Sakarya

İSG Uzmanlarından Adalet çağrısı

Adapazarı AKM önünde bir araya gelen İSG Sakarya Uzmanları, 15 dakikalık bir basın açıklaması yaparak, iş güvenliği uzmanlarının görev ve sorumluluklarının yanlış anlaşılmasının önüne geçmek istediklerini belirttiler. İş güvenliği uzmanlarının her iş kazasında haksız yere hedef gösterildiğini ifade eden uzmanlar, bu duruma karşı açıklamalarda bulundular.

Yapılan açıklamada, iş güvenliği uzmanlarının işyerlerinde denetmen, sorumlu müdür, işveren vekili ya da işveren olmadığı belirtildi. Uzmanların görevlerinin rehberlik ve danışmanlık olduğu, çalışanların iş güvenliği önlemlerinin alınmasından işverenin sorumlu olduğu hatırlatıldı. Ancak buna rağmen, iş güvenliği uzmanlarının hedef gösterildiği ifade edildi. Yasalar ve yönetmeliklerde uzmanların bu tür hukuksuz yargılamalara karşı korunmadığı da dile getirildi. İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkındaki Yönetmelik’in 9. Maddesi’nde iş güvenliği uzmanlarının, yapılan işlerin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak sürdürülmesini sağlamak amacıyla işverene önerilerde bulunduğunun açıkça belirtildiği ifade edildi. Uzmanlara atfedilen yanlış görev tanımları ve şehir efsanesi haline gelen mesleki yakıştırmaların, sahada ve hukuki uygulamalarda onları zora soktuğu kaydedildi.

Açıklamada, 2022 Nisan ayında Tuzla’da bir kimya fabrikasında yaşanan patlama örnek verilerek, sadece 2 saat hizmet veren bir iş güvenliği uzmanının aylarca tutuklu kalmasının büyük bir mağduriyet yarattığı belirtildi. Benzer şekilde, Hendek havai fişek fabrikası patlaması ve İzmir’deki vinç kazasında da uzmanların suçlandığı aktarıldı. İş güvenliği uzmanlarının yalnızca işyerindeki eksiklikleri tespit ederek işverene önerilerde bulunduğu ve bu eksikliklerin giderilmesinin işverenin sorumluluğunda olduğu ifade edildi. Ancak, her iş kazası sonrası uzmanların şüpheli olarak ifade vermeye çağrılmasının meslekten uzaklaşmalarına sebep olduğu dile getirildi. İş güvenliği uzmanlarının, OSGB yöneticileri ve işyeri hekimleri gibi birincil sorumlu olmadıkları halde, iş kazalarında suçlanmalarının haksız bir uygulama olduğu ifade edildi. Uzmanların rehberlik ve danışmanlık yaptıkları iş yerlerindeki kazalardan sorumlu tutulmaması gerektiği belirtilerek, bu konuda adli mercilerin bilinçlendirilmesi gerektiği savunuldu.

Ayrıca, uzmanların bağımsızlıklarının teminat altına alınması gerektiği ve yaptıkları çalışmaların yeterli güvenceye sahip olması gerektiği vurgulandı. İş güvenliği ziyaretlerinde tespit edilen eksikliklerin işverene bildirildiği onaylı defterin artık çağın gerisinde kaldığı ve bu sistemin dijital ortama taşınması gerektiği ifade edildi. İSG Katip sistemine entegre edilmesi gerektiği belirtilen öneriler ve tavsiyelerin dijital olarak izlenmesinin, iş güvenliği uzmanlarını haksız suçlamalardan koruyacağı belirtildi. Son olarak, iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlıklarının korunması gerektiği, uzmanların tanık olarak kabul edilmesi ve mesleklerinin doğru anlaşılması için daha fazla farkındalık oluşturulması gerektiği ifade edildi.