Elinizi sıkı tutun

 

Şu salgın belası başladığı günden bu yana iki toplantı bütün hayatımızın baş aktörü haline geldi. Birincisi bilim kurulu toplantısı ikincisi ise kabine toplantısı ve ardından yapılan Cumhurbaşkanı açıklaması. Zira günlük yaşantımızın tamamının bu iki toplantıda alınan kararlar doğrultusunda şekilleniyor olması ve bundan sonra bir süre daha bu şekilde devam edecek olması bu önemi muhafaza ediyor. Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz Ramazan Bayramı sonrasında yapılan toplantının ardından 17 günlük kapanma süreci esnetilmiş ve sosyal hayat biraz daha serbest bırakılmıştı. Bu hafta da hepimizin gözü kulağı yine Pazartesi günü akşam saatlerinde yapılacak olan açıklamadaydı. Hemen herkesin olduğu gibi biz de bütün dikkatimizi o açıklamaya çevirdik, hem açıklamayı hem de Valiliklere gönderilen genelgenin ilgili makamlar tarafından halka sunulmasın bekledik. Tabi kademeli normalleşme sürecinin ne demek olduğu geçtiğimiz yıldan biliyor ve kısıtlamaların her şeyi öyle ulu orta serbest bırakmayacak şekilde devam edeceğini tahmin ediyorduk. Nitekim beklediğimiz gibi de oldu. Öncelikle hafta içi devam eden kısıtlama saatinin 22’ye uzatılmış olmasının şu günler için pek bir anlam ifade etmediğini belirtmek istiyorum. Zira ilçe bazında değerlendirecek olursak insanlarımızın bu kurala büyük oranda riayet ettiğini gözlemliyorum. Kocaali’de toplum buna uyum sağladı ve kısıtlama saatinden önce sokaklar boşalıyor. Muaf olan vatandaşların haricinde pek kimseyi görmek mümkün olmuyor. Bu ilçemiz adına güzel bir gelişme. Emin olun saat 22’ye çekildi ama en geç 20:30 – 21:00’da Kocaali’de özelikle merkezde her yer boşalacak.

Tabi biz artık yavaş yavaş turizm sezonuna doğru ilerlediğimiz ve sezona hazırlandığımız için cafe ve restoranların durumu merak konusuydu. Haziran ayı boyunca kısıtlı da olsa onların faaliyetine de izin verildi. Elbette iki yıl öncesinde olduğu gibi gece boyu ışıl ışıl kalabalık bir sezon girişi olmayacak ama yine de mevcut şartlar altında iyi bir başlangıç olacağını düşünüyorum. Ve buradan tüm işletme sahiplerimizi tedbirlere uyum konusunda azami gayreti göstermeye davet ediyorum. Kocaali şimdiye kadar Sakarya’nın hem vaka hem de hasta sayısı olarak nüfus oranla en temiz ilçesi olarak geldi ve bu konumunu korumayı başardı. Umarım önümüzdeki kademeli normalleşme döneminde de bir kazaya sebebiyet vermez ve en iyi ilçe olma statümüzü korumayı başarabiliriz.

Dikkat çeken bir diğer mevzu ise nikah ve düğün gibi cemiyetler konusundaki belirsizlikti. Bu belirsizlik de geçtiğimiz Pazartesi günü itibari ile ortadan kalktı. Yine tedbirlere uyulmak koşulu ile cemiyetler düzenlenebilecek. Tabi ülkenin her yerinde olduğu gibi Kocaali’de de bu konudaki belirsizliğin kalkmasını bekleyen yüzlerce gencimiz vardı. Sadece benim yaptığım ajan işi çatısı altında tarihi netleşince teslim etmek üzere aldığım binlerce davetiye siparişim mevcut. Yani önümüzdeki günlerde Kocaali’de ciddi bir cemiyet patlaması yaşayacağız. Burada yine vatandaşımıza büyük görev düşecek. Her zaman olduğu gibi her ne kadar toplu cemiyetler serbest olsa da herkesin kendi tedbirini alması gerektiği konusunda uyarmak istiyorum.

