Münir Ali Kara, “TMO skandalında durum”

Geçtiğimiz hafta Toprak Mahsulleri Ofisi’nde yaşananları kısmen anlatmıştım. Haberin gazetemizde yayınlanmasının ardından pek çok kişi bize ulaştı ve burada yazmamızın imkanı olmayacak bilgiler verdi.
Yine de yazılabilecek olanlardan birkaçını sizinle paylaşmak istiyorum. Öncelikle TMO tüm alımlarını kamera önünde yapıyor. Randıman ve tartım işlemlerinin tamamı kaydediliyor. Ürünü teslim edenin ve oradaki görevlilerin imzası bulunan müstahsil fişleri hazırlanıyor. Fişin bir nüshası da saklanıyor. Tüm bu işlemler kamera altında olduğu için, görüntüler de saklanmaya devam edildiğinden, aslında soruşturma yapmaya bile gerek yok.
Birileri oturup kamera kayıtlarını izlerse aslında suçlunun kim haklının kim olduğunu çözer. Dolayısıyla sorunun çözümü bizim sandığımız kadar zor değil. Umarız bu soruşturmadan, kurum ve üretici zarar görmez ve gerçek suçlu (ya da suçlular) kimse ortaya çıkar.
Aksu ile kongreye
Ak Parti’de yerel seçim öncesinden bir kazan kaynaması söz konusuydu. Bir kesim Ak Partili, parti içi muhalefette bulunurken bir başka kesim başka parti veya adaylara açıktan ya da örtülü destek verdi.
Bir kesim ise sessizce seçim sonucunu ve ardından yapılacak olan kongreyi beklemeyi tercih etti.
Seçimlerde elde edilen sonucu başarı ya da başarısızlık açısından değerlendiren bu sessiz kesim, kongre sürecinde kendilerine danışılmasını dahası kendi içlerinden birinin genel merkez tarafından aday gösterilmesini bekledi.
Üniversitedeyken bize reklamcılık ile ilgili ilkeler öğretildi. 24 tane tuğla kalınlığında paragraflardan oluşan maddeler yazılmış. 24 maddeyi ezberlemeyen sınavdan geçemiyor. Sınav sonrası aynı zamanda dekan da olan Ahmet Bülent Göksel amfide aklımızdan çıkmayacak bir konuşma yaptı. “Çocuklar görüyorum ki her biriniz maddeleri öğrenmişsiniz. Ancak bir madde daha var. Bu da hayatın bilimle her zaman yan yana gitmediğini gösterir: Satarsa iyidir…”
Şimdi Karasu Ak Parti İlçe Teşkilatı’nda eleştirilecek çok şey olabilir. Zaten Recep Hoca da mütevazı bir insan, mükemmel olmadıklarını kabul edecektir. Karasu Teşkilatı, pek çok ilçede seçim kaybedildiği, ülke genelinde Ak Parti’nin kan ciddi yaralar aldığı yerel seçimi kazandı. Bu durumda Recep Aksu ile kongreye gidilmesinde yadırganacak bir şey yok.
Zaten aday olmak isteyenler ya da görev bekleyenler de içten içe Recep Hoca’nın aday gösterilmesini bekliyordu.
Buna rağmen önceki dönemlerde Orhan Kurtuluş’un, Mehmet Ege’nin aday çıktığı gibi yeni bir isim çıkıp ikinci bir liste verir mi? Onu da önümüzdeki hafta konuşuruz.
Birlik başkanları seçildi
Okullarda okul aile birliği başkanları seçimleri tamamlandı. Bu sene okul aile birliği başkanlığı yapmak çok daha meşakkatli olacak. Alınan ekonomik tedbirler dolayısıyla okullardaki temizlik personelinde tasarrufa gidilmişti. Bu etkinin azaltılması için okul aile birlikleri daha fazla çaba sarf edecek.
Okul aile birlikleri velilerden bağış talep edecek ve destek isteyecek. Haliyle bu sene okul aile birliğinde görev alanlar eskilere göre daha fazla mesuliyet sahibi olacak.
Allah yardımcıları olsun.
HGS’den düşeriz
Karasu’da parkomat uygulaması konuşulmaya devam ediliyor. HGS uygulaması yol kenarında geçiyor ama otopark çıkışları henüz sisteme entegre edilmemiş.
Bir vatandaş ile sohbet ediyoruz. “Allah razı olsun İshak Başkan’dan” diye söze girdi. “Ama bu durum yeterli değil. İlçedeki her şey HGS’ye entegre edilsin. Sadece yol kenarındaki parklar değil, mesela belediye kafeteryasında çay mı içtiniz? Düşsün HGS’den. Ya da başka bir alışveriş mi ettiniz, düşsün HGS’den…”
“Herkesin HGS’si mi var” diyecek olduk, “Pandemi döneminde herkesin HES kodu vardı. Bu da onun gibi bir şey. Gerekirse kolumuza dövme yaptıralım. Okutup geçelim” dedi.
Bir yandan da mantıklı gelmedi değil…
Ne gazeteciler günüymüş
Hemen her mesleğin senede bir günü varken gazetecilere ait senede üç gün var. 21 Eylül de bunlardan bir tanesi.
Pazartesi günü bizi arayan arkadaşımız “Senede kaç kere sizin gününüzü kutluyoruz” yollu takılacak oldu.
Dedim ki, “Evdeki tüm camları silersiniz ama aynayı diğerlerinden daha sık temizlersiniz. Basın da halkın aynası olduğunu iddia eder. Gazetecilere ait günlerin fazlalığı bundandır.” Ancak elbette asıl kutlanılası olan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’dür. Nedenini de o gün geldiğinde anlatırız.
Bize her yer Trabzon
Atatürk 1919 senesinde milli mücadeleyi Trabzon’dan başlatmaya karar verir. Ancak İstanbul’dan Trabzon’a gitmek zaman alacaktır.
Atatürk, yanında inanmış birçok Trabzonlu ile birlikte yola çıkar. Ancak deniz dalgalı, hava bozuk, kayık sakattır. Güç bela Samsun’a kadar ulaşırlar ve artık daha ileri gitmeye de imkan kalmamıştır.
Milli mücadelenin Trabzon’dan başlamasına neredeyse imkan kalmamış, herkes Paşa’nın karşısında çaresiz şekilde boynunu bükmüş, ellerini bağlamış durmaktadır.
Her umutsuzlukta umut olan Mavi Gözlü Dev, milli mücadeleyi Trabzon’dan başlatmaya kararlıdır. Kalabalığın karşısına geçer ve tarihe geçecek şu sözü söyler: Bize her yer Trabzon…
İşte aslında milli mücadelenin aslında Trabzon’dan başlaması da bundandır…
HECATİ: Bize eski günler lazım, yalnız şimdiki aklımızla…






