Kenan Tiryaki, “Karasuspor ve gerçeklere ışık tutmak”

Bu gün ele alacağım konu aslında benim tarzım değil. Çünkü “A” desem “Z” anlıyorlar, “C” desem “T” anlıyorlar, o yüzden yazılarımı sadece yerele indirgemek istemiyorum.
Zaman zaman da eleştiri alıyorum, “Neden ilçemizdeki futbol” konusunu işlemiyorsun, yazmıyorsun” diye.
Bu haftaki yazım öyle diyenleri pek tatmin etmese de yerel bir konuya değinmek ve gerçeklere ışık tutmak açısından faydalı olacaktır diye düşünüyorum, değerli okuyucular.
Geçtiğimiz günlerde yılın son meclis toplantısında ilçemizin Belediye Başkanı Sayın İshak Sarı, altı yıl aradan sonra beylik laflar etmiş.
Ona geçiş yapmadan önce konu buraya nasıl geldi kısaca belirteyim.
İlçemizin marka kulübü olan Karasuspor, bütün imkansızlıklara ve dar bir bütçeye rağmen, maddi manevi çok büyük fedakarlıklar yapan ve bu marka değerini çok daha yüksek hedeflere taşımak isteyen bir avuç spor, futbol ve Karasuspor aşığı insanların sayesinde bu sezon başarı anlamında iyi işler yapmaya başladılar.
Akıllı ve nokta transferlerle iyi bir ekip oluşturdular ve lige iyi bir başlangıç yaparak sıralamada ligin en üst bölümüne yerleştiler. Tabi bu çok büyük bir emek ve bütçe gerektiriyor.
Bal’ın masrafı ağır ve lig fikstürü çok uzun bir yol. Yani bu ligde şampiyon olup üçüncü lige yükselmek öyle şu anki bütçeyle olacak iş değil, hatta mümkün eğil.
Kulüp başkanı ve yılların emektarı sayın Hasan Özkan, bir internet kanalında, bana göre çok da haklı ve fakat “üslup” olarak çok daha dikkatli olunması gereken bir şeklide uzun uzadıya, şu anki olanı biteni ve bu noktaya nasıl gelindiğini, ne fedakarlıklar yaptıklarını ve ilgilerden ve özellikle belediye başkanından duyarlı olmasını, destek olmasını defalarca belirtti.
Özellikle şunun altını yine defalarca çizerek “kendime bir talepte bulunmuyorum, ne istiyor ve talep ediyorsam kulübüm için” diyerek adeta yalvardı değerli okuyucular.
Ben şahsen bu konuşmalarından ve taleplerinden gurur duydum, kimileri kulüp başkanı “bu duruma düşmemeli idi” diyerek rahatsızlıklarını belirtseler de, ben de onlara cevaben diyorum ki “bunda utanılacak yahut düşülecek bir durum yok, gayet makul istekler, koskoca bir camianın başkanını bu taleplerde bulunacak duruma getirenler utansın…”
Şimdi soru şu?
Hasan Özkan’ın ve bu güne kadar Karasuspor’a başkanlık yapan o çok değerli şahsiyetlerin ve iş insanlarının, yönetimde yer alanların, maddi manevi emek sarf etmelerinin ne mecburiyeti var?
Karasuspor sadece onların değil yüz bine yaklaşan nüfusu ile başta Belediye’nin olmak üzere Karasu’da ikamet eden bütün Karasuluların takımıdır, değil mi?
Şimdi birileri yahut Belediye Başkanının kendisi çıkıp diyebilir ki “benim ne mecburiyetim var” diye. Diyebilirler belki ama mecburiyet değil de zorunluluğu var değer okuyucular.
Yerel yönetimler yasasını bilenler ne demek istediğimi bilirler, o yüzden kısa tutayım burasını.
İşte son meclis toplantısında da Karasu Belediye Başkanı, Karasuspor Kulüp Başkanı’na cevaben ve üslubundan da anlaşılacağı üzere, kızgınlığını belirten beylik laflarla cevap vermiş.
“Bıraksınlar ben gerekeni yaparım, takıma sahip çıkarım ve beklenen başarıyı elde ederim” diyerek adeta meydan okumuş.
Bana sorarsanız içi boş sözler bunlar.
Neden mi?
Çünkü altı yıldır bırakın Karasuspor’u, hiçbir kulübe hiçbir şey yapmadı, hiçbir katkıda bulunmadı, hem şahıs olarak hem temsil ettiği kurum olarak. Belediyeler yıllık bütçelerinin binde dördünü spora ayırmak ve harcamak hatta bunu belgelendirmek durumundadır yasaya göre.