Cumhurbaşkanı açıklaması ve Valiliğin yayımladığı genelgede bizim için önemli olan bir diğer nokta ise üniversitelerde yüz yüze eğitimin 2021-2022 yılı için 13 Eylül tarihi itibari ile başlayacak olması kararıydı. Açık konuşayım beni en çok heyecanlandıran açıklama bu oldu. zira ilçemizde yıllardır özlemini çektiğimiz bir yüksekokul faaliyete geçti. Toplam 113 öğrencisi ile eğitim öğretime bir yıldır devam ediyor ama biz henüz daha bir öğrenci kardeşimizin yüzünü görme şerefine nail olamamıştık. Herhangi bir aksilik olmaz ve vaka sayısında bir patlama yaşanmazsa (ki inşallah olmaz) bu yıl öğrencilerimizi ağırlamaya başlayacağız. Evet, geç oldu biliyorum ama umarım Kocaalimizin eğitimde yükselişi açısından güzel bir başlangıç olur.

Yine aynı konuda bir şeyi paylaşmak istiyorum. Hatırlarsanız birkaç hafta önce yüksekokul inşaatımızla ilgili bir haber yapmış hem de köşe yazımda yer vermiştim. Rektör Mehmet Sarıbıyık’ın inşaatı ziyareti sırasında yüklenici firma yetkililerinin okulu Eylül’den önce (yani sözleşme tarihinden birkaç ay önce)  bitirmeye çalışacakları konusunda bir söylemlerinin olduğunu yazmıştım. Şimdi ilçesini seven bir genç olarak firma yetkililerine seslenmek istiyorum. Kocaali on yıllardır o okulun kapışandan öğrencilerin girip çıkacağı günü bekliyor. Ve içinde bulunduğumuz süreç TOKİ okulunun ardından bu hayalin de gerçekleşmeye en yakın olduğu süreç. Elinizi biraz sıkı tutun. Zira inşaatın birkaç ay daha gecikmesi Kocaali’nin hayalinin bir yıl daha öteye gitmesi anlamına geliyor. Biz yıllarca bu hayalle yaşadık. Bunun mücadelesini verdik. Biliyorum bu işlerde söze değil yazıya imzaya sözleşmeye bakılır, böyle bir zorunluluğunuz da yok ama gözünüzü seveyim bu hayali bir yıl daha ertelemeyin.

SEPAŞ’ı yoklayın

Bu arada aslında hiç hesapta yokken ortaya ilginç bir şey daha çıktı. Yazmadan geçmek istemedim. Malum olduğu üzere Kocaali’de sorunu en fazla olan kurumların başında SEDAŞ geliyor. Önceden aynı çatı altındaydı ama birkaç yıl önce ödeme abonelik hizmetleri gibi mali işlemler SEPAŞ olarak ayrıldı. Yine bu faturalar konusunda büyük tartışmalara sebep olmuştu. Fatura başına yüklü miktarda alınan okuma bedellerinden tutun da akla hayale gelmeyen ilave bir sürü tahakkuk bedeli çokça konuşuldu, çokça tepki aldı. Ancak geçen Pazartesi günü SEPAŞ ile ilgili bir kampanya haberine denk geldim. Yapılan habere göre SEPAŞ, 2021 yılı öncesinden kalan ve icralık olan borçların gecikme faizlerini silip ödeme kolaylığı ve taksit imkanı sağlayan yeni bir kampanya sürecine girmiş. SEPAŞ’a borcu olanlar 1 Haziran – 30 Haziran tarihleri arasında bu kampanyadan ve gecikme faizinin silindiği kampanyadan yararlanabiliyormuş. Malum bu pandemi başladığından bu yana ekonomik durum ciddi oranda sıkıntıya girdi. Kendim de SEPAŞ’a gecikmiş borcu olan abonelerden biriyim. Ve Kocaali’de SEPAŞ’a borçlu yüzlerce abone olduğunu biliyorum. Şayet sizin de varsa mutlaka SEPAŞ’a ulaşıp bu kampanyadan yararlanmayı deneyin. Sağlıkla kalın…