inanıyorum ki, Pazartesi günü, “Karasu Atatürk Bulvarında”, bütün bu yaşanan olumsuzluklara tepki için, yürüyüş yapan taraftarın gözlerinde gördüğüm umut, mutlaka yeşerecek ve “Büyük Karasuspor,” değil deplasmanlı Bölgesel Lig, amatör kümeye düşerek buradan birinci futbol ligine çıkan Göztepe ve bir ilçe takımı olarak ligin tozunu atan Alanyaspor gibi hak ettiği yere çıkacaktır… Not: Haftaya, bu işler nasıl olacak, somut olarak onları yazacağım…