Denemek lazım

 

Daha önce de bir kaç kez yazmıştım Kocaali’deki sosyal durgunluğun temel sebeplerinden birisi ilçe içerisindeki ulaşım eksikliğinden kaynaklanıyor diye. Bunu gidermek için şimdiye kadar farklı yöntemler denendi. Hatta sahil kesimi ile ilgili her ne kadar sonuçsuz kalsa da zamanında bizim de bir takım girişimlerimiz olmuştu. İlk zamanlar orayı canlı tutmak için verdiğimiz mücadele karşılık bulmasa da sonraları, kendiliğinden bir düzen kurdu ve oturdu. Önümüzdeki yıllarda daha iyi olacağından ümitliyim. Zira bir yıldır devam eden pandemi süreci insanların tatil anlayışlarında büyük değişikliğe yol açtı. Daha steril ve kalabalıktan uzak tatil arayışı dikkatlerin ilçeye çevrilmesine neden oldu. Bu da sahil kesimindeki yoğunluğu artırıp toplu ulaşımı daha büyük bir ihtiyaç haline getirip destekleyecek. Öte yandan merkeze yakın mahallelerle ilgili de zamanında güzergah belirleme gibi bazı adımlar atıldı. Özellikle şehiriçi kooperatifinin her mahalleye ulaşım açısından gerekli altyapısı var. Ancak vatandaş tarafından pek tercih edilmediği için düzenli bir rut akışı sağlayamıyorlar. Bir de salgından dolayı yaşanan kısıtlamalar ve sosyal tedirginlik eklenince minibüsçü esnafı ciddi anlamda zora girdi.

İşte bu ve benzeri bazı sorunlarını dile getirmek için şehiriçi kooperatif yönetimi geçtiğimiz hafta içi belediye başkanı Ahmet Acar ile bir toplantı yaptı. Davetleri üzerine toplantıya bizim de katılma şansımız oldu. Öncelikli olarak köy minibüsleri ve TOKİ ile ilgili ciddi bir güzergah meselesi var. Bildiğiniz gibi TOKİ mevcut halinin yanı sıra yapılacak ikinci etap proje ile ciddi bir yerleşim yeri haline gelecek dolayısı ile ulaşım ihtiyacı var. Büyükşehir UKOME bu bölgedeki toplu ulaşımı ihtiyacını gidermek için yerleşke içerisinde köy minibüsleri için bir güzergah belirlemiş. Bu, yerleşke içerisindeki yolcunun köy minibüslerini tercih etmeye itilmesi anlamına geliyor. Şehiriçi minibüsleri ise sahil yolu üzerinden girişe kadar yolcu taşıyabiliyor. Yani UKOME burada güzergah konusunda tespit yaparken bazı ayrıntıları gözünden kaçırmış. Aynı güzergahı kullanan iki kooperatif var iken TOKİ içine kooperatiflerin biri için güzergah koymak ve diğerine sen giremezsin demek hem saçmalık hem de yolucuyu değil kooperatifi koruyan bir anlayış sergilediği anlamına geliyor. Orada bir hakkaniyet olacaksa hem yolcuyu hem de iki kooperatifi birden koruyan bir anlayış olmalı. Böyle olursa sıkıntı sürer gider. Ha, çözümü var mıdır? Olabilir elbet. Fazla değil şurada iki üç yıl içerisinde TOKİ’nin ikinci etabı bitmiş olur. O zaman da üç beş babayiğit çıkar TOKİ kooperatifini kurar herkesin eli kolu bağlanır kalır.

Öte yandan sorunlardan biri de merkeze bağlı mahalleler, özellikle Alandere, Yayla ve merkez arasındaki yolcu taşıma hakkı. Malum olduğu üzere bu bölgeler için, hangi kooperatifin nereden nereye kadar yolcu alabileceğini belirleyen bazı kurallar var. Her iki kooperatifin de yolcu alabileceği noktalar ve sınırları belirlenmiş. Ancak ihlaller söz konusu. Özellikle köy minibüslerinin şehiriçi yolcusunu almak konusunda tutarsız davrandığı söyleniyor. Bunun için de büyükşehir yasası ile köylerin mahalle statüsüne geçtiğini ve güzergah olan her yerden yolcu alabileceklerini iddia ediyorlarmış. Madem öyle, madem yasa var ve herkes istediği yerden yolcu alabilir yor, o zaman şehiriçi kooperatifinin TOKİ talebine de saygı gösterilmesi lazım. Bu sorunun çözümü için de vatandaşı mağdur etmeyecek çözümler uygulanabilir. Köy yolcusunun tamamı hastane terminal plaj ve merkez yolcusu. Bunu aksatmayacak şekilde köy minibüslerinin gidişi mevcut hali ile korunup ilçeye giriş güzergahı, sahil yolu üzerinden İlkevler Kavşağı – Cumhuriyet Caddesi – merkez olarak belirlenirse büyük oranda çözüm olur ihlaller büyük ölçüde engellenmiş olur.

Bu konudaki bir diğer önemli nokta ise özel halk otobüslerinin ilçe merkezine giriş ve çıkışları ile alakalı. Otobüslerin merkeze girişi ve merkezden servisle yolcu taşıması şehiriçi yolcusunu önemli ölçüde etkiledi ve çarşı – terminal yolcusunu sıfıra indirdi. Bu da şehiriçi kooperatifi için olumsuz etkilenmesi anlamında önemli bir etken. Dolayısı ile kooperatifin bu kuralın esnetilmesi anlamında da bir görüşü var. Daha önceden, yani ilçe terminali hizmete girdiği dönemde halk otobüsleri sadece terminale kadar geliyor, yolcunun merkeze erişimi ise kooperatif minibüsleri ile yapılıyordu. Bu Kocaali’ye gelen yolcuyu iki kez ücret ödemek zorunda bıraktığı için büyük halk tepkisine neden oldu ve karardan dönüldü. Giriş düzenlendi ve ücretsiz servis konuldu. Bu kez de merkeze gelen bagajlı mahalle yolcusu ticari taksi kullanmak zorunda kaldı. Bir tarafın eksiği diğer tarafa kaynak sağladı. Dolayısı ile yeniden böyle bir şeye geçiş yapmak yine halkın talebi doğrultusunda olabilir. Halkın da çift ücret ödeyerek ulaşım sağlamayı benimsemesi biraz zor gibi görünüyor. Burada önemli olan Yeni Mahalle, Karşı Mahalle ve Hızar Mahalle’deki özel halk otobüsü yolcusu. Ve bildiğim kadarıyla şehiriçi kooperatifinin buralara düzenli erişim için gerekli altyapısı mevcut. Yukarıda da söylediğim gibi talep olmadığı için atıl duruyor. Şayet şehiriçi kooperatifi, normal rutlarına ilave olarak terminal ve bahsettiğim üç mahalle arasında karşılıklı ve düzenli rut belirleyip, mahallelerdeki otobüs yolcusunu yürümekten ve servis beklemekten kurtarır ise ve bunu düzenli hale getirip halkı da alıştırabilirse çok değil sadece birkaç ay içerisinde düzen kurulur ve sistem oturmuş hale gelir. Denenebilir mi? Bence denemeye değer. Sağlıkla kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.