Spor tesisi yıkımları

 

Bu gün internet haber sayfalarını dolaşırken okuduğum bir haber yüreğimi burktu ve içim cız etti. Gözyaşlarımı torunlarıma göstermemek için kalktım yerimden ve dışarıda yağış olmasına rağmen kendimi attım sokaklara ve gözyaşlarım sicim gibi yağan yağmurlara karıştı gitti… Kimseler de görmedi…

Acele ve o üzüntü ile dışarı çıktığımdan ne şemsiye ne de maske almıştım yanıma. Allah’tan yağmur çok yağdığı için dışarıda kimseler yoktu.

Kural ve kaidelerden ilke ve prensiplerden bahsederken böyle bir hata yapmak olacak iş değildi. Üzüntüme verin değeri okuyucularım.

Ama konuya giriş yapmadan önce şunu belirtmeliyim “futboldan ve siyasetten” bir kere daha nefret ettim.

Ömrünü futbola ve siyasete adamış bir insan, bir spor adamı bunu nasıl yazar değil mi? İnsanın aklı almıyor… Benimde tabi…

Neyse olan oldu bir kere, ben ya da bir başkası futboldan yahut siyasetten nefret etmiş toplumun çok da umurun da sanki…

İstanbul’da bir tesis daha yıkıldı! Yıkıldı yıkılmasına ama yıkanlar benim ve birçok meslektaşımın aynı zamanda da yüzlerce, binlerce futbolcu kardeşlerimin, günümüzde de futbolcu adaylarının bir o kadar da müsabaka oynamış ve oynayacak futbolcuların hayallerini ve umutlarını da yıktılar…

İstanbul’da bu kaçıncı spor tesisinin ve futbol sahasının yıkılması inanın sayısını unuttuk. Yıkanlar uzun yıllar İstanbul’u yerel yönetimler de idare eden zihniyet sahipleri idi. Onlar gitti tam tersi olacak, yeni yeni futbol sahaları ve spor tesisleri yapılacak derken, görünen o ki değişen bir şey yok diyecekken aklıma olayı araştırmak geldi. Çakmakspor yöneticilerini aradım ve işin aslının BŞB ile ilgisi olmadığını öğrendim. Ümraniye Belediyesi işin asıl faili imiş meğerse, yani geçmişteki yönetim zihniyetinin sahipleri kişiler. Spordan bu kadar mı nefret edilir anlamış değilim.

İşleri güçleri yıkmak, yıkmak, yıkmak! Ve tabi ki birilerine rant oluşturmak… Yahu kardeşim her şey rant değil, para pul değil, desen kime laf anlatacaksın kim seni dinleyecek. Adamlar dediğim dedik çaldığım düdük misali kulaklarını sporseverlere kapatmışlar vesselam.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok.

Uzun yıllardan beri Ümraniye ilçesi takımlarına ve Çakmakspor Kulübüne ev sahipliği yapan Çakmak Stadı, Ümraniye Belediyesi ekipleri tarafından yıkılmaya başlandı.

Birçok ilçe takımının antrenman yaptığı, turnuvaların düzenlendiği ve futbola yeni başlayan minik sporcuların futbolcu olma hayali kurduğu Çakmak Stadı artık yok.

Sahaların yetersiz olduğu bu dönemde böyle bir yıkım kararı alınması spor kamuoyunda ilk kez olmasa da yeniden bir şaşkınlığa sebep oldu.

Çakmak Stadı 1982-1983 sezonunda faaliyete geçerken Çakmakspor Kulübü diğer futbol kulüpleri gibi birçok profesyonel futbolcu yetiştirerek Türk futboluna armağan etmiştir.

Şimdi soru şu.

Çakmakspor şimdi ne yapacak?

İstanbul amatör camiasının en güzide kulüplerinden biri olan Çakmakspor kulübün de, yaklaşık 200’ü lisanslı olmak üzere 500 kişilik spor okulu öğrencileri ile Anadolu yakasının altyapıda öncülük yapan kulüplerinden biridir. Bu kulübümüz şimdi nerede antrenman yapacak ve spor okulu faaliyetlerine nerede devam edeceği merak konusu. Dediğim gibi bu durumlar ve spor tesisi yıkımları Başta TFF’nin ve alt kuruluşu ASKF’nin olmak üzere kimsenin de umuruna gelmiyor. Bundan önceki tesisleri yıkılan kulüpler sahip çıkmadıkları gibi. İşin ilginç yanı ise bu suni çim sahanın yıkılmasından sonra, Ümraniye Belediyesi Çakmak Stadı’nın yerine olimpik yüzme havuzu yapılacağı belirtmiş. Eğer bu doğru ise yoksa kime rant sağlayacağı zaten yıkılmadan çok önce hesap kitap edilmiştir. Yani durum şu. Özlü sözle belirttiğimiz gibi “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.”

Velhasıl yazık oldu Çakmakspor’a ve Türk futboluna. Aslında bir yıkımlar ne ilk ne de son olacak. Ama olan sadece Türk futboluna olacak. Selam ve dua ile…