Menemen’deki top sesleri

 

Menemen’de, Adaleti ve Vali’yi baskı altında tutarak, hileli bir seçim sonrası kazanılan Belediye Başkanlığı sonrasında, patlatılan 5 pare top atışı, bana, bir an; Menemen tarihinde, Kara bir gün olarak hatırlanan, “Cami avlusunda, sağ eliyle kavradığı bıçağı, tekbir getire  getire, öğretmen Kubilay’ın boğazına dayayarak katleden, Giritli Derviş Mehmet ve arkadaşlarının,  23 Aralık 1930 tarihinde işlediği cinayeti” anımsattı…

***

Ne olmuştu da, halkın, yüzde 54 gibi ezici çoğunluğu ile CHP’nin kazandığı Belediye Başkanlığı, AKEPE tarafından, ele geçirilmişti…

***

CHP’li Belediye Başkanı, İçişleri Bakanlığı müfettişlerince, yapılan soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi gerekçesiyle, açığa alınıyor…

***

İlk etapta, CHP’li 17, İyi Partili 3, Belediye Meclis Üyelerine karşılık, 10 AKEPE, 2 de MHP’li olmak üzere, dağılan Belediye Meclis aritmetiğine göre, Başkan Vekilliği CHP’ye verilmişti…

***

Daha sonra, Belediye Başkanının, temyiz süreci beklenmeksizin, tutuklanması sebebiyle, Belediye Meclisinin, aralarında yapacağı seçim ile Başkanlık seçimine gidildi…

***

Belediye Meclis Üyeleri arasında yapılan seçim sonucunda, 15 Millet İttifakı, 15 de, Cumhur İttifakı, oy alınca, kuraya gidilmiş ve CHP adayı kurada kazanmıştır…

***

(Hiçbir şey olmamışsa yine de bir şeyler olmuştur mantığından hareketle) Yargının, arkalarında olduğunu, ayan beyan en tepeden, en aşağıya kadar gösteren AKEPE, bu kuraya itiraz etmiş. Mahkeme de, bu itirazı kabul etmiş ve bir kez daha yapılmış seçim sonrası yapılan kura ile seçimi, nihayet, AKEPE kazanmıştı…

***

Seçimi kazanan AKEPE heyeti, Menemen’de, Camide gösterişli bir şekilde sabah namazını da kılarak, AKEPE Genel Başkanı, Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük resmini, Belediyeye asarak, ilk icraatına başlıyordu…

***

Yani, kısaca, Cumhuriyet değerlerini yüce Atatürk’ten devralan CHP, bir kez daha, yaptığı yanlışlığın kurbanı oluyordu…

***

AKEPE nasıl kazanmıştı seçimi? CHP’li üyelerin AKEPE adayına oy vermesi ile… Neden, CHP’li üye AKEPE lehine oy verdi? Neden biliyor musunuz? 22 Mayıs 2010 günü toplanan CHP 33, Kurultayında, o güne kadar görülmemiş oyla genel başkan seçilen Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında, partinin her kademesi için, her zaman “ön seçim yapılacağı” sözü vermesine rağmen, CHP birkaç istisna dışında adaylarını merkezden belirleme suretiyle yaparak, partinin demokrat anlayışına aykırı işlem yapmıştır.

***

Bu sebeple, seçilen adaylar Menemen’de olduğu gibi, “parti süzgecinden” geçmediği için, taraf değiştirebilen karakterde olabiliyorlardı…

***

Tıpkı Menemen seçimlerinde Belediye Meclisinde, 20 toplam oya karşılık 12 oy tarafının kazanması gibi… Yani, eşyanın tabiatına aykırı olarak 12, 20’yi yeniyor…

***

Yine İzmir’in demokrat ilçesi Urla’da, halkın yüzde 68 oyla Belediye Başkanlığına getirdiği CHP’li başkan, “fetöcü” olduğu gerekçesiyle ve mahkeme de devam ediyor olmasına rağmen, “tek sdamın”  atadığı kayyım tarafından idare edilmektedir.

***

Yani, halkın Urla’da 28 bin, Menemende ise 55 bin, toplamda 83 bin oyu havaya gitmiş, halkın oyuna sahip çıkılamamıştır…

***

Dolayısıyla halkın, AKEPE’nin yaptığı yanlışlıklar, kayıplar hatta hıyanetliklerine rağmen, umut olarak gönlüne koymak istediği CHP, bu umudu maalesef yeşertememiştir…

***

Tıpkı gözlerimizi kamaştırıyor bahanesiyle, “sarı öküzü”, “benekli öküzün” itirazlarına rağmen aslanlara yem olarak veren, o muhteşem güç sahibi “topluluğun(?)“, daha sonra kuyruğunun uzunluğunun kendilerini çok rahatsız ettikleri bahanesiyle, uzun kuyrukluyu da vermesi, bununla da yetinmeyen aslanların, diğerlerini de tek tek istemesi karşısında öküzlerin reisi “boz öküzün” gözyaşı dökerek; “Biz, sarı öküzü verdiğimizde kaybettik, o büyük yenilmez gücümüzü” diyerek pişmanlığı ifade ettiği anektodtaki gibi CHP, AKEPE’nin milletvekilleri dokunulmazlıklarını, daha demokratik bir Türkiye yaftalamasıyla kaldırması ile ilk olarak CHP milletvekili (sarı öküz) Enis Berberoğlu’nu, sonrasında (uzun kuyruklu) Eren Erdem‘i üften püften bahanelerle hapse attırarak, CHP’ye inanan kitlelere, “Bakın işte, ben, sizlerin peşinde koştuğunuz CHP yi, böyle teslim alırım” böbürlenmesini, HDP milletvekillerini ve belediye başkanlarını da, teker teker saf dışı bırakarak, toplumu sindirme, korkutma güdüsüyle, pervasızca her tarafa el atıyordu…

***

Şimdi de, İstanbul yerel seçimlerinde yediği tokadın acısını çıkartmak için, 8 yıl önce attığı tivitler sebebiyle “Yiğit kadın” İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu istiyorlar… (Kendileri, Fetö’nün elini eteğini öptükleri, pkklılara, hendek kazdıklarında, Valilere, “sakın onlara dokunmayın” gibi affedilmez ve ömür boyu hapis alabilecek suçları işlemelerine rağmen.)

***

CHP onu da verirse, sonra sıra İmamoğlu ve Yavaş’a gelecek… Milletvekillerini verdin, bir tepki yok… Urla’yı verdin, bir tepki yok… Kubilay’ın Cumhuriyet için canını verdiği Menemen’i verdin, bir tepki yok… Şimdi de, ver bakalım Kafatancıoğlu’nu diyecekler ve bak ondan sonra kimleri isteyecek… (Tazminatlarla, linçle, yavaş yavaş Kılıçdaroğlu’nun altını oyuyorlar…)

***

Bu satırların yazarı olarak; yine de, bu AKEPE sarmalından kurtaracak umut, Türk Halkının yüreğinde canlı olarak duruyor, diye düşünüyorum… Tıpkı halkını yanına alarak, Kubilay Öğretmeni katleden, Derviş Mehmet ve arkadaşlarının Kubilay öğretmeni katlederek ulaşamadığı amaçlar gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Atatürk’ün gösterdiği “Muasır Medeniyetler” istikametinden geriye dönmeyecektir…

***

Menemen’deki “top sesleri”, ömrünü, “sosyal demokrasiye” adamış bu satırların yazarı olarak bana bunları hatırlatıyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.