Köşe Yazıları

Münir Ali Kara, “İletişim sorunu”

Karasu’da Kibar Holding tarafından bir güneş enerji sistemi kurulması gündeme geldi. Şimdi sorulması gereken iki soru var: Birincisi bu yatırımı aynı firma, ülkenin hatta ilçenin farklı bir yerine yapsa bu denli büyük bir tepki olur muydu? Bence olmazdı.

İkinci soru, aynı yatırımı başka bir firma yapsaydı tepki gösterilir miydi? Muhtemelen bu sorunun yanıtı da “hayır!”
Firma bir basın açıklaması yaptı. Bunu manşette verdiğimiz için yeniden burada yazmaya gerek yok. Ama diyor ki firma özetle, “Biz araziyi teslim alamadık ki yatırım yapalım. Sürecin aksamasında işlemeye devam eden yargı süreci etkin. Arazi bize teslim edilse biz yatırım yapmaya hazırız…”
Bunun dışında sanayi yatırımcıları dünyanın her yerinde teşvik alır.
Şimdi size gözümle gördüğüm birkaç detay aktarayım. Karasu’ya doğalgaz gelmesinin ana etkeni hiç şüphesiz ki Gazi Metal’in burada olması. Zira bu firma, yaz aylarında Karasu’nun kullandığı kadar doğalgazı kendi başına kullanıyor.
Peki Gazi Metal’in Karasu’ya gelmesinin temelinde ne yatıyor? Kibar Holding. Aralarında akrabalık bağı da bulunan bu firmaya Karasu’yu tavsiye eden Kibar. Yani dolaylı yoldan ilçeye doğalgaz gelmesinin nedeni Kibar Holding.
Yıllardan bu yana bitirilemeyen bir liman hikayesi vardı. Hatırlarsınız. Firmalar batıyor, ihaleye kimse girmiyordu. Sürecin uzamasına son vermek adına ihale sürecini yeniden başlatan ve ihaleye teklif veren firmalar arasında Kibar Holding de bulunuyordu. Bu firma limanın tamamlanmasında da bu şekilde rol oynamış oldu.
Yine halen tamamlanmayan Karasu Demiryolu Projesi için firma kendi cebinden milyonlarca dolar para harcadı ve bu projenin en büyük takipçisi konumunda.
“Bana ne faydası olacak” diye düşünebilirsiniz. Bu firma, benim de içinde bulunduğum Karasuspor yönetimine o zamanın parası ile yüzlerce bin lira katkı sağladı. Almayı planladığı alanın önündeki 750 dönümlük araziye 2007 yılından bu yana kira ödüyor ve bu gelir Karasu’daki kurumlara katkı sağlıyor.
Ha bu arada…
Kibar Holding kendisine teslim edilmesi planlanan arazi için defalarca proje hazırladı ve teşvik hak etti. Ancak bu teşviklerin hiçbirini alamadı. Çünkü yatırım yapamadı.
Firma tüm bu yaşadığı süreci Karasulularla paylaşmadığı için, bunun siyasi olarak kullanılabileceği ihtimalinden dolayı açıklama yapmadığı için eksik kaldı. Buradaki insanlar da zamanla bu firmaya içerlenir oldu.
En başında söylediğimiz noktaya gelindi. Yani başka bir firma Karasu’ya GES yatırımı yapsa (ki hiçbir aklı başında insan güneş enerji sistemine karşı gelmez) belki de kimse ses çıkaramayacaktı.
Aynı firma gidip başka yere yatırım yapmaya kalksa orada da hiçbir sorun yaşamayacaktı. Ama iletişim eksikliği sonucu böyle bir kriz yaşandı. Dileriz bu davranış bir hayra vesile olur ve Kibar yatırımını ilçeye yapar. Sonunda hem firma hem de ilçe kazanmış olur.
Yoksa iki testi birbirine çarparsa biri kırılır ama diğeri de eskisi kadar sağlam kalmaz.
Fındığın yeni rotası Hindistan
Karadeniz Fındık İhracatçıları Birliği fındık için girişimlerde bulunmak üzere Hindistan’daki fuarlara gidiyor. Birlikten yapılan yazılı açıklamada “Hindistan’a yönelik fındık ihracatımızın artırılması amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve Karadeniz ile İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri tarafından yürütülmekte olan tanıtım projesi hız kesmeden devam ediyor.  27 Ağustos’ta Yeni Delhi Büyükelçiliğimizde verilen resepsiyon ile başlayan tanıtım projesi çerçevesinde, festival sezonunun başladığı Eylül ve sonrasında çok sayıda faaliyet gerçekleştirildi. Bu dönemdeki etkinliklerde, başta Diwali olmak üzere çeşitli Hint festivallerinde kuruyemiş ve tatlıların kişiler arasındaki geleneksel hediyeleşmelerde yoğun olarak kullanılmakta olması dikkate alınarak Türk fındığını bu kültürün bir parçası haline getirmek amaçlandı” denildi.
Hindistan’ın nüfusu, sos ve baharata düşkünlüğü göz önüne alındığında bu pazarın oldukça kıymetli olduğu gün gibi ortada.
Devlet tarafından da desteklenen bu projenin ilk etapta 2027 yılına kadar devam edeceği ifade edildi.
Alıcısı çok olan ürünün fiyatının yükselmesi de ekonomik bir gerçek.
Ne diyelim. Hadi inşallah…
Kumar ve uyuşturucu
Kullandığımız iletişim araçları sayesinde hayatımız kolaylaşıyor. Ama her ilacın bir de yan etkisi oluyor. Cebimizdeki telefonlar sayesinde suça karışmak da kolaylaşıyor.
Yapay zeka sayesinde önümüze çıkan reklamlar, ünlü isimlerin kullanılması falan insanların aklını alabiliyor.
“Kumarcının kumarcıya senede bir lirası geçer, asıl kazanan hep kasadır” sözünü hatrında tutamayanlar bu bataklığa kolay düşüyor.
Çevremizde öyle nitelikli insanlar bu batağa çekiliyor ki “Bu kadar da olmaz” diyorsunuz. Onun için evlatlarımızla sürekli iletişim içinde olmalıyız. Dostlarımızla zaman geçirmeli, boş zamanlarda telefonlarımızdan uzak durmalıyız.
Birbirimizi ikaz ve hatta kontrol etmeliyiz.
Aksi halde bu bataklığın bizi içine çekmesi an meselesi.
Uyuşturucu konusunda da ahlaklı olanlar, ahlaksız olanlar kadar cesur olmalıdır. Uyuşturucuya tanıklık edildiğinde güvenlik güçleri ile irtibata geçilmekten çekinilmemelidir.
Unutulmamalıdır ki doğru olmak yetmez, sessiz kalmak da suça ortak olmaktır. Ve bu sorun sandığınız kadar ufak, sandığınız kadar uzak değildir.