İşin başında, maaşa ulaşarak hayatı sürdürmeye çalışmak genel olarak cazip görülen bir durumdur. Sonuçta her ayın bitiminde karnını doyuracak paraya ulaşıyorsun. Sadece, aylık bütçe yaparak hesaplar tutturulursa, mesele yok olarak görünüyor. Şu anda, alınan bir maaş ile ay sonunu getirmek, gerçek bir başarı hikâyesidir. Hele bir de aldığı emekli maaşı ile geçinmeye çalışanların hikâyesini ayrı yazmak gerekir.
Yılın 11 ayı çalışarak, bir ay da çalışmadan(izin kullanarak) alınan para ile 65 yaşına kadar çalışacaksın. Her ayın sonunu getirmenin hesabını yapan işçi ya da memur, maaşından para biriktirecek, onunla ev veya araba sahibi olacak, bugünkü mevcut ekonomi ile bu durumun gerçekleşmesi rüya gibi görünüyor. Durum böyle olunca 3 teker veya 4 teker bisiklet arabaları sokaklarımızda fazla görmeye başladık.
Maaşları yükseltmenin yolu maaşlı iş talebinde bulunmamaktır. İşte bu durumu anlatmak için maaş mı? Yoksa macera mı? Diyerek konuyu açıklık getirmek istedim.
Yılda sadece üç tane erkek danayı büyütmeyi başaran birisi, hayatını işçi ve memura göre daha özgür yaşar. Bu arada sebzesini, ektiği bahçeden, protein ihtiyacını deniz veya dereden tuttuğu balıktan, ya da avladığı kuştan gidererek yoluna devam etsin. Takım elbise giymesin, kimseye muhtaç olmadan kendisine bir hedef koyarak yoluna devam etsin. Zorluğun bedelini, genç yaşta ödesin. Emekli olup kuvvetten düştükten sonra boşa geçen ömür için ağlamasın.
Şimdi geleyim üç dananın hesabına, mazeret üretmeden, nasıl yapayım demeden, vatan korumasındaki gerilla gibi hedeflediği işe yoğunlaşmak, sonuç almak için yeterlidir. 3 dana büyüdü, al sana üç tane tosun, her biri 300 kilo et verdiğinde, toplam 900 kilo eder. Kurbana vermeyi başardığında, kasap fiyatına göre daha fazla kazanç elde etmek mümkündür. Bunu başaramadınız ve bir kasap ile anlaştınız. 900X700= 630 000 ediyor. 600 000 bin TL olduğunu kabul edelim. 50 000 TL maaş alan birisi 50 000×12= 600 000 lira yıllık maaş tutarını gösterir. Nerde? Nasıl? Yem ne olacak? Kışın ne yapacağım? Diyenlere cevabım şudur. Mazeret üretmek yok cümlesini baştan yazmıştım. Çözüm için, üç tosuna bakarken, kalan zamanda da o işleri halledeceksin. Çünkü gece gündüz hayvanların başını beklemek gerekmiyor.
Asgari ücretle çalışmak için hiç kimsenin karşısında eğilme, iş öğrenmeye çalış, yüreğini ve bedenini ortaya koyduktan sonra başarı da beraberinde gelecektir.
İş istemek yerine, kendi işine bakmak, daha iyi bir geleceğe kapı açmaktır. Maaşı garanti görüp onun peşinde koşmak yerine, maceraya atılmayı tercih edin.
Bir de işsiz üniversite mezunları var. Diplomanızda ne yazdığına bakmayın. Kafanızı çalıştırarak kendi emeğiniz ile kendinizi geçindirmenin arayışı içerisinde olun. Çevrenizdekilerle iyi iletişim kurmaya çalışın. İş üretmeye, fayda üretmeye çalışın. Kibirli olmayın. Birinci vazifeniz, hiç kimseye muhtaç olmamak için, kendi geçiminizi sağlamayı başarmaktır. Partiliye, belediye başkanlarına, milletvekillerine çok değer yükleyerek, boynunuzu büküp yardım istemeyin. Kıymet verdiklerinizin büyük çoğunluğu, yan yollardan makam sahibi olan molozlardır.
Haydi bakalım, herkese kolay gelsin.
