Köşe Yazıları

“Dağlara buğday serpin!”

Duyar duymaz, bu sözün, kime ait olduğunu hatırladınız değil mi? Adaşım; Hz. Ömer.

“Dağlara buğday serpin; Müslüman ülkede kuşlar aç! Demesinler.”

Ne muhteşem bir uyarı! Ve ne kadar da merhamet yüklü. Ya rabbi, merhamet insanlara ne kadar da yakışıyor. Konu sadece doymakla da alakalı değil. Üst baş konusu da buna dâhil.

Dahası Hz. Ali’den rivayet edildiği söylenen; “Bir köyde bir insan, açlıktan ölürse bütün köy katildir” Sözü var ki Allah etmeye.

Ne derece bağlantısı olur bilemem ama ziyafet sofralarından kalkıp da geğire-geğire; “Allah olmayanlara da versin!” Sözünden oldum olası rahatsızlık duyarım. Görevden kaçmak gibi gelir bana bu ifade, görmezden gelmek gibi adeta.

Bir ziyafet sonrası, memnuniyetini dile getirmek için “Allah olmayanlara da versin!” Diyen bir arkadaşıma bu fikrimi söylediğimde kelimenin tam anlamıyla şok olduğuna şahit olmuştum.

Hali vakti de yerinde olduğu için, o tarihten sonra nerede bir aç ve ihtiyaç sahibi birileri varsa arayıp bulduğunu ve onların o konudaki sıkıntısına çare olduğunu söylerken, bana da vesile olduğum için okkalı dualar gönderdiğini söylüyor.

Tabii ki yardımcı olduğu kişilerin isimlerini de benim gibi siyasetin dışında olduğu için, gizleyerek.

Sözü uzatmış gibi olacağım ama bu halkalara, dağlar ve taşlardaki bütün canlıları da ilave ediyorum ben.

Tıpkı Hz. Ali ve adaşım Hz. Ömer gibi. Bilirsiniz bu konulara fazla girmediğimi.

Şimdi merak etmişsinizdir. Söyleyeyim.

Kurban Bayramı geldi ya. Ondan.

Ben biliyorum çünkü dağıtanların da yiyenlerin de dualarından bizim payımıza bir şeyler düşeceğini.

Akıllı ve kurnaz olduğumu sık sık dile getirmem o yüzden. İyi bayramlarınız olsun efendim. Dualarınız, Çanakkale’deki mermiler gibi havada çarpışsın.

Listelerinize ilave edeceğiniz kişileri aman ha unutmayın.

Dağları, buğdayları ve kuşları da unutmuyoruz değil mi?

Şimdiden niyetleriniz makbul olsun.