Köşe Yazıları

TFF Başkanı ve MHK’nın sınavı

Eveeet…
Ne demiştik?
Sonunda bunu da gördük artık omuzlarımıza bir apolet daha takarlar. Ve birileri! artık bir yerlerine kına yakar ve çifte telli oynarlar. Yeni TFF başkanı da o “yapı” denilen ve bir türlü ne olduğu kimlerin kurduğu o mekanizmaya yenik düştü sonunda. Göreve gelir gelmez “ben olduğum sürece yabancı hakem ülkemizde maç yönetemez, ben buna izin vermem, ben kendi hakemlerimize güveniyorum” diye bangır bangır bağiran, demeçler veren Hacıosmanoglu da “pes” etti sonunda. Cümleyi yanlış kurdum doğrusu pes ettirildi olmalıydı.
Geçtiğimiz haftalarda yabancı var hakemlerinin de birer insan olduğunu ve onlarında hara yapabileceğini gördük. Yaptılar da hem de maçların kaderleri ile oynayarak yaptılar ve tabi maçlardan sonra tartışmalar sürdü gitti. Yani değişen bir şey olmadı. Geçen hafta köşe yazımın sonun bir paraf eklemiştim. Haftaya derbi maçını yabancı hakem isterlerse ve getirirlerse şaşırmayın diye. Öyle olmadı mı? Oldu tabi.
Peki ne değişecek? Hiçbir şey…
Bakın bu yazımı kaleme alırken derbi maça daha beş gün var. Şimdi bu kadarla yetineyim ve devamını maçtan sonra yazarım. Bu durum Süper Lig’de bir ilki teşkil etmiyor. Yani geçmişte denenmiş ama olumlu neticelenmemiş bir durum. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, bir sürü tartışmaların önünü kesmek ve derbiyi yönetecek hakem arkadaşlarımızı da tartışılır bir konuma sokmamak için derbiyi dünya çapında bir hakem yönetmek için yabancı bir hakem getirmeye karar verdi. Bu kararla birlikte yazılı ve görsel medya da tartışmaların da fitili ateşlenmiş oldu. Fenerbahçe Kulübü, Hacıosmanoğlu ile birlikte hareket ederken Galatasaray Kulübü ise tam tersi olarak “Ben olduğum sürece yabancı hakem olmayacak’ dedikten birkaç ay sonrasında ‘Her iki taraftan talep gelirse değerlendiririz’ diyen, bugün ise futbolun amiri olduğunu hatırlayan federasyonun ve başkanının içine düştüğü tenakuz bizi artık şaşırtmamaktadır diyerek kararın yanlış olduğunda ısrar etmektedir.
Çok uzun bir süre sonra, Fenerbahçe’nin olumlu baktığı Galatasaray’ın ise kesinlikle karşı çıktığı bir istisnai durumla karşı karşıya kaldı Türk futbolu. GS in karşı çıkma argümanları anladığım kadarı ile şöyle. İşin hukuki boyutu. Yabancı hakem kararı anayasanın 13 ve 49’uncu maddeleriyle tezatlık oluşturuyor diyorlar. Hakemin tek seçilme kriteri yabancı olması. Buna önce hakemlerin isyan etmesi gerekirken ileride yabacı hakim, yabancı hekim veyahut yabancı savcı istenir mi sorusu da beraberinde getirir diye itirazda bulunuyorlar. Bu yabancı hakem olayının  kısa bir tarihçesini yazayım.Türkiye’de 55 yıl aradan sonra bir yabancı hakem düdük çalacak.1959-1970 yılları arasında toplam 335 maçı yabancı hakemler yönetmişti. Böylece 55 yıl sonra Türkiye’de Süper Lig’de bir yabancı hakem maç yönetecek. İlk olarak 1959-1960 sezonunda 2 Avusturyalı ve 2 Macar hakemin toplam 4 maçta düdük çalması ile başlayan süreç 1969/1970 sezonunun sonuna kadar devam etti. Bu süreçte Alman hakemler toplam 106 maç ile zirvede yer alırken Avusturyalı hakemler 53, Rumen ve İsviçreli hakemler 41’er, Bulgar hakemler ise 37 maç yönetti. 11 sezonda farklı ülkelerden hakemler görev alırken Çekya, Yugoslavya, İtalya, Yunanistan, İsrail, Belçika, Arnavutluk ve Fransa’dan isimler Süper Lig’de düdük çaldı. Bu dönem boyunca toplamda ise 335 maçı yabancı hakemler yönetti. Son yabancı hakem ise 1970’de Türkiye’de sahaya çıktı. Geçtiğimiz sezonunun son bölümünde ise VAR koltuğuna yabancı hakemler oturdu. Bu sezon da 20’inci haftadan bu yana VAR’ da yabancı hakemler görev yapıyor. Yani anlayacağınız bu durum ilk değil ve hiçte yabancı olduğumuz bir şey değil. Bana göre TFF başkanı çok zor durumda kaldı ve göreve geldikten sonraki yabancı hakemlik konusundaki sözlerini çiğnemiş oldu. Fakat ne suç onun nede günah.
Kimler mi?
Onu da şu derbi maçı oynansın, kimler olduğunu ve ne için olduğunu yazacağım.
Sağlık ve esenlikle