Köşe Yazıları

HAVA DURUMU

Ordu’ya iki hafta yağmur yağmayınca çok kuraklık var dediler. İmamlar hafif bir dua etti. Son sekiz günün altısında yağmur yağdı. Hatta, gece yağmur yağdı; Gündüz açarak, vatandaşın işine gitmesine de müsaade etti.
Batı bölgelerimizde ve Sakarya’da iki aydır yağmur için dua ediyoruz. Çok hafif yağmur geçişleri var; arkası yok.
Bu duruma göre, dualar ikiye ayrılıyor. Kabul edilen dualar, kabul edilmeyen dualar. Ordu’da yapılan dua kabul oluyor. Sakarya’da yapılan dua ise kabul olmuyor.
Başkanımız bir emir buyursa da Ordu imamları Sakarya’ya, Sakarya imamları da Ordu’ya gönderilse ve bu doğu batı arasındaki yağmur sorununu ortadan kaldırsak diyorum. Her şeyin temeli dua olduğuna göre sorunu temelden çözmüş oluruz.
MEDYADA HAVA DURUMU
Muhalefet belediye başkanları suç işledikleri için toplanıp içeri atılıyor. Suçları öyle büyük ki! Yargı işi arkadan geliyor. Suçluyu cezalandırmaya Hâkim ve Savcıların hızı yetmiyor. Bir dua da buna patlatsak, suç işleme hızını düşürsek, yargı işini de hızlandırsak iyi olmaz mı?
Çözüm çok kolay aslında, ceylan derisine yazılan dualardan belediye başkanlarına birer tane göndereceksiniz, odalarının duvarlarına asıp okuyacaklar, işlem tamam demektir. Olur, mu demeyin? Allah’ın sorgusunu dahi durduran dua, koltukta oturan ve kendisini de başkan zanneden kişiyi mi? Durduramayacak. Önce iman kardeşim! Önce İman! Biz inandıktan sonra olmayacak hiçbir şey yoktur.
YANGINLAR VE HAVA DURUMU
Her şey Allah’ın izniyle olmuyor mu? Demek ki! Vardır bu işte de bir hayır diyerek, halimize şükretmeye ve dua etmeye devam edelim.
Sabotaj yaparak yangın çıkaranlar, hangi cezayı alarak, cezaevlerinde ne kadar yattılar. En ağır suç sayılan terör olaylarına karışanlar, hatta liderleri için “sayın” demeden konuşan kaç lider kaldı. Bir kısım yangın sahaları temizlendikten sonra köşk yapmaya, villa kurmaya hazır hale gelmiyor mu? Bunlara ait örnekler yok mu? Demek ki! Bu işlerde de bir hayır var.
Her şeye rağmen daha fazla orman alanı yansın istemiyorsak, nefesi kuvvetli hocaları arayıp bulalım. Öyle bir üflesin ki! Yangından eser kalmasın. Bu kadar itibarlı tarikatımız var. Bunlardan yeteri kadar faydalanamıyoruz.
Sultan Abdülhamid zamanında böyle yangın mı vardı? Şimdi neden oluyor? Mesele bu, bütün mesele bundan ibarettir.
DİPLOMADA HAVA DURUMU
Fethullah Hoca Efendi zamanında, istiareye yatılıyor, ÖSYM’nin hazırladığı bütün sorular görüldükten sonra, cennet ehli taraftarlara dağıtılıyordu. KPSS sınavlarında da böyle güzel kolaylıklar vardı.
Şimdi bir aşama ileriye geçtik. Artık hiç zahmet çekmeden, okula gitmeden, kitap okumadan, sınava girmeden diploma veriliyor. Üstelik her meslek için çok büyük kolaylıklar var.
Şimdi biri çıkar ve size sorarsa “bu kadar kolaylık varken sizin zorunuz nedir?” ne cevap vereceksiniz?