Nevşehir’den Karasu’ya bir yol

 

Ekonomik durumu çok iyi, aynı zamanda dürüst bir kişilikti. Sakarya’da, saygıyla anılan, eşraf bir ailenin, sevilen, sayılan bir çocuğu olarak, İl Başkanı olmuştu…

***

İl Başkanlığı sürecinde, Sakarya’da, AKEPE iktidarının tüm kurum ve kuruluşlarına hakim olduğu dönemde, müthiş muhalefet yapıyordu…

***

En çok okunan birkaç gazetede verdiği demeçlerle manşet oluyor AKEPE’nin uykuları kaçıyordu…

***

Hatta bir gün, Karasu Belediyesi’nde yolsuzluk iddiaları duyumları sebebiyle, Sakarya’nın en yüksek tirajlı gazetesinde “Karasu’dan Pis Kokular Geliyor” demeci ile ürküttüğü, benim de, dostum olan AKEPELİ Belediye Başkanı, bu manşet haberle ilgili benimle görüşerek; “Abi, şu Başkana söyle, bildiği bir şey varsa söylesin. Yoksa beni böyle töhmet altında bırakıyor, herkesin bir şerefi, onuru var” diyor, ben de, Sakarya’ya gidip, İl Başkanına söylüyorum…

***

İl Başkanı da bana; “Sen bizim güvendiğimiz bir partilimizsin. Sana, 15 gün müsaade. Git araştır, şu adamların yolsuzluklarını” diyor. Ben de, partimden habersiz, gizli bir araştırma yapıyorum… Bazı, Belediye Meclis üyelerinde, birkaç yanlış, usulsüz işleri yakalıyorum ama Başkanla ilgili, bir şey bulamıyordum o günlerde.

***

Sakarya İl Yönetimine, bu hususta, yazılı olarak verdiğim brifing ile olay Karasu için böylece kapanıyordu. Yalnız, bir gerçek vardı. Sakarya Büyükşehir ve İlçe Belediyelerini, korku almıştı, yaptığı yerinde cesur muhalefetle…

***

Bir gün, kendisine dedim ki; “Başkan… Çok zenginsin, üstelik piyasada nazik ve kaygan bir ticari faaliyette bulunuyorsun… Korkmuyor musun bu AKEPE’den? En yakın örnek, Cem Uzan… Yerle bir ettiler, yok ettiler, Türkiye’nin en büyük ve köklü varlıklı ailesini… Allah göstermesin hiç istemem ama seni de kötü yaparlar” dediğimde, Sen, hiç merak etme… Ben önlemlerimi almışım” dedi…

***

Sakarya’da, milletvekilliği için en garanti adaydı… Ekonomisi, ailesi, muhalefetteki en güçlü partisiyle, seçilmesi garantiydi… Seçimlere bir yıl kala bir gün, sağ kolu, can paresi, tek oğlu İstanbul’dan gelen, “Özel Polis ekiplerince”  evden alınarak sorgulanmak üzere İstanbul’a götürülüyordu… Tabii ki Sakarya, çalkalanıyordu…

***

İl Başkanının can paresi, biricik oğlu kimi kara para, kimi yanında çalışan bir kıza tecavüz, gibi çok adi suçlarla, suçlanıyor, parti mensupları da, bu kötü suçlamalara, çok üzülüyorlardı…

***

Bir ay geçti, iki ay geçti, dedikodu ile her şey söylendi… Bu arada, “İl Başkanı” dostumun da, nefesi kesilmiş, demeçler falan kalmamış, yürütülen “Kara Propaganda” ile AKEPE ve yandaşları, ortama, hakim olmuştu…

***

Sakarya’daki partililer de, rahatsız olmuşlar onlar da bir zamanlar ölümüne arkalarında oldukları “Başkanlarına” sahip çıkamıyor, hatta bazıları Başkanın istifasını istiyorlardı.

***

Başkan ise, bütün bunları biraz geri çekilerek seyrediyor, suçlu olmadığına inandığı, oğlunun yanında duruyor, haklılığına inanıyor, istifa etmiyordu…

***

Fakat parti içerisindeki muhalifleri, Genel Merkezi arayarak, “Sakarya’da başımız önde eğik dolaşıyoruz, bu durumu düzeltin” diye Genel Merkezi baskılıyorlardı…

***

Genel Merkez de, çok inandığı ve güvendiği, İl Başkanına kıyamıyor, sabrediyordu… Nihayet, baskılara dayanamayan Genel Merkez, soruşturma neticesini beklemeden, İl Başkanına telefon ederek; “İstifa et, yoksa biz seni görevden almak zorunda kalacağız” diyor…

