Karasu’nun dünü ve bugünü

1968 Senesinde, Karasu Plajında kiraladığımız bir çadırla denizde yüzerken çok büyük keyif almıştım. Nasıl olmasın ki! Ordu’dan 15 saat yolculukla geldiğim Sakarya’da Karadeniz’i kucaklarken, memleket hasretini gidermenin keyfini yaşıyordum. Çok uzaklarda bıraktığım denizimizde yüzmek, sılaya kavuşmanın başka bir adıydı.
6-7 bin Nüfuslu ilçede, ortaöğretim kurumu olarak sadece Karasu Ortaokulu vardı. Adapazarı Atatürk Lisesinde öğrenci olduğum yıllardı. Karasu Kumsalında denize paralel olarak mevcut Karadeniz Caddesi, Plaj Caddesi’nin kumsalla kesiştiği yerde, batı istikametinde 200 metrelik yoldan ibaretti. Sağ tarafta, biraz yüksek bir kum tepesi üzerinde ise belediyenin kumsaldaki tek yatırımı, Karasu Belediye Gazinosu olarak adlandırdığımız tek katlı mütevazı bir bina vardı.
Yalı Mahallesinde bulunan mezarlığın ve Ulu Cami’nin güneyi ile Plaj Cadde’si arasındaki sahaya Çingen Mahallesi ismi verilmişti.
Deniz Bayramının öküz arabası ile kutlandığı yıllarda, çarşı ile deniz arasında dolmuş taksiler ile ulaşım sağlanıyordu. Yol oldukça dar ve caddeye sınır tarlaların kenarları dikenli avlu telleri ile çevriliydi.
1980 İhtilali sonrasında, Karasu ile Plaj arasındaki mesafe çift şeritli hale getirildi.
Aziziye Mahallesinde bulunan Verem Savaş Dispanseri ve Karasu Devlet Hastanesi binaları ile Karasu Ortaokulu’na ait binalar zaman içerisinde ortadan kaldırıldı. Tarihi değeri olan bu binalar sadece resimlerde kaldı. Aziziye Camisi bahçesine yeni büyük bir cami yapılsa da eski minik caminin ortadan kaldırılması mümkün olmadı.
1980’li yılların ilk yarısı içerisinde Ana Vatan Parti’si rüzgârının kuvvetli estiği yıllarda Karasu Balıkçı Barınağı projesi gündeme geldi. Kısa bir zaman sonra, orta ölçekli liman, daha sonra büyük liman kurma mantığı ön plana çıkarken, bugün mevcut olan limanın kurulumu gerçekleşti. O yıllarda hiç hesapta olmayan kıyı erozyonu ile kumsal alanda, üzerine çok sayıda çadır ve baraka kurulu, üzerinde top koşturduğumuz sahanın ortadan kaybolmasını hep birlikte seyrettik.
Süper Vali Hayri Kozakçıoğlu döneminde(1983) kurulmaya başlanan, sonraki dönemde iki katlı hale getirilen, deniz cephesinde iki tane yüzme havuzu ve kafeteryası bulunan turizm tesisimiz ÖZSU, çok büyük bir yatırım olmakla beraber iyi işletilemedi. Kıyı erozyonu önce kafeterya binasını yutarken sırada yüzme havuzları ve kontlar vardı.
Geldiğimiz noktada risk alanı değerlendirmesi ile Karadeniz Caddesi’nin kuzeyindeki bütün yapılaşma ortadan kaldırılıyor.
50 yıllık zaman dilimi içerisinde yaptıklarımıza ve yıktıklarımıza baktığımda, “keşke hiçbir şey yapmasaydı” demek geliyor içimden.
Ne yaparsanız yapın, koruma, değer verme ve akıl yürütme yoksa iyi bir sonuca ulaşmak mümkün değildir.
Bir şeyi ise çok iyi başardık. Balıkçılar halen barınak sız, Çingen dediğimiz(Romanlarımız) konutsuz olarak yaşamaya devam ediyor.






