Başarabilir mi

Yazmasam olmaz.
Karasu Belediye Başkanı Sayın İshak Sarı, geçtiğimiz hafta ilçe basını ile bir araya gelerek “Sahil Projesi” çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
31 Mart 2019 belediye seçimlerinden sonra eski partilisi ve halefi Mehmet İspiroğlu’ndan koltuğu devralan Sarı, ilk aylardaki bocalama dönemini geride bırakmasıyla birlikte gözle görülür çalışmaları dikkat çekti. Özellikle son iki yıl içerisinde ilçe merkezinde ve bazı mahallelerde yaptığı asfalt ve kaldırım çalışmaları sosyal medyada çoğunlukla takdir gördü.
Aslında bu hizmetler belediyelerin asli görevleri arasında yer alsa da Sarı, bunu reklamlaştıracak şekilde “geçmiş belediye hizmetlerine” de gönderme yaparak siyasi ranta çevirdiğini düşünüyorum. Çünkü gerek sosyal medya üzerinden gerekse belediye yayın organı vasıtasıyla kendisi ve yardımcılarıyla birlikte hizmetin yapıldığı lokasyonda görüntü verirken “kıskanmayın ne olur, çalış senin de olur” der gibi mutluluğu gözlerinden okunuyordu.
Haklı mı? Haklı.
Siyasetle gelen biri olarak gelecek seçimi de garantiye alması, normal bir durumdur.
***
Neyse toplantıya dönersek;
İshak Başkan’ın en çok arzuladığı ve yapması istediği hizmetlerin başında gelen “Sahil Projesi” bu yılın başlarında Doğu Karadeniz Caddesi Akkum mevkiinde başlatıldı. Yaz sezonuna doğru bir bölümü bitirilen yolun asfaltlama çalışmaları sırasında yola taşan yapı ve duvarları da yıkarak genişletilmesi sağlandı. Sarı kafasında şekillendirdiği projesini tamamlamak arzusundaydı. Elbette ki bu konuda karşısına bazı engeller çıkacaktı ve çıktı da…
Ancak bunları kimi ikna yoluyla, kimini de hukuk yoluyla çözerek hedefine doğru devam etti. Mevcut güzergahta bisiklet ve yaya yolu yaptı, kimi yerleri de ağaçlandırıp ışıklandırdı. Güzel mi oldu? Evet güzel oldu!
***
Bu çalışmaları yaparken rüzgâr nedeniyle deniz kumlarının erozyonunu önlemeye yönelik kafasında bir plan oluşturdu. Bu plana göre Doğu Karadeniz sahilinden başlayarak limana kadar etap etap beton duvar örülecekti. Bununda ilk etabını yaptı. 1.etap duvar bitirildiğinde öncesinde görüntü kirliliği oluşturduğu gerekçesiyle tepki gösterenlerin sesi çıkmaz oldu. Ne var ki, bu sefer başka sorunlar öne çıktı. Sahil kıyı şeridinin içinde yer alan tapulu arsa sahipleri belediyeyi arsalarının ihlali gerekçesiyle şikayet ettikleri öğrenildi. Valilik kanalıyla yapılan şikayeti değerlendiren Çevre İl Müdürlüğü görevli memurları yapılan tespiti raporlayarak ilgili birime arz etti.
Buraya kadar olan kısmını bir tarafa bırakıp yeniden toplantıya dönelim.
***
Başkan Sarı, sahil projesine yönelik olumsuz rapor hazırlayan Çevre İl Müdürlüğü’nü eleştirerek “Kamu adına yaptığımız işler birilerini rahatsız ediyor” dedi. Ve devamında da, Çevre Müdürlüğü’nü kıyı şeridi içinde kalan kaçak binalara hiç inceleme yapmadan yapı kullanma belgesi vermekle suçladı.
Burada biraz duralım.
Yahu, vatandaş Valiliğe şikayet etmiş; Valilik Çevre İl Müdürlüğü’nden gereğinin yapılmasını istemiş. Çevre İl memurları ilgili yere gelip “Kıyı Kanunu” uyarınca rapor tutmak zorunda kalmış. Belediye lehine rapor tutsa olmayacak. Bu nedenle Çevre İl Müdürlüğü’nü ilgili yerlerdeki yapılara “Yapı Kayıt Belgesi” vermekle suçlamak biraz ironik olmuyor mu? Ayrıca o kurumun yaptığı hukuksuzluk seni haklı mı kılıyor?
Neyse… Başkan Sarı, eleştirilerine devam ederek “Bu tecrübeyle şunu da görmüş olduk. İlçemizde kamu yararına, halk yararına doğru iş yapmak kişi yararına iş yapmaktan 10 kat daha zor. İlçede, kim seçilirse seçilsin arkasındakiler değişmiyor. Biz sahili temizlemek için elimizden geleni yaparken, birileri paçamızdan aşağı çekiyor. Bunlardan yoruldum. İşler rotadan çıkınca kimse beni frenleyemez. Hiç kusura bakmasınlar, yaptığımız işlerde kamu menfaati varsa engel filan tanımam” diyor.
Freni bir tarafa koyarak; bakalım burada kamu menfaati var mı? Var. Peki, vatandaşın arsasına işgal var mı? O da var.
Sayın Sarı demek istiyor ki, “Vatandaş buraya zaten tek bir çivi çakamaz. İşgal ettiğimiz yer varsa kamulaştırıp parasını veririz olur biter.” Biter mi, bitmez mi, onu ilgili kanun çerçevesinde yetkililer verecek diyerek çok daha önemli bir konuya geçiyorum.
***
İshak Başkan sahil şeridini öyle veya böyle işgal etmiş yapılardan kurtaracak bir çalışma başlatıldığını söylüyor. Kayıt belgesi almış, ruhsat almış yapılar ile 675’lik tapulu arsaların takas yoluyla kaldırılması yönünde Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı nezdinde çalışmalar yapıldığını belirten Sarı “50-60 yıllık sorunu çözmek istiyoruz” dedi.
Hah, işte bak bu alkışlanır!
Neden mi? Çünkü, kendi dönemi de dahil gelmiş geçmiş tüm belediye başkanları döneminde zaman zaman yapıların yıkımları gerçekleşse de önünü almak mümkün olmadı. O güzelim kumsal beton mezarlığına dönüştü. Dolayısıyla sahil şeridi içinde yer alan lokasyonlarda bulunan tüm yapıların kaldırılması ancak bakanlık düzeyinde alınan kararla gerçekleşebilir.
Bunu başarırsa tarihe geçer. Başarabilir mi? Neden olmasın? Yeter ki partisi iktidarda kalsın!






