Köşe Yazıları

ŞİDDET VE SOSYAL MEDYA TERÖRÜ

Bizde ülke olarak iyileşmesi çok zor ve çaresi bulunmayan bir hastalıklar var.
Şiddet şiddet şiddet.
Sadece futbol sahalarında olsa, “alışığız” der geçeriz ama takım sporlarının ve bireysel sporların yapıldığı  her ortamda bu şiddet durumu hakim.
İki gün önce Trabzon’da yapılan bir boks müsabakasında hem ringde hem tribünlerde birbirlerine girdi, seyirciler, antrenörler, boksörler…
Şiddetin bir başka boyutu ise sosyal medya terörü. Ne galiz küfürler akla hayale gelmeyecek şiddet görüntü paylaşımları, iftiralar, montaj videolar aldı başını gidiyor.
Hiç bir kurum kuruluş bu gidişata “dur” diyemiyor, herkes kendinden korkuyor, “aman koltuğumdan olurum” diye gıkını çıkaramıyor ne soruşturma açılıyor ne ceza alan var ne de başka önlem.
Ya arkadaş düşünüyorum taşınıyorum, okuyorum araştırıyorum, yetmedi soruyorum, soruşturuyorum, yetmedi yetmiyor sebebini bulamıyorum. Sanki gizli bir el millet olarak genetik yapımızla oynadı. Huyumuz suyumuz, tavrımız davranışımız, şeklimiz şemalimiz değişti.
Eskiden de vardı bu tür anlaşılmaz karakter oynamaları ama son yirmi dört yılda inanılmaz derecede sarsıntılar yaşıyoruz.
Ne hallere düştük bakar mısınız!
Kibir bizde, şiddet bizde, gaşsalaklık bizde, egoizm bizde, ihtiras bizde, adaletsizlik bizde. Liyakatsizlık, vicdansızlık bizde, merhametsizlik, çıkarcılık bizde. Bananecilik, adamsendecilik bizde. Torpil, adam kayırma bizde. Suç işleyeni saklama, delilleri yok etme bizde. Bizde bizde bizde…
Hastalık mikrobu gibiyiz.
Her yere bulaşma derdindeyiz. En basit anlatımıyla  maalesef durum bu…ve daha da vahim boyutlara doğru ilerliyor.
İnternette gezinirken, bir diyanet görevlisinin açıklamasına denk geldim. Diyorki;” torpille işe girmek günah ama girdikten sonra o işyerinden maaş almak helal…”
Bir akademisyen ve bir ilahiyatçı bu şahıs. Yanlış anlamayın ben dine diyanete karşı değilim ama bu şahıs gibi masum insanları dini motif ve yalan yanlış, kaynaksız bir takım söylemlerle onları hem maddi hem manen kandırıp, kendini “din adamı” diye lanse eden ve inançlı insanları kandıran “Dinbazlara” karşıyım ve hep de karşı olacağım.
İşte bu kişiler yüzünden sahip olduğumuz bütün insanı ve vicdani değerlerimiz yok olup gitti.
Biz toplum olarak kendi işimizde sanki sıfır hatayla çalışıyormuşuz gibi, sanki aile içinde, iş yerinde herhangi bir arkadaş grubunda bile hiç bir sorun yaşamıyormuşuz ve dört dörtlük insan, adam ya da inançlı kişilermişiz gibi hep başkalarından sıfır hatalı iş bekliyoruz.
Değerli okuyucular bu durum, siyasette de, futbolda  böyle, bürokraside de böyle, ticarette de böyle velhasıl, hayatımızın her alanında böyle.
Bu haftaki köşe yazıma geçtiğimiz haftada Karasu’da oynadığımız ve 2-0 mağlup olduğumuz müsabakayı ve ilçemiz adına hiç de hoş olmayan ve son haftalarda ilçemizi en iyi şekilde  temsil eden Karasuspor’un başarılarını yazmak varken ve tam da bunu dillendirecekken, altyapısı misafir takımın evinde oynadığımız müsabaka sonrası, Karasuspor’a karşı yaptığı futbol dışı eylemler olmasına karşı, Karasuspor takımının sadece bir kaç kişilik birkaç kendini bilmezin sportmenlik dışı davranışları koskoca bir camiaya çok büyük zararlar vermekte ve bu durum görmezden gelinmektedir.
Yine öyle oldu ilçe bazında da tıpkı ülkenin genel durumu gibi, sosyal medya yalan yanlış iftiralarla karalamalarla doldu taştı, herkes her şeyi kendi kafasına göre yazıp çiziyor maalesef.
Karasuspor’da genç bir başkan ve genç bir  kadro ile işe başlayan ve tesisleşmeyi hedefleyen, öze dönüş için karasudaki sporculara kapısını açan ve başarılı hamleleri, aldıkları iyi skorlarla geliştiren bu ekip çalışmasına birileri çomak sokmaya çalışıyor.
Bunları yapanların “organize” bir şekilde hareket ettikleri Karasu ilçesi sporseverlerin genel kanaati olduğunu yazabilirim. Benim kanaatimde o yönde. Geçtiğimiz yıllarda Hasan Özkan Başkan’a yapılan haksızlık ve hukuksuzluklar hız kesmeden yeni ekibe karşıda devam ediyor.
Ne bu kin ne nefret?
Bu konuyu çok daha geniş bir şekilde ele alıp yazacaktım ki, sosyal medyadaki yazılıp çizilenleri okuduktan sonra vaz geçtim.
Elli yıllık bir futbol uzmanı olarak, bir futbol maçı sonrası şu sosyal medyada yazılanlardan hakikaten iğreniyorum, tiksiniyorum, kusasım geliyor.
Bu sosyal medya denilen ve herkesin kafasına göre at koşturduğu bu ortam, aleni bir iftira atma ve mesnetsiz dayanaksız, başı boş bir alan ve herkes birbirine sallayıp duruyor….
İnsanların haysiyetlerini, onurlarını, emeklerini, mesailerini, bu kadar rencide etmekten utanmayanlar, ne insanlardan utanırlar, ne de Allah’tan korkalar.
Allah bizim müstahakımızı versin e mi?
Sağlık ve esenlikle…