Ellinci yıl anısına

1975-2025 Tam elli yıl ediyor. Şimdiki adı Eskişehir Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği, 1971-75 birlikte okuduğumuz arkadaşlarımızla Eskişehir’de bir araya geldik. “Bir ömür böyle geçti, her şey boş her şey yalan, varmi habu Dünya’da, ebedi baki kalan. Ömür dediğun nedur? Dalda bir kuru yaprak, ne kadar yaşasan da, son durak kara toprak.”
“Neden saçların beyazlamış arkadaş, sana da benim gibi çektiren mi? Var? Görüyorum ki! Her gün meyhanedesin, yaşamaya küstürüp içtiren mi? Var.”
Yükseköğrenim için koştururken saçlarımız simsiyahtı, bu şarkıyı söylerdik. Allah’a şükür, beyazladığını da gördük. Trafik kazalarından, kör kurşundan, yolda giderken kafamıza saksı düşmesinden, depremlerden, yıldırımdan, zamansız gelen hastalıklardan kurtararak bu günleri de gördük.
Soruyorum Basri arkadaşıma
Okulu bitirdikten sonra ne yaptın?
“Asistan olmak için sınav açılmıştı, yazılı sınavda ve yabancı dil sınavında, ikisinde de birinci oldum. Maalesef 9. Sıradakini aldılar. Girdiğim çimento fabrikasından Kimya Mühendisi olarak emekli oldum. Köyümde tarım yaparak hayatımı sürdürüyorum.”
Toplantıya katılamayan Güneş isimli arkadaşımı sordum. Onu da Ertuğrul isimli arkadaşım anlattı.
“Babür, Güneş ve ben ODTÜ’de doktora çalışması yaptık. Güneş daha sonra Amerika’ya gitti. Harvard Üniversitesinde doktora çalışmasını yapıp Türkiye’ye geldi. Hacettepe Üniversitesi’nde akademisyen olmak için başvuruda bulundu. Olmadı, tekrar geri dönüş yaptı artık haberleşemiyoruz.”
Ben mi? Liselerde kimya öğretmeni olarak çalışmak için başvuruda bulundum. Ecevit hükümetinde dosyamı verdim olmadı. Demirel hükümeti depo tayini olarak Adapazarı Atatürk Lisesi’ne görevlendirdi. Karasu Lisesi’nde Kimya öğretmeni yoktu. Üstelik o güne kadar hiçbir Kimya öğretmeni göreve atanmamıştı. Boş olan üstelik daha önce hiçbir Kimya öğretmeni görmemiş okula gelmek için Sakarya Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe verdim. Çokbilmiş okul yönetimi haliyle rahatsız oldu. İstemeyuz dedi. 12 Eylül 1980 ihtilali ile idareciler değişti. Üçüncü hükümet ile Karasu Lisesi’ne kimya öğretmeni olarak gelmeyi başardım. Yaklaşık altı yıl sonra, serbest meslek sahibi olmak için İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne girdim. Çok keyifli bir öğrencilikten sonra, eczacı olup eczane açtım. Karasu ilçemize hem öğretmen, hem de eczacı olarak emek veriyorum.
Öğretmenlik yaptığım yıllar içerisinde(1982) Karasu Lisesi üniversite giriş sınavlarında kırsal alan birincisi oldu. Sonraki yıllarda, beni zamanında beğenmeyen okul yönetimi, okul başarısı çok düştüğü için, eczacı olarak çalışmama rağmen, Karasu Lisesi’ne destek vermemi ve kimya öğretmenliği yapmamı istedi. Öyle de oldu. Başarı biat ile değil liyakat ile birlikte gelir.
Özşen Özel Öğretim Kursu ve Özşen Koleji’nin temelini, Karasu Lisesi’nde yaptığım kimya öğretmenliği oluşturmaktadır.
Dünden bugüne ne değişti? Bunun kararını sizler verin.






