Arkadaşını iyi seç

 

Bir Arkadaş seni rezil de eder vezir de. Siz hangisini olmak istiyorsanız ona göre seçim yapmak durumundasınız. İyi günler iyi haftalar…

Koyu sohbetler olmasa da muhabbetlerin daha çok sosyal mecralarda yapıldığı bu dönemlerde daha az bir araya gelmeye ihtiyaç duyuyoruz diyebilir miyiz? Kim bilir belki de diyebiliriz. Birçok insan saatlerce telefon, tablet oyununa hareketsiz merakla katılabiliyorsa veya farklı bir insan fevkalade dikkatle ismini duymadığım bir ülkenin yarım yamalak ligi olan veya olmayan bir  futbol takımını takip ediyorsa bu durumu kişinin merakı ilgi alanı bir müddet sonra farklı alanlara kayabilir. İnsan, hayatında tarih, edebiyat, felsefe gibi bazı hususları yaşam tarzı haline getirmesi gerekiyor. Bu kısım dikkatli ama fazla ileri gidilmeden geçilecek bir durum. Gelelim asıl mevzumuza. Bizler aile bireyleri olarak çocuklarımızı yakinen takip etmeliyiz. Saldım çayıra Mevlam kayıra olmuyor! Bunu defalarca örnekleri ile gördük. Çocuğumuzun iletişimde olduğu arkadaşı ile en ufak bir şüpheniz varsa mutlaka çocuğunuzun irtibatını o çocuk ile kesin. Tedbir ve önlem almada birinci derecede sorumlu anne ve baba olarak bizlere görevler düşüyor. TV veya sosyal medyada rastladığımız çeşitli uyuşturucu türlerinin kullanımı, genç yaştaki çocukların bu tuzaklara nasıl düştüğünü herkes bilir ki her biri arkadaş kurbanıdır… Bir ailenin boş vermişliğinin cezasını boş vermemiş bir ailenin çocuğu çekmemeli. Onun için bizler çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlarken kötü bir son hazırlamayalım. Evde mutlaka bir saat düzeni olması gerekiyor. Akşam yemeklerine aile olarak tam sayı katılmak çok önemlidir. Son yıllarda gerçekten bir şımarıklık ve rahatlık hakim bir kısmında. Şimdi o çok rahatlık içinde yaşam tarzı olanlar için anne – babalar iki kez dikkat etmesi gerekiyor, ilgi göstermesi gerekiyor. Çocuklarımıza karşı bizler elimizden geleni yapacağız tedbir kuldan takdir Allah’tan.

Sakaryaspor

Yanılmıyorsam 2001 yılıydı. Antalya Atatürk Stadı’nda Sakarya – Malatya arasında oynanan  Play-Off final maçına gitmek için yola çıktık. Maçı alan süper birinci lige yükselecek. Karasu’dan gerçek manada katılım yüksekti. Haliyle Sakarya’da ve diğer ilçeleri de göz önüne aldığımızda konvoy şeklinde otobüsleri yollarda gördük, mola yerlerinde şahit olduk. O sıcak, klimasız otobüs ile bin bir zahmet ile Antalya’ya vardık. Kısa bir şehir gezisinden sonra stada geldik ve heyecanımız üst seviyedeydi. Geziden bir şey anlamıyoruz diye geldik erkenden aslında. Aklımız fikrimiz maçta çünkü. Sıcaktan yandık, piştik oda! Aynı termometreler bugünkü gibi göstermiyordu sıcaklığı. Hatta ara ara Antalya İtfaiyesi tribünlere tazyikle su atıyordu, alkış ve tezahürat yapıyordu Antalya İtfaiyesi’ne Sakarya ve Malatyalı seyirciler tarafından. Ve hakem ilk düdüğü çaldı, maç başlamıştı. Heyecan dorukta… İnanmıştık maçı alacağız ve döneceğiz. Olmadı maçı alamadık ama döndük hayallerimiz o statta bıraktık. 0 – 0 biten maçta uzatmalara kaldık. Yine gol çıkmayınca penaltılarda 4-2 mağlup olduk. Stattan çıkmamız ile stat çevresinin karışması bir oldu. Otobüse bin bir zahmet binip ve yolun hiç bitmiyor gibi gelmesini yazmayacağım bile. Geçtiğimiz hafta Kocaelispor’a elenmemiz ve buradaki psikolojik olarak yıkımı tahmin ediyorum. Ama şu da önemli, en azından seyirci yoktu. Bir de bizi düşünsenize yüze yakın otobüs insan… Hayırlısı olsun onca yıl geçti bende spor merakı azaldı, fanatiklik bitti gitti. İşin doğası gereği sporda biri kazanırken biri kaybediyor. Doğal olarak bizler de kaybeden taraf olunca üzülüyoruz. Geçtiğimiz hafta Sakarya için bu oldu tekrar kaybettik. Ne diyelim hayırlısı olsun. Umarım başka alanlarda galip gelen şehir oluruz… Hoşça kalın.