Kaldırın örtüleri, yutkunmayın, konuşun

 

Tıpkı, bugünkü AKEPE iktidarı gibi, yaşadığımız, ANAP’lı yıllardı.

***

Karasu, o günlere kadar yaşamadığı, Türkiye gündemine taşınan, toplumsal bir olayı yaşıyordu…

***

(Sonradan 2 dönem Belediye Başkanı da olan, Karasulu) Tek müdürü, evinin elektrik  borcundan dolayı, marketinin cereyanını kestiği, Diyarbakırlı gencin, kendisini, savcılığa şikayeti sebebiyle, tutuklanması sonucu, Karasu’nun muhafazakar mahallesindeki kahvehanelerden “Halk”, kışkırtılarak, Adliye basılmış ve Karasulu Tek Müdürünün serbest bırakılması istenmişti…

***

Ve “İsyancıların” talebi doğrultusunda, “Müdür”, gece kurulan mahkeme ile cezaevinden çıkarılmıştı…

Mahkemece salıverilen (Karasulu Müdür), haksız olmasına rağmen, haklı olan Diyarbakırlı esnaf, “pkklı diye” yaftalanarak, haksız duruma düşürülmek istendiğinden, “Partideki (CHP’li) arkadaşlar” dahi Diyarbakırlı esnafın yanında olursak, “Belediye Seçimlerinde” o mahalleden hiç oy alamayız korkusuyla; “Sakın ha! Biz bu olaya karışmayalım! Uyarılarına rağmen, İlçe Başkanı olarak, (bodoslama) girdim olayın tam da göbeğine…

***

Arkadaşım olan Tek Müdürü, mağdur esnaf arkadaş ve Müdürü içeri atan Hakim ile yaptığım görüşmeler sonrası, Karasu’daki İlçe Başkanlarının barıştan yana tavır almamalarına rağmen, tarafları ikna ederek (Esnaf arkadaşın iş yerine bir gün sonra molotof kokteyl atılarak, büyük zarara uğratılmıştı) barışı sağladık, sonradan, yalvar yakar ikna ettiğim, birkaç arkadaşımla birlikte…

***

Mağdur, (sözde pkklı) esnaf arkadaş ile Tek Müdürü, tokalaşıp öpüştükten sonra, Karasu Atatürk Bulvarı’nda, el ele, omuz omuza yürüyerek, (Bağnazlaşarak yozlaşmaya doğru, o günlerde yol alan) Karasu’da, “Barış” sağlanmış, ortalık durulmuştu…

***

O gün, bu gündür, “Doğu Kökenli” kardeşlerimizle, dostça, arkadaşça, kardeşçe, sürmektedir ilişkileri Karasu halkının…

***

Artık, onlar da, örfü, geleneği, dilleriyle, bizlerle, karışıp dostumuz olmuşlardı. Hatta Kars’ın Arpaçay ilçesi yoğunluğundakiler, Karasu ile Arpaçay’ın kardeş şehir olması yönünde çalışma başlatmışlardı…

***

Ve 40 yıldır adı “Kürt Sorunu” veya “Güneydoğu Sorunu” ya da “pkk terörü” diye, çeşitli çevrelerin, kendilerine göre konumlandırdığı sorun, çözülemiyor, ocaklara ateş düşüyor, anaların, ahları vahları dinmiyordu “Gözü yaşlı ülkem, Türkiye’de…” Hem de, 20 yıldan bu yana, “Tek Adam” görüntüsüyle yönetilen, her seçim öncesi, ya da referandumlarda, yetkilerin çoğaltılması halinde, sorunu kökünden çözeceğim diyen, AKEPE  iktidarının büyük avantajlarına rağmen…

***

Bırakın çözmeyi, “az kaldı çözüyorum” yalanlarıyla, sorunu daha da büyüterek, ülke bütünlüğünü, tehlikeye atıyordu adeta…

***

Oslo’da, “Eli silahlı teröristle kurulan “Pazarlık Masasından” tutun da…

Çadır mahkemeleri kurup, Türk Yargısının, pkklı teröristlerin ayaklarına kadar gitmesine…

İmralı’da, Abdullah Öcalan ile “Anayasa ve Başkanlık Rejimi” konusunda karşılıklı sözlere…

Açılım aldatmacası ile kentler patlayıcı deposu haline getirilir il ve ilçe merkezlerine Vali Kaymakam Belediye Başkanlarının gözleri önünde hendekler kazılırken, bunlara seyirci kalan, müsamaha gösteren AKEPE, Çözüm süresince neler vaat etmişti acaba “Kurye” olarak kullandığı hdp’ye…

***

En son da, “Çarşamba günü vereceğim müjdeye hazır olsun Türkiye, “fiyaskosu ile “Gara’da” 16 insanımızın şehit edilmesi başarısızlığından sonra, meclisteki halkın temsilcilerini, Büyük Millet Meclisi çatısı altından, 7 sene önceki Kobani olayları bahane edilerek, “Fezleke” düzenleyerek kovmak istemeleri, kanayan sorunu daha da büyütecektir…

***

Hdp milletvekillerinin de, “Çözüm Süresince” yapılanları üstü kapalı açıklamaları ve AKEPE tarafından, o dönem meclisten kaçırılarak, kapalı kapılar ardında verilen sözleri bir bir açıklayacağız demelerinin ardında, neler var acaba?

Hdp, AKEPE, İmralı ve Kandil arasında, ne sözler verildi? Türk halkı merak ediyor ve soruyor?

“Kaldırın artık şu örtüyü!” “Açın dolapları!” “Çekin çekmeceleri!” “Yutkunmayın!” “İçinizde tutmayın!” “Konuşun artık!       

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.