Kenan Tiryaki, “Statüko Yıkılıyor”

Geçtiğimiz hafta futbol kamuoyunda ilginç gelişmeler yaşandı ve hafta sonu oynanan Sivas Spor ve Galatasaray maçından sonrada devam etti. Hemen konuya girmeden önce şunu yazayım, Sivasspor’un oyuncusu Rey Manaj’ın bu Barış’a yaptığı kasti hareketten dolayı direkt kırmızı kart görmeliydi. Fakat Var’dan çağırılmasına rağmen hakem kırmızı kart göstermedi. Hani hep “yapı yapı” diyorlar ya işte alın size yapı. Ama bu yapı biraz sonra yazacağım konuya ilişkin gelişen olaylar ve bugünkü Sivas maçında yaşanan olaylar tamamen TFF başkanı Hacıosmanoğlu’na karşı yapılan bir kumpastır bana göre. Gizli değil açık bir takım malum eller TFF Başkanını istifaya zorlamak için düğmeye basmış durumdalar. Oysa TFF Başkanı, biraz sabredilecek olursa çok güzel şeyler yapacak ki bana göre devrim niteliğinde.
Geçen hafta yazmıştım TFF Başkanı hakemleri gençleştirme yolunda kararlı bir adım attı ve daha da ileri giderek çok daha fazlasını yaptı. Süper lige yükselme kriterlerini değiştirerek beş yıldan iki yıla düşürdü. Ayrıca klasman hakemi yahut il hakemi çok başarılı ise direkt üst klasmana yükselebiliyor artık. Yetmedi UEFA ile koordineli bir şekilde hareket ederek hakem hocaları getirdi ve hakem yetiştirme noktasında büyük bir atılım gerçekleştirdi. TFF’de gelişim bölümündeki iş yapmaz yapıyı oluşturan elli kişilik kadroyu on beşe düşürerek hem tasarruf etti hem de iş bilen ve torpili olmayan yetenekli ve liyakatli elemanları o bölüme yerleştirdi.
Asıl devrimi ise profesyonel sözleşmeyi tek sayfada birleştirerek futbolcuların ve kulüplerin vergi kaçırmalarını önleyecek girişimde bulundu. Aynı zamanda da SGK’dan prim kaçırma olayını sona erdirecek düzenlemeler gerçekleştirecek. Şimdi anladınız mı TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’nu niye istifa etsin diye troller aracılığı ve bazı medya organları kanalı ile karalama kampanyası başlattıklarını? TFF başkanı tüm bu olumlu şeyleri yapmaya kesin kararlı olduğunu katıldığı TRT’deki soru-cevap programında içtenlikle kamuoyu ile paylaştı. İçten ve samimi bir şekilde ve bildiğimiz Anadolu mertliğinin üslubu ile anlattı.
Eee, bu başkanı başta GS kulübü olmak üzere işine gelmeyen bazı kulüpler görev yapmasını isterler mi? Elbette ki istemezler. Canlı yayın esnasında GS kulübü bir basın açıklaması yaparak TFF başkanının istifasını istediler tekrar. Bir beyefendi üslubu ile Hacıosmanoğlu bütün bu isteklere medenice cevap verdi ve “Eğer GS hakkında yalılarda aleyhine hareket ettiğimi ve kasıtlı olarak GS kulübüne zarar vermek için kumpas kurduğumu söyleyenler, yazanlar, çizenler bunu ispat etmezlerse müfteridirler” diyerek gereken cevapları verdi. Ve çok daha fazla şeyler söyledi.
“Eğer bu sahsıma atfedilen şeylerin yarısı doğruysa adam değilim! Bana hakaret etme yetkisini nereden buluyorsun?” diyerek direkt GS Kulüp Başkanını hedef aldı. “Bana oy verdiniz diye ben kimseye yalakalık yapmam” diyerek de son noktayı koydu. Ve sorulan diğer soruları da içtenlikle cevaplandırdı.
İbrahim Hacıosmanoğlu: “Kulüplerin yarısından fazlası bizi istemezse gideriz. İlk önce yapı dediler, şimdi yapı yalıya döndü biliyorsunuz. Benim yalısı olan arkadaşım yok. Benim birisiyle Galatasaray aleyhine konuştuğum ispatlanırsa görevi bırakırım. Orası Ali Bey’in (Ağaoğlu) evi. Benim de yakın akrabam olur. Orası sanki Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un yalısı gibi anlatıyorlar.”
“Ben ev sahibiyim. UEFA Başkanı’nı oturttuk, Fenerbahçe Başkanı oturdu. Ben daha samimi olsun diye gittim sandalye aldım. Koltuk mu orada önemli olan? Oradan alındı yalıya indi konu. Fenerbahçe’yi ima ediyor Dursun Başkan, ‘aynı ağızdan konuşuyorlar’ diyor. Bu ahlak sınırlarını zorlayan bir cümle. Bunların yarısı doğruysa ben adam değilim. İnsanların şahsiyetine dokunuyor. ‘Trabzonspor başkanıyken olan fabrika ayarlarına ne zaman dönecek?’ diye soruyorlar. O zaman kulübü savunuyorduk. Bugün TFF başkanıyız. Ben Ali Koç’a yalakalık yapıyorum gibi konuşuyorlar. Bu insanın şahsiyetiyle alakalı. Sen benim şahsiyetime hakaret etme yetkisini nereden buluyorsun? Bir de Galatasaray gibi güzide bir kulübün başkanısın. Ali Koç aynı anda Kulüpler Birliği başkanı. Biz bütün eski defterleri kapattık dedik. Biz elli sekiz yaşına kadar kimseye yalakalık yapmadık.” Diyerek de üzerine atılan bütün ithamları elinin tersi ile geldikleri adrese postaladı.
Bugün yani pazar günü oynanan ve yazımın başında da belirttiğim gibi GS’ li oyuncu olan Barış Alper’e verilmeyen kırmızı kart içinde çok sinirlenerek Var’a çağrılıp ve ondan sonrada yine hatalı davranarak kırmızı kart göstermeyen hakem için “Kabul etmemiz mümkün değil gereken neyse o yapılacak” diyerek biletini kesti. Peki ne anladık ya da ne anlaşılması gerekir? TFF başkanı tarafsızlığını koruyacak ve devrim niteliğinde değişikliklerin altına imza atacak ama izin vermiyorlar ki… Peki kimler mi? Elbette ki mevcut statükonun ve rant kapılarının kapanmasını istemeyen kulüpler, kulüp başkanları, yöneticileri, medya patronları vs vs…
Yani bu güzel ülkem de iyi bir şeyler yapmaya kalktınız mı anında yolunuza taş koyuyorlar fakat bu sefer ki taş değil mübarek koca koca betondan bariyerler bunlar…
Ama şunu unutmasınlar iyiler ve dürüst insanlar enin de sonun da kötüleri yenerler.
Az kaldı biraz sabır.
Sağlık ve esenlikle…






