Nass ekonomi

Neden böyle bir başlık kullandığımı bilmeyenler olabilir.
Sayın Cumhurbaşkanı, 17 Kasım grup toplantısında faizle ilgili yaptığı konuşmanın içeriğinde böyle bir sözcük kullandığı için önümüzdeki dönemde muhtemelen “Nass” ekonomiye geçileceğini düşünüyorum.
Neden mi? Çünkü;
Sayın Erdoğan, konuşmasında “Faizi savunanlarla yol yürümem” dedikten sonra bir ekleme yaparak suçlamanın dozunu artırdı. Bir cümle daha etti:
“Bu konuda nass ortada, nass ortada olduğuna göre sana bana ne oluyor. Olaya buradan bakacağız ve ona göre de adımımızı atacağız.”
***
Nass; İslam fıkhında “açık ve sarih hüküm” demek. Arapça karşılığı itibarıyla da “malum, aşikar, yasal karar ve kesin emir” anlamlarına geliyor.
Yani, Sayın Cumhurbaşkanı faizin iyi bir şey olmadığına dair kesin hükümlerin olduğuna işaret ediyor.
Buraya kadar olan açıklamada bir aykırılık yok. Tamam da 20 yıllık yönetim sürecinde neden bugün böyle bir kavram ortaya çıktı.
Peki, bu güne kadar nasıl bir ekonomi modeli kullanılıyordu?
İsterseniz buna, “Tek Yetkili Serbest Ekonomi Modeli (TEYSEM)” diyebilirsiniz. (Teyzeden aklınızda bulunsun)
Ben ekonomist değilim. Sadece geçmişten gelen tecrübelerimi ve ekonomik verileri içeren bilimi kullanıyorum. “Aslında ekonomist olmak için okumak yetmiyor, kitabını da yazmak gerekiyor. Ancak dikkat edin, ehliyetli birine yazdırın!”
***
30- 40 yaş üzeri vatandaşlar 2002 yılı öncesi ekonomik modellerin başımıza ne yıkıntılar açtığını biliyordur herhalde…
Elbette… O dönemlerin kendine has, birtakım siyasi konjenktürden gelen gerekçeleri olmuştur.
Elbette… Geçmişten ders alarak bu güne bakmalıyız.
Bugün; “Nereye gidiliyor?”
Türkiye Merkez Bankası 18 Kasım tarihinde haftalık repo faizini yani ekonomi diliyle (politika) faizini100 Baz Puan indirimle yüzde 15’e çekmişti.
Vay! Sen misin indiren?
Türkiye ekonomisinde birden “Hans, Corch” fırtınası oluştu. Her kafadan ayrı bir yorum. Kimi eleştirdi, kimi savundu…
Peki, fırtınayı durdurduk mu?
Hayır! Aksine faizi indirdiğimizle kalıp, iki taraftan da zarara uğradık. Merkez Bankası müdahalelerine rağmen döviz daha da yukarıya çıktı.
***
Buna rağmen dünya sıralamasında en yüksek faiz ödeyen ilk 10 içindeki yerimiz korunuyor.
Dünya sıralamasında zirvede Zimbabwe (60) yer alırken, ilk 10 sırada Venezuela (56,86), Arjantin (38), Yemen (27), Angola (20), Liberya (20), Sudan (18,3), İran (18), Haiti (17) Güney Sudan (15) ve Türkiye (15) var.
Oysa hayatınızda adını bile duymadığınıza inandığım Afrika ülkeleri; Yeşil Burun (0,25), Komorlar (0,94), Mauritius (1,85), Seyşeller’de yüzde (2) faiz uygulanıyor.
Birde Asya ülkelerine bakalım:
Kamboçya (0,61), Bahreyn(1), Malezya,(1,75), Filipinler’de (2).
Avrupa ülkelerinde sıfır ve eksi faiz veren ülkeler de var.
***
Bütün bunlar geçmişten gelen serbest ekonomi modelinin getirdiği sonuçlar olduğu varsayımına dayanılarak yeni bir ekonomi modelinin (NASS)’ın neler getireceğini şimdiden tahmin etmek mümkün değildir.
İlk tepkiler fırtınayı oluşturdu ama sonrasını da görmek gerekiyor. Şöyle de denilebilir: “Rüzgar eken fırtına biçer!”
Esasen hiçbir ülke faizin yüksek olmasını istemez. Ne var ki ekonomik dinamiklere göre piyasanın dengeleyici unsuru oluyor. Bu tür kararlar ekonomisi gelişmiş ülkelerde de yaşanıyor.
Faizin yüksek olması elbette yatırım ortamını bozar. Ancak, dolarizasyon da enflasyonu bozar. İki ucu pis değnek gibi. Burada karar vericilerin tercihi önemli…
***
Geçtiğimiz cuma günü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim ayı işsizlik verilerini açıkladı. “Genel İşsizlik” yüzde 11,2 olurken, “Geniş Tanımlı İşsizlik (atıl işgücü)” yüzde 22,8’e çıktı. Verilere bakıldığında özellikle “Genç İşsizlik” yüzde 20’nin altına inmediği görünüyor. İşte bu noktada “İki ucu pis değnek” dememin nedeni burada saklı. Çünkü, faiz artırımı da, dolarizasyon da işsizliğin en büyük gerekçesi.
Tam da bu noktada Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın topluma Bakara 155.ayetiyle mesajı çok tartışıldı. Neyse buraya girmeyeyim!
***
16 Aralık Perşembe günü Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu Faiz Toplantısı yapılacak. Medyan beklenti 100 Baz puan daha indirilmesi yönünde. Sürpriz faiz artışı olursa da şaşırmam ama şimdilik mümkün görünmüyor. Bunun ne anlama geldiğini geçtiğimiz ay yapılan100 Baz Puan indirimde gördük. Yeni durumun neler getireceğini de öngörmemek mümkün değil.
“Sonuçta, 20 yıl öncesinden 20 yıl sonrasına geldiğimiz yer burası. Yeni Ekonomik Model (YEM)’e ayetlerle başladık ayetlerle devam ediyoruz. Bundan sonrası NASS’a bağlı!“