***

Ve “Güçlü, haklı, yürekli ve dürüst başkan istifa eder… 3-4 ay sonra da çocuğu, hiçbir suçu olmadığı için, serbest kalır. Ve o yürekli ve değerli başkan bir daha, çok sevdiği “Parti” ve “Siyasetin” artık ne semtine uğrar ne de kapısının önünden geçer…

***

Genel Başkanları ve milletvekillerini, evinde ağırlayan Başkan, o günden sonra partisinin, ne bir toplantısına, ne de bir faaliyetine katılır…

***

Sakarya’dan Nevşehir’e geçelim… Geçen hafta AKEPEli Nevşehir Belediye Başkanı, seçilmeden önce, çok sevdiği halkı ve ili için; “45 yaşındayım ve 45 yaşında bir kardeşinizi, bu şehre, feda edeceğim” söylemiyle göreve gelmiş, gecesini gündüzüne katarak; “18 aydır, yumuşak yatakta yatmadım, tek kuruş boğazımdan aşağıya inmişse, Rabbim boğazımı kurutsun, bugün canımı alsın” gibi iddialı sözler söyleyerek ve de kendinden önceki AKEPELİ Belediyenin, yolsuzluklarını “Görmedim-Duymadım-Bilmiyorum” demeden araştırılması yönünde, yol vermek isteyince, Genel Merkez karşısına dikiliyordu. “Biat kültüründen” geldiği için dürüst ve idealist başkan, kendi partisindeki yolsuzlukları kamuoyuna açıklayamıyordu… Fakat Genel Merkez de, bu iddialar karşısında, görme, duyma, konuşma taktiği uyguluyor, Başkan da büyük rahatsızlık duyuyor gözüne uyku girmiyordu… Ve nihayet, Genel Merkeze karşı duramayarak, can verdiği halkına; “Hakkınızı helal edin Gurban olduğum Nevşehir” gözyaşlarıyla istifa ediyordu. (Tıpkı Sakarya İl Başkanı gibi)

***

Ve Karasu… İddia ediyorum! Çok yakın bir zaman sonra da, Karasu Belediye Başkanı da, istifa edecek, aynı sebeple…

***

Zira… Kendinden önceki AKEPELİ Belediyenin, ayyuka çıkan yolsuzluklarına ilçe başkanı olarak karşı çıkmış ve yazılı olarak genel merkeze bildirmesine rağmen Genel Merkez işin içerisinde Tayyip Erdoğan’ın kayınbiraderi ve bazı yandaşların da, olması sebebiyle, bu yolsuzluklara o dönem göz yummuş, Belediye Başkanını, soruşturmanın sağlıklı yapılabilmesi için, görevden almamış ve bir daha kendisini Belediye Başkan Adayı yapmamıştı…

***

AKAPELİ Belediye Başkanı daha sonra, BBP’ye geçerek, tekrar aday olmuş, ama kazanamamıştı. Ve ortaya saçılan, yolsuzluklar mahkemelere intikal etmişti…

***

Ve açılan mahkemeyle, yavaş yavaş sonlara doğru gelirken Başkan İshak Sarı yapılan yolsuzlukları örtme ve saklama gibi bir yola gitmediği gibi, hararetle, önceki Belediye Başkanını suçluyordu, bunun ucu Genel Merkeze uzansa dahi.

***

Bir gerçek var ki; “Dedesinden, babasından ve kendisini de öğrencilik dönemlerinden tanıdığım Başkan İshak Sarı, (her ne kadar, siyaseten, çok ayrı dünyalarda olsak da), “Dindar, dürüst ve harama el uzatmayan” bir kişilik. Mahkemelere intikal eden bu yolsuzluk dosyaları için “tüyü bitmemiş yetimin hakkı” aklına geldikçe,  taraf olmak isteyecek ve ucu yukarıdaki “Amcalarına” dokunacağı için, aynı Nevşehir Belediye Başkanı gibi baskı altına tutulacak ve maalesef bu haram lokmayı yutamayacağı için “istifa edecek” ve Sakarya “il başkanı” gibi bir daha siyaset kapısının önünden geçmeyecek…

Dürüst ve namuslu insanlar, Nevşehir Belediye Başkanının, perde arkasındaki yaşanan bu gerçekler ile maalesef Sağ-Sol, Akepe-Chp hiç fark etmiyor. Bu kirlenen siyaset dünyasında nefes alamıyor, boğuluyorlar…

***

Ama bu böyle gitmeyecek… Mutlaka, kısır, çaresiz ve halkın fakirleşmesine karşı, umut olabilecek “Güneş” çok yakın bir zamanda yine, doğudan doğacak, halk da kendi gibi, kendi içinden çıkacak bu umudu yeşertecek, “Güzel Ülkem” bu kısır döngüden kurtulacak inşallah…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.