Köşe Yazıları

Batsın öyle özgürlük

Efendim geçtiğimiz hafta kaymakamlığımızın himayesinde ilgili kurumların koordinesiyle yaz sezonu için alınan bazı yasakları hem yazmış hem de haber yapmıştık. İnşaat yasağı ve patpat yasakları Kocaali’de sosyal medyanın da oldukça yoğun konuşlan konularıydı. Tabi orada da yazdığımız gibi iş görür kararlar ama bence yeterli değil. Yine aynı dönemde toplumsal huzurun tesis edilmesi amacıyla ilave iki duyuru daha vardı. Diğerlerine geniş yer verdiğim için onu kaleme alamamıştım. Bu hafta kullanma gereği icap etti.
Malumunuz biz her ne kadar çevremizdeki diğer ilçelere göre asayiş ve kamu düzeni açısından çok daha iyi bir konumda olsak ta zaman zaman canımızı sıkan şeylerle karşılaşıyoruz. Trafik kazası, darp, basit yaralama gibi olayları da gördüğümüz oluyor. Bunların önlenmesi için de bazı tedbirlerin alınması gerekli hale geliyor. Ve büyüklerimizin “Her kötülüğün anası alkoldür” sözü hemen akla geliyor. İşte Kocaali Kaymakamlığı da bunu temel alan bir duyuruyu aslında geçtiğimiz hafta içi yayımladı. Sahil kesiminde özel de olsa açık alanda ve kamusal alanlarda alkol kullanımını yasaklayan bir duyuru yayımlandı. Ben geçtiğimiz hafta boyunca birçok yerde bu kısıtlama konularıyla ilgili sohbete dahil oldum. İnşaat ve patpat yasaklarında pek sorun olmadı ama özellikle alkol yasağı konusunda bazı çatlar seslere de şahit oldum.
Efendim neymiş, idarenin alkole karşı husumeti varmış, özgürlük kısıtlanıyormuş, alkol alan herkesin sahil kenarında alkol alması hem hakkı hem de özgürlüğüymüş falan. Konuyu buralara bağlayanların varlığına şahit oldum. Bir de kendini bireysel olarak savunanlar var. “Biz arkadaşlarla alıyoruz ama kimseye zararımız yok” diyerek sıvı yağ gibi üste çıkmaya çalışanlar var. Hani böyle az daha ileri gitse veya sahilde yasağa uymadığı için yakalansa ve cezai işlem uygulansa sütten çıkmış ak kaşık olacak. Az daha ileri gitse kendisi alkol alırken müdahale eden kolluk kuvvetlerine dava açacak gibi davrananlar da var.
Yok arkadaşım öyle uluorta o işi yapamazsın. Kocaali’de de az sayıda da olsa alkol alınacak mekan var. İhtiyacını orada gönlüne göre gider. Ama milletin hanımı, kızı, çoluğu çocuğu meydandayken gidip öyle kaldırım taşına oturup orayı meyhaneye çeviremezsin. Bu bir özgürlük değil. Bu açıkça başkalarının özgürlüğünün ihlali. Sen ona özgürlük dersen ben de “Batsın öyle özgürlük” derim.
Geçtiğimiz yıllarda alkol kaynaklı birkaç olaya şahit olmuştuk. Sahilde sonu karakolda biten kavgalar olmuştu. Ne olmuştu sonrasında olay hemen sosyal medyaya düştü, basına düştü. Yüzbinlerce insan gördü, okudu, yorum yaptı paylaştı. Kime zararı oldu? Bütün Kocaali’ye. İlçenin itibarının korunması için bu tür olayların kesinlikle engellenmesi gerekiyor. Hele ki biz gelirler listemize fındığın yanı sıra turizmi de eklemek ve bu pastadan daha büyük pay almak istiyorsak mutlak suretle ilçemizin sakin şehir itibarını korumalıyız. Bunu başarmak için de yerel idaremizin ve mülki amirlerin uygun gördüğü tedbirlere uymak zorundayız. Bu bizim vatandaşlık görevimiz.
Nihayetinde konuyu yine ilçemizin toplumsal refahına getirmek istiyorum. Kocaali’mizin huzuru ve güvenliği, ilçemizin itibarı üç beş kendini bilmezin inisiyatifine bırakılacak kadar basit olay değil. Bu bağlamda, mekanda oturunca ödeyeceği adisyonu yüksek bulduğu için büfeden aldığı 2 3 kutu birayı (kimi zaman veresiye) sahilde içip sağa sola aldırmayı, toplumun huzurunu bozmayı, aydınlık ve ilericik sayan bazılarına inat, kaymakamlığımızın aldığı alkol yasağını hem takdir ediyor hem de sonuna kadar arkasında durmamız gerektiğini önemle vurgulamak istiyorum. “Alkol her kötülüğün anasıdır”. Sağlıkla kalın…