Bu ayıp kimin

 

Ne hallere düştüğümüzün ve ne kadar içinden çıkılmaz bir durum da olduğumuzun ve millilik derken ne kadar çok gayrı millilik içinde birbirimizi kandırdığımızın apaçık bir resmidir.

Şimdi bu yazıyı çoğu insan okumadan geçecek. Sebep? Sebep işine gelmeyecek de ondan. Ülkemizde gerçekten son yıllar da başta siyaset ve ekonomi olmak üzere hiç bir ama hiç bir şey iyiye gitmiyor. Bunu zaten aklıselim düşünen çoğu insan biliyor. Fakat kör topal giden, düzgün işlemese de zaman zaman futbol da bir kaç iyi netice alarak yüzümüzü geçici olarak da olsa güldüren anlık başarılarımız vardı ve teselli buluyorduk.

Şimdi TFF’nin bu son almış olduğu karar yüzünden oda elimizden alındı maalesef. Haklı olarak dedim ki okumayacaksanız burada bırakın ve okumayın. Çünkü sizin de okuduğunuzda benim gibi kan beyninize sıçrayabilir. Demedi demeyin!

TFF milli takımlar sorumlusu olarak, her ne kadar Türk olsa da bizim kültürümüzle zerre kadar ilgisi alakası olmayan Alman ekollü eski bir futbolcu olan Hamit Altıntop’u göreve getirdiğinin ertesi günü A milli takımın başına bir Alman’ı getirdi. Bu kararı siz okuyucuların takdirlerine bırakarak konumuza geçelim yukarıdaki hoca kararına saygı duyarak!

Peki, ama iyi güzel de altyapının başına da bir Alman hocanın getirilmesinin ne gibi geçerli bir sebebi olabilir?

Hamit Altıntop, Ralf Rangnick ile birlikte eski Hokey Hocası Bernhard Peters’i milli takımın altyapısına getirmeye hazırlanıyor. Hadi buyurun buradan yakın derler ya işte tam da öyle!

Futbolda milli takımlarımızın yani altyapılarımızın başına bir hokeyci geliyor! Hokey… Futbol… Nasıl bir bağ var anlamaya çalışıyorum ama yok kardeşim olmuyor olmuyor!

Hamit Altıntop, Nihat Özdemir başkanlığındaki (TFF) Yönetim Kurulu’nda daha önce Türkiye Ümit ve Genç Milli takımlarından sorumluydu. Tam o günler de Altıntop’un Türkiye Genç Milli Takım antrenörleri için çalışma grupları oluşturduğu ve bu çalışma gruplarında Almanya’nın ünlü Antrenör Eğitmeni Bernhard Peters ile yine Almanya’da yetişen Türk Antrenör Levent Sürme’nin de destek verdiği, geçen Mayıs ayında TFF internet sitesinde duyurulmuştu.

Milli Takımlar Sorumluluğuna Hamit Altıntop’un, A Milli Takım Teknik Direktörlüğü’nde de Stefan Kuntz’un getirilmesiyle birlikte kulağıma bazı duyumlar gelmişti zaten. Yapılanmanın kökten değişeceği şeklinde. Haliyle hiç şaşırmadık ama çok zor ihtimaldir diye düşündük fakat meğer çok kolaymış!

Bernhard Peter daha önce “Altıntopla birkaç çalışma grubu gerçekleştirdik. Gelecekte neler yapabileceğimiz konusunda görüşmelerimiz sürüyor” diye alman basınına bir demeç vermişti.

İlk etapta Peters, U21 Takımı’nın danışmanı oldu. Fazla gürültü çıkmasın diye herhalde.

Peters, Levent Sürme ile birlikte U21 Teknik Direktörü Tolunay Kafkas’a destek olmalarının istendiğini belirterek, bu bağlamda da takıma eşlik edeceklerini anlattı. Tabi ki bu bir taktikti ve tuttu da. Daha sonra nemi oldu? Tolunay Kafkas, Peters’in gelişini, gelişime çok açık ve sürekli yeni şeyler öğrenme çabasında olduğunu da sözlerine ekledi.

Peters gözlemleri neticesin de Altıntop’a kapsamlı bir rapor verdi. Yaklaşık 2 ay süreyle altyapı takımlarını mercek altına almış ve bir rapor oluşturmuştu. “Hem antrenörlerin hem de oyuncuların organizasyon, eğitim, teknik, taktik, mental gibi birçok alanda geliştirilmesi gerektiğini rapor ettim. Bu konuda yapılacaklara sezonun bitiminden sonra oturulup karar verilecek” dedi.

Altıntop, kendisine göre bir devrim niteliğin de olduğunu düşündüğü için çok kararlıydı.

Şenol Güneş ile yolların ayrılmasıyla göreve gelen Hamit Altıntop-Stefan Kuntz ikilisinin altyapı takımlarını da içine alacak bir sistem kurması planını hemen devreye soktu. Altıntop’un bu bağlamda Kuntz’un altyapı tecrübelerinin yanı sıra, futbol ve yetenek geliştirme ile antrenörlük eğitimi konularında üst düzey bir uzman olan, Almanya’ya hokey sporun da hizmetlerde bulunan ve sayısız sporcu yetiştiren Bernhard Peters’in koordinatörlüğünde yeni bir yapılanmaya gitmek istediği açıkça anlaşılıyor. Kısaca Hamit Altıntop Türk futbolunun altyapısında kendine göre yeni bir devrimin startını vermiş durumda.

Diyeceğim o ki değerli okuyucular, Türk antrenörlüğünün ve altyapılarımızın, kara değil kapkara günleri bana göre bu süreç. Kim milli? Almanlar mı bizden daha milli, biz mi daha az milli olduğumuz için Almanlaştık. 150 yıl önceki gibi. Hani o Almanlar yanıldığı için bizim de yenik sayıldığımız o dünya savaşından sonra ülkemizi Sevr Antlaşması’yla paylaşmaya kalktıkları gibi, yine o günlere geri döndük. Durum bu! Onun için düşünmeli biraz, kim utanmalı kimler yatmış oldukları ölüm uykusundan uyanmalı, varın sizler karar verin. Ama şunu belirteyim, ben utanmadım daha da ötesi yerin dibine battım desem az olur.

Bekleyip göreceğiz. Bu arada Türk teknik adamlarını çok yakından takip ederek durumlarını ve düşüncelerini siz okuyucularımla paylaşacağım. Selam ve dua ile…