İkinci soru şu?
Karasu Belediyesi bu altı yıllık süre içerisinde toplamda hangi kulübe ve ne kadar harcama yaptı ve yaptı ise kamuoyunu bilgilendirdi mi, bilgilendirecek mi? Yoksa her zaman olduğu gibi “Mecbur değilim” mi diyecek Sayın Başkan.
Valla ben ne yalan söyleyeyim yıllardır ne bilgilendirdi ne basına bir açıklama yapıldı. En azından yakinen takip etmeme rağmen ne duydum ne gördüm.
Neyse dönelim konumuza.
Belediye Başkanı güzel şeyler yaptı ilçe için görüyoruz ve takdir ediyoruz. Ama spora özellikle futbola ve yine altını çizerek yaziyorum özellikle Karasu spora ne ne gibi bir katkısı oldu? Olmadı. Ee o zaman bu vurdum duymazlığı niye? Bunu anlayabilmek imkansız değerli okuyucular. Belediye başkan yardımcısı İsmail Bey’in kendi çabaları ile ufak tefek katkısı oldu ama devede kulak bile değil.
Hasan Özkan, başkan ve genç yönetimi ne için çırpınıyor, yırtınıyor, ne beklentileri var şahsi olarak? Hiç bir şey o zaman bu görmemezliğin duymazlığın sebebi ne?
Sayın Belediye Başkanı, anladık sporu ve futbolu sevmediğin belli. Belli olmasına belli de spora ve futbola bu kadar karşı olman ve sahip çıkmaman destek vermemen niye Sayın Başkan?
Tabi Karasuspor camiasından da sosyal medya üzerinden akabinde cevap geldi.
“Sayın Belediye Başkanı sözlerin de samimi ise biz kulübü Belediye’ye devretmeye hazırız ve minnettar oluruz” diye.
Sonuç?
Sıfıra sıfır, elde var eksi bin…
Karasu’da belki de yıllardan beri milyon milyon rakamlar harcandı bu kulübün başarılı olması için. Bunlar hep esnaftan STK’lardan toplama yardımlardı.
Tanımam etmem. Özellikle birkaç tane iş insanı ve bir Karasu ve Karasuspor sevdalısı Kemal Eksi, Hasan Ekşi, Yılmaz Eksi ve yine köklü ailelerden olan Emre Filizfidanoğlu, Köseoğlu firma sahipleri ve artık kaç dönem olduğunu unuttuğum başkanlık yapan Hasan Özkan ve tabi ki yanında çok genç ve başarıya odaklanmış yönetim kurulu arkadaşları… Karasuspor sevdası yüzünden emin olun servet harcamışlardır belki.
Abarttığımı sanmayın sakın değerli okuyucular.
İyi güzel de bu birkaç iş insanına yüklenmek nereye kadar?
Sakarya’nın bizimle aynı konumda olan yahut olmayan diğer kulüplerinin belediyeleri, kulüplerin hak ettiği bütçeleri kendilerine tahsis edip daha fazlasını destek olarak verirken, hatta bir ilçe takımımın belediye başkanı, takımı galip geldikten sonra sahada şükür namazı kılarken, biz neler yazıp çiziyoruz.
Namazı niyazı aidiyet temsil ettiği siyasi görüşü hiç kimseyi ilgilendirmez elbette ama temsil ettiği ilçenin marka takımı olan Karasuspor’a en başta bütçeden hak ettiği payı ve onun dışında da gerekli desteği vermek durumundadır Belediye Başkanı kurum olarak.
Sporu ve futbolu ister sevsin isterse sevmesin…
Fakat Sayın Belediye Başkanı’nın tek bir haklı olduğu taraf var onda bile genelleme yaparak kendini haksız duruma düşürdü maalesef.
Bir kısım kendini bilmez, belki de sayıları onu, on besi geçmez, ağzı bozuk ve şiddete meyilli kendini Karasuspor taraftarı diye addeden kişilerin yaptığı eylemleri dile getirmesi, hiç şık olmadı.
O konu da genelleme yaparak sanki bütün Karasuspor’un taraftarı öyleymiş gibi lanse etmesi çok çok yanlış.
Çok üzücü bir durum çok.
Ama Sayın Belediye Başkanı İshak Sarı, unutmasın ki, spora ve futbola gönül vermiş ve Karasu’nun ekseri çoğunluğunu oluşturan bu halk kesiminin her biri seçmen ve genç seçmen…
Siyasetçiler bunu çok iyi bilirler ve yatırımlarını ona göre yaparlar.
Ee bizden hatırlatması, gün ola harman ola…
Sağlık ve esenlikle…






