Aramızdaki uçurum

 

Ülkemizde bir fiil herkes soruyor neden futbol da başarısızız, neden olmuyor, neden geçici başarılarla kendimizi kandırıyoruz diye? Tecrübelerimize dayanarak bir kaçını sıralamaya çalışayım.

Geri kalmış ve bizi kıskanan ülkeler de bile var, ama bizim okullarımızda beden eğitimi dersi yok. Okul öncesi ve ilkokullarda açık alan oyunları hiç yok. Çocuklar her gün futbol oynayabilme imkanlarından ve düzeninden yoksunlar. Bu yüzden olabilir mi acaba?

Devam edelim…

Şundan olabilir mi? Altyapılarımız yok. Var diyenleriniz olabilir az buçuk doğrudur da. Ama biz de olanlar dostlar alışverişte görsün türünden. Bizdeki altyapı ligleri eziyet gibi geliyor herkese. Altyapılar işlevsel değil, çünkü üstyapı zihniyeti berbat olduğu sürece altyapı işlevsel olmaz. Bu yüzden olabilir mi acaba?

Biraz itiraf niteliğin de olacak ama olsun.

Bizdeki altyapı eğitimcileri, eğitime muhtaç. Antrenörlük bir meslek dahi değil. Hele altyapı antrenörlüğü hiç değil. Özlük hakları yok. Karın tokluğuna çalışıyorlar. Acaba diyorum bu yüzden olabilir mi?

Bitmedi…

Çocuklar altyapılarda yaşlarına ve gelişim özelliklerine göre olması gerektiği zaman süresince eğitim alma problemi yaşıyorlar. (20 yaş ve üzeri antrenman programları U-14, 15, 16 yaş gruplarına uygulanıyor) Dahası adam kayırma ve torpil daha çocuk yaşlarda başlıyor. Spor okullarındaki ücretlere artı olarak bastırıyor parayı ve çocuğunu oynattırıyor hiç hak etmediği halde. Yeter ki kulübe üç kuruş fazladan para gelsin diye acaba bu yüzden olabilir mi?

Daha neler var neler…

Ülkemiz de yetenek gelişimi diye bir şey vardı bizim dönemlerimiz de, unutulmuş gitmiş. Onun yerine yıllardan beri yetenek avcılığı diye bir şey başlatılmış hem de TFF kanalı eli ile.

Acaba bu yüzden olabilir mi?

Tuhafınıza gitti değil mi?

Şu hazin tabloya bakınız. Üstyapı takımlarınızda oynayan altyapı oyuncularının sayısına bakınız. Hele hele kendi kulübünün altyapısından gelip, kendi kulübünün üstyapı takımında oynayan oyuncu sayısına bakınız ve aradaki çelişki farkına dikkat ediniz

Acaba bu yüzden olabilir mi?

Anlık, günlük tek maçlık başarılara odaklanmış bir zihniyetten bahsediyorsak ve destekliyorsak, acaba diyorum bu yüzden olabilir mi?

Mesela diyorum bize has bir oyun kültürü geliştirememekten olabilir mi? Futbolu bir oyun ve kendine has bir oyun şeklinde oynayamamaktan olabilir mi? Oyun terbiyesi (oyunun karakterine bağlılık) oluşturamamaktan olabilir mi?

Ne dersiniz olabilir mi?

Çünkü altyapılar üst yapıyı belirlemez. Üstyapılar altyapıyı belirler ve hayatiyetini onunla sürdürürler.

Üstyapınız neyse altyapınız odur. Her şey içten dışa, baştan ayağa belirlenir. Aşağıdan yukarı şekillenir. İşin biyolojisi, doğası budur. Biz de ise sondan başladığımızdan olabilir mi?

Devam edelim.

2020 Avrupa Şampiyonasında bakın ne oldu çoğunuzun gözünden kaçmış olabilir. Belçika son şampiyon Portekiz’i devirdi ve çeyrek finale yükseldi. Belçika’nın nüfusu kaç milyon biliyor musunuz? On milyon! Şimdi diyecek olanlar var eminim. Bu işlerin nüfusla alakası yok diye. Doğrudur. Bende onu diyorum zaten. Plan program alt yapı ve liyakatle alakası var.

Belçika’nın her mahallesinde futbol okulları yok ve futbol okulları adı altında sömürü düzeni yok. Aylık belli bir para karşılığında futbol okulların da yok. Aramızdaki farka bakın. Bizde spor okullarındaki alınan ücretlerle her türlü imkan karşılanıyor çünkü kulüplerimizin başka hiç bir gelirleri yok. Gönüllü bağışçılar ve bu işe kendini adamış bir kaç iyi adam hariç. Devletin katkısı devedeki bir tüy kadar.

Belçika’da her kulübün alt yapısı ve alt yapı tesisleri var. Alt yapıya veya futbol okullarına parası veya gücü olan, torpili olan değil, yeteneği olanlar giriyor.

Daha da gerçekçisini yazayım.

Velilerden alınan para karşılığında futbolcuları profesyonel yapmıyorlar. Ve en önemlisi, menajerlere boyun bükmüyorlar. Onları zerrece takmıyorlar. Biz de ise kulüpleri nere de ise menajerler yönetiyorlar. Hadi oldu olacak iyice deşelim.

Bizde olduğu gibi abicilik ve aloya önem vermiyorlar. Cumhurbaşkanından bakanlardan, milletvekillerinden, belediye başkanlarından yani en büyük makamlardan dahi telefon gelse bile yani yeteneği yoksa kapıdan içeri bile sokmuyorlar o kişileri.

Ve tabi ki…

Alt yapılarının başında üst düzey futbol oynamış isimler var. O yüzden her sene alt yapıdan A takıma 5 isim monte ediyorlar. 19 yaşında gelişimini tamamlamış futbolculara çok gençsin diyerek ikinci lig, üçüncü lig gibi alt seviye liglere yollamıyorlar, gençleri sahaya sürmekten korkmuyorlar. Kulüp başkanları ihale almak, siyasete atılmak veya tanınır olmak için değil, futbolu yönetmek ve futbolu sevdiği için görev alıyorlar ve o bilinçle kulüplerini yönetiyorlar.

Yani değerli okuyucular futbolu para ve siyasete sokmadan sadece oyun olarak gördükleri için başarılılar.

Futbolu rant kapısı değil spor olarak görürsek, her büyük turnuvaya katılırız ve ülke futbolu başarılı olur.

Ben bir kaç kıyaslama yaptım ama sizler yapmayın. Yoksa o geri kalmış bizi kıskanan ülkelerle kıyas yaptığım için benim gibi komik duruma düşersiniz…

Selam ve dua ile