Köşe Yazıları

Kenan Tiryaki,”Türkiye Cumhuriyeti’nin Kadınları”

Rahmetli Neşet Ertaş nurlar içinde uyusun ne demişti hayatta iken, “Kadınlar insandır, biz de insanoğlu” diye. Filozofların, dil bilimcilerin bile zor söyleyebileceği yazabileceği ve üniversiteler de tez olarak okutulması ve ibret alınması gereken bir özlü sözdür.
Peki şimdi nereden icap etti “hocam, yazının başında bununla niye giriş yaptın” diyecek olursanız, okumaya devam edin.
Sosyal medyada ve yazılı görsel medyamız da özellikle “yandaş” basında ve medyada Cumhuriyetin kızları kadın milli voleybol takımımız olimpiyatlarda madalya alamadığı için o kadar eleştirildi ki, adamlar fırsat kolluyorlarmış meğerse hakaret etmek için…
Yok efendim niye madalya alamamışlar, yok efendim şu olsaydı şu olurmuş, yok efendim takım gücünü kaybetmiş. Miş miş miş.
Daha neler neler…
Ebrar Karakut’un takımı “sattığı” kasten oynamadığı dahi yazıldı çizildi. Yani malum basın ve medya işi hakarete dökecek kadar asparagas yorumlar yaptılar vs vs…
Bekara eşini boşamak kolay tabi örneğinde olduğu gibi sallayıp durdular boş keseden.
İşin tuhafı ise şu değerli okuyucular…
O hakarete varan boyutlarda eleştirip yazıp çizenlerin şu ülkeye on paralık faydaları dahi yok. İşte buna üzülüyoruz yoksa onları dikkate almayacağız ama cevapta vermek şart bu kendini bilmez hadsizlere.Hele hele (x) te Hacı Yakışıklı diye bir sallamacı var ki, ağzı sanki (çok özür dilerim) l*ğım çukuru gibi.
Sallayıp duruyor.
Bizde onu ad*m yerine koyup paylaşımlarının altına yorum yazıp ona para kazandırıyoruz. O da sayemizde pirim yapıyor.
Bu ülkede en basit şey bilgi birikim ve emek sahibi olmadan fikir sahibi gibi olup eleştirmektir…
Oysaki unuttukları çok şey var.
Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin altın kızlarına ne verdik ki ne bekliyoruz?
Bırakın vermeyi, kıyafetlerini eleştirdiler, saçlarını başını eleştirdiler, Ebrar’ın tavrını eleştirdiler.
Yetmedi,
Türk gibi hisseden ve her fırsatta “Ben Malatyalıyım” diyen takımın bel kemiği Melissa Vargas’ı bile eleştirdiler.
Ne acı ki;
Günümüzde reşit bile olmayan futbolcular özel uçaklarla taşınırken, şampiyonluklar kazandıkları maçlara bile tarifeli uçaklarla gönderdik biz o kızlarımızı.
O halde bile onlar gocunmadılar ve neşelerinden ve başarılarından hiç bir şey kaybetmediler.
Her başardıkların da başta istiklal marşımız olmak üzere marşlarla gökyüzünü inlettiler.
Onca sakatlıklarına rağmen, acı içinde kıvranmaların rağmen, bayrağımızı asla yere değdirmediler.
Başımızı öne eğdirmediler.
Bir kadının cesareti çoğu erkeğin gölgesinden bile daha büyüktür bazen.
Bu dünyada doğru zaman, doğru yer ve zekâ ile kadınların üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yoktur.
Türk milleti Arap kültürü hegemonyasına girmeden önceki binlerce tarih yılları öncesin de kadınların yeri her zaman erkeklerin yani ve eşit haklara sahip olmuşlardır.
Kadınları köle ve cariye olarak gören bir zihniyet ve onların taraftarları “siyasal islamcilar” bu altından daha kıymetli kadınlarımızı hep aşağılayarak ve onları insan yerine bile koymayarak, cumhuriyete kadar nüfus sayımında bile “insan” diye saymamışlardır.
İşte bu zihniyetin ürünleri kalkmışlar birde hadsizce ve iftiralarla kadın milli voleybol takımımızın oyuncularını karalamaya ve eleştirmeye kalkıyorlar, cahilce ve cehaletle…
Bir de utanmadan arlanmadan onlara FİLENİN SULTANLAR diyorlar,
Bu ne biçim sultanlık arkadaş?
Sultan dediğine itaat edilir, saygı duyulur değil mi?
Sultanlara kim ya da kimler dil uzatabilir ki?
Gerçek Sultanlar saraylardadır, el üstünde tutulurlar.
Lafa gelince filenin sultanlarıymış.
Hadi ordan! Hadi ordan be…
Size o cumhuriyetin tartışılmaz değerleri olan kadın voleybol milli takımımıza dil uzatmaktan iftira atmaktan başka ne yapıyorsunuz?
Sultanlara taht da vermediler taç da vermediler.
Siz sultanlığın ne olduğunu bilemeyecek kadar cahilsiniz.
Onlar birer emekçi gibi çalıştılar hem de ne emekler vererek…
Tüm olumsuzluklara ve hakaretlere iftiralara inat çok şey başardılar.
Bayrağımız için, ulusumuz için.
Ama siz Türk kadınları emekçi olmakla ve emekçi kalmakla o smaçları size değer vermeyenlerin suratlarına suratlarına çaktınız hep sağ olun, var olun.
Dilinizle değil işinizle konuştunuz. Siz başardıkça utandılar mı dersiniz?
Sanmıyorum.
Özellikle son maçlarınızda sakat sakat oynadınız, elinizden gelenin en iyisini yaptınız.
Onca olumsuzluklara rağmen olimpiyat dördüncüsü oldunuz.
Onurla…
Başarı sadece madalya kazanmak değil, gelecek nesillere umut olmaktır bazen.
Siz, pırıl pırıl gençlerimizin umudu oldunuz.
Dayanağı oldunuz.
Son yıllarda en gurur duyduklarımız oldunuz.
Şahsım adına
Ben sizden çok razıyım.
Emeği geçen herkese binlerce kez teşekkürler.
Yaşadıklarınız ve yaşattıklarınız için.
Bravo hepinize,
Yuh olsun sizi vicdansızca eleştirenlere.
Ama kahretmeyeceğiz.
Yarınlara daha büyük umutlarla bakacağız.
Unutmayın!
Bu günler de geçecek.
Ve TÜRK KADINLARI olarak nice başarıların altına imza atacaksınız…
Tekrar ediyorum emeklerinize sağlık cumhuriyetin kadınları…
Sağlık ve esenlikle…