KarasuKöşe Yazıları

Sonuç ortada

Orta Asya gezimizde çarşı pazar gezerken bayanların çok iyi Anadolu Türkçesi konuştuğunu gördük. Aynı maharet erkeklerde yoktu. Sebebini sorduğumuzda bayanların Türk dizilerini seyrettiğini akıcı Anadolu Türkçesi konuşmalarının sebebinin bu olduğunu öğrendik. Ardından da Kazak Türkü Sosyolog Raushan Birmagambetova Türk dizileri hakkında çarpıcı iddiada bulundu: “Türk Dizileri İnsanları Yozlaştırıyor.’’  Dizilerde sürekli olarak aldatma, saldırganlık dedikodu ve şiddet konularının işlendiğini söyleyen Sosyolog Birmagambetova insanların bu konuları özümseyerek normalleştirdiğini belirtti. Bu tür içeriklerin zararlarını vurgulayan Birmagambetova, sürekli bu içeriklere maruz kalan izleyicilerin kültürel zehirlenme yaşadığını kaydetti.
Yıllar önceki Azerbaycan seyahatinde görüştüğüm baba Haydar Aliyev’in danışmanlarından İbrahimova , kapılar açılınca Türkiye’den pek çok kişi geldi biz gelenleri abimiz gibi görüp kapılarımızı açtık. Gelenler kendileri kapılarımızı açtığımız evlerimizde kızlarımıza kadınlarımıza sarkıntılık ettiler. Ticaret yapıp aldıkları malın veya hizmetin karşılığını ödemediler. Bunlar yetmezmiş gibi bizleri de küçümsediler. Bu durum Türkiye’nin ve Türk halkının bizdeki imajını çok sarstı. Çevremize bunun böyle olmadığını gerçekte Anadolu halkının bu olmadığını bu durumu fırsat bilenlerin kısaca ipini koparanların geldiğini anlatmaya çalıştık. Ama sonuçta güvenler sarsıldı.
Tv haberleri, gazete sayfaları aksiyon filmi gibi. Trafikteki kavgalar, hastane de doktoru, okulda öğretmeni darp etmeler, kuyumcu soygunları, sokak ortasında mafyavari çatışmalar..
Dindar nesil yetiştirmek için yola çıktık geldiğimiz nokta ortada. Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Sayın Kuçuradi, bir ülkeyi ülke insanını dönüştürmenin en az 15 yıl alacağını söylemiştir. Eğitim sisteminde bugün yapılan olumlu bir değişimin sonucu 15 yıl sonra kendisini göstermeye başlar. Eğitim kurumu tüm kurumların temelidir.
İyi bir doktor, iyi bir yargıç, iyi bir mühendis, vb yetiştirmek istiyorsanız önce eğitim kurumunu ihya etmeniz gerekir. Aynı şekilde iyi bir anne, iyi bir kardeş, iyi bir baba, iyi bir arkadaş istiyorsanız yine eğitim kurumunu ihya etmeniz gerekir. Kısaca tüm kurumların temeli önce aile sonra eğitimdir.
Aileyi tv dizileriyle tv dizilerindeki karakterler ve bilinçaltı verilen mesajlarla mahvettik. Bugün evlilik yaşı çok ilerledi önce evlenmek için nikah dairelerine başvuranlar daha sonra soluğu mahkemelerde alır oldu.
Eğitim kurumunda ise bir türlü istikrarı yakalayamadık. En gelişmiş ülkelerde örneğin Japonya’da lise eğitimi zorunlu değilken biz zorunlu hale getirdik. Bu alanda sürekli sistem değişiklikleri yaptık. Özgür birey yetiştirelim sevdasıyla yola çıktık. Elimizde avucumuzda sorumsuz lakayıt dünya yansa bir kalbur samanı yanmayacak anlayışında bireyler kaldı.
Sonuç olarak madden biraz zenginleştik. Giysilerimiz çeşitlendi, araç gerecimiz çoğaldı. Ama sosyal ve manevi değerlerimizi kaybettik. Bu değerlerimizin yerine geçecek, toplumsal kontrolü sağlayacak hukuk kurallarını da ihdas edemedik. Hep beraber elde ettiğimiz sonuç ortada.