Erozyon

Kelimenin özü, erime kaybolma anlamını taşır. Genel olarak toprak için kullanılan bu ifade, toprağın dış etkenlerin etkisi ile kaybolması demektir. Kıyılarımızda erozyon dediğimizde, denizin kıyıdaki kumsalı götürmesini, kara olarak adlandırdığımız yapının bozulmasını ve kaybolmasını anlarız. Karasu Kumsalında yaşanan daralma durumu, kumsaldaki erozyon sonucu meydana gelmiştir.
Güven erozyonu insanların birbirine güvenememesini ifade eder. İnsanın eline geçirdiği fırsatı, kendi çıkarlarını ön plana alarak kullanması, bunun da toplumda kabul görmesi, güven erozyonuna giden kapıyı ardına kadar aralar.
Suça karışan iki kişi var. Karakolluk olmuşlar ve çözüm aranıyor. Suçlu olanı koruyan yakını var. Suçsuz olan ise haklı olduğunu anlatmak için, kafesteki kuş gibi çırpınıyor. Suçlu, koruma ile çıkarılırken, suçsuz kafeste kalmaya devam ediyorsa, “emniyet” erozyona uğramış demektir.
Sınav yapılıyor, puanlar veriliyor, başarı sıralaması açıklanıyor. Ne beklersiniz? Yüksek puan alanların ödüllendirilmesini, düşük puan alanların ise daha çok çalışarak daha sonraki seferde başarılı olmak için gayret göstermesini, maalesef öyle olmuyor. “Mülakat” diye bir şey uyduruluyor. Liyakatsiz ve başarısız olan ödüllendirilerek görev veriliyor. Üstelik bu durum bütün kamuoyu önünde yapılıyor. Bu da toplumsal ahlaktaki erozyonu gösterir. Menfaat ve çıkar ilişkisi, ahlakı alıp götürmüştür. Ahlak erozyona uğramıştır.
Eğitimde erozyon, kaliteli eğitimden uzaklaşma, sınıf geçmeyi kolaylaştırma, bol miktarda diploma dağıtma, nitelikli ile niteliksizi birbirine karıştırma ile olur.
Meslekte erozyon, çok sayıda meslek sahibi meydana getirilirken, kimin ehil, kimin cahil olduğunun anlaşılamadığı ortam ile meydana gelir. Öğretim üyesi sayısını oluşturmadan, çok sayıda üniversite, çok sayıda fakülte açarsın; Yetmedi! Yurt dışında alınan ucuz diplomalara denklik verirsin, gerçek diploma ile sahtesini birbirine karıştırırsın, işine gelene iş verir, işine gelmeyeni dışarıda bırakırsın, bunun adı da meslekte erozyondur.
Eskiden düğünlerimizde gelin ve damada daha çok altın takarken, bugün, değeri düşük banknot takılmasının ön plana çıktığını görüyoruz. Bunun adına da ekonomide erozyon diyoruz.
Kendinizden olmayan belediye başkanlarını bir şekilde toplar, ifadeye çeker, yargı ile veya yargılamadan görevden alabilirsiniz. Kendinizden olanlara ait, yirmi yıllık dönemde, hiçbir suç unsuru bulmuyorsanız, hiçbir yargılama olmuyorsa, bunun da anlaşılır hiçbir tarafı yoktur. Yaşadığımız ortamda durum öyle görünmektedir. Bu da mevcut hükümetin, hükümet görevini yapmasındaki erozyonu göstermektedir.
Erozyon sadece Karasu Kumsalında değil bütün alanlarda mevcuttur. Kumsala yanlış dokunduk, kumsalı kaybettik. Her alanda her yanlış dokunuş, o alanda erozyon demektir. Erozyondan kurtulmanın yolu doğru dokunuştan geçmektedir. Ülkemizin her alanda doğru dokunuşlara ihtiyacı vardır.
Erozyon ile kazanamayız. Erozyon kaybetmek demektir. Çözüm ise erozyon oluşturan faktörleri ortadan kaldırmak ile gelecektir.






