Vatandaşın da hesabı var

Vatandaşın da hesabı var
14 Mayıs tarihinde yapılacak olan seçimlerde Cumhurbaşkanı adayları arasında yer alan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığına yapılan itirazları görüşen Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Erdoğan’ın adaylığını onaylayınca bu konuda tartışılan 101.madde şimdilik gündemden düştü.
YSK, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ve Ata ittifakının adayı Sinan Oğan’ın adaylığını onayladı.
Cumhurbaşkanı adaylarının netleşmesiyle birlikte şimdi gözler milletvekili listelerine çevrildi. Listelerin YSK’ya verileceği son tarih 9 Nisan. Bu güne kadar listelerin hazırlanıp YSK’ya verilmesi gerekiyor.
Cumhur İttifakı, uyguladığı ekonomik politikalar nedeniyle yaşadığı oy kaybını telafi etmenin yollarını arıyor. Bu çerçevede, HDP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarmamasından rahatsız olan seçmenin peşinde koşuyor.
*
AKP’li bazı parti yöneticileri, HDP’nin aday çıkarmamasına tepki gösteren bir grup seçmenin Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini belirterek, “HDP’ye oy veren ama kimliğini HDP’de görmeyenler Cumhurbaşkanı adayı çıkarılmayınca rahatsız oldu. Neden Kılıçdaroğlu’na mahkumuz diyenler var. HÜDAPAR’la işbirliği, muhafazakar HDP’lilerin bize daha rahat oy vermesini sağlayacak” yorumunu yapıyor.
Yeniden Refah Partisi (YRP) ile yapılan ittifak, “Z kuşağı” gençlerden ve kadınlardan tepki alıyor.
YRP’nin ısrarıyla, 6284 sayılı kadına şiddetin önlenmesine ilişkin yasada değişikliğin ittifak protokolüne esneterek konulmasının; eğitimli, genç ve kadın seçmenin tepkisine yol açacağı endişesi de dile getiriliyor.
“Siyasette hesapların sadece matematik hesabına göre değil, sosyoloji de dikkate alınarak yapılması gerekir.” Özellikle eğitimli ve genç kadın seçmenin tepkisel oy kullanabileceği unutulmamalıdır.
“İlk kez oy kullanacak 7,5 milyon genç var. 6284 tartışmaya açılmışken bu genç kızlar AKP’ye oy verir mi? Bunları çok iyi hesaplamak gerekiyor.”
*
AKP içinde tartışılan bir başka konu ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay dahil, bütün bakanların milletvekili adayı yapılması.
AKP kulislerinde, önümüzdeki dönemde parlamentoda sandalye sayısının çok önem kazanacağına işaret edilerek milletvekili seçilecek bakanların yeniden kabineye alınması olasılığı düşük görülüyor.
Bakanların aday olmasının, hem bakanlık kaynaklarının seçim sürecinde rahat kullanılması hem de parti örgütlerinin motive olması açısından olumlu yansıyacağı düşünülüyor. Ancak bu kararın en önemli artısı olarak “kabine değişimi” konusunda Erdoğan’ın elinin rahatlamış olması gösteriliyor.
Çünkü, Sayın Cumhurbaşkanı 3-5 bakanı alsa sorun olurdu ama hepsini vekil yaparak elini rahatlattı. Şimdi tüm Kabine’yi değiştirmenin yolu açıldı. Bakanların milletvekili yapılması bakan değişiminin en kolay, en temiz yolu oldu.
*
Muharrem İnce’nin “Memleket Partisi Genel Başkanı” olarak Cumhurbaşkanı adaylığına soyunması kazanacak olmasından uzak görünüyor. Onun amacı olsa olsa Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı alacağı oyun partide güç olarak kullanmasıdır. Dolayısıyla buradaki hesabı; olur ya Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olursa belki CHP’nin başına geçmek olabilir.
Milliyetçi kesimin bir kanadını temsil eden Sinan Oğan’ın amacı da yüzde 10 civarında oy alıp MHP Genel başkanlığının yolunu açmak olacaktır. Çünkü bu seçim yaşı itibariyle Devlet Bahçeli’nin son seçimi olacaktır. Bahçeli’den sonraki süreci bu seçimdeki milliyetçi iradenin belirleyeceğine inanıyorum.
Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hesabı öncelikle seçimi kazanmaktır. İttifak içinde ayrı ideolojik görüşlerde olan partilerle birlikte ve “Emek ve Özgürlük İttifakı” içinde yer alan HDP’nin ve diğer partilerin desteğiyle şansı yüksek görünüyor. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu’nun kafasında bilmediğimiz daha birçok planların olduğunu görmekte yarar var.
Tabi seçimi alabilmek için her ittifak ve partiler kazanmak adına veya başarılı olmak adına çok İnce hesaplar yapıyor. Ancak bu süreçte vatandaşın de hesabı olacak. “Vatandaş 21 yıllık süreçte ekonomik ve sosyal kazanımları enine boyuna tartacak ve kararını da buna göre verecek. Yani asıl hesabı vatandaş kesecek!”






