Köşe Yazıları

Bağcıyı dövenler

 

Vah ülke futbolunun haline vah! Aslında haksızlık ettim, söze yanlış başladım. Düzeltiyorum vah TFF’nin başkanının, yönetiminin ve alt kuruluşu olan TASKK’ın başkanın ve yönetiminin haline… Futbol sporunun ve futbolcularının hiç bir günahı ve hatası yok çünkü. Öyle içler acısı bir durum ki nasıl anlatsam, nasıl izah etsem bilmiyorum. Yazacaklarıma, bırakın içeriğini her cümlesine, her kelimesine ve hatta her harfine dikkat kesiliyorum ki bir suç teşkil ediyor mu diye. Ya da suç isnat ederler mi diye. Basın – yayın, medya, köşe yazarları hep bu endişe ile haber yapıyorlar, yazılarını kaleme alıyorlar artık. Durum bu yani! Her şeyden suç teşkil edecek bir şey çıkarıyorlar ve haliyle insanlar kendini ifade emekte zorlanıyor ya da ettiklerin de kendilerini gözaltında buluyorlar.

O yüzden bizler de ifade edeceğimiz konuyu, kuracağımız cümleleri, yazacağımız harfleri kırk kere gözden geçiriyoruz maalesef. Öyle bir ruh hali taşıyoruz ki neyin karşı tarafın özgürlük sınırı olduğunu bilemez olduk. Bırakın hakareti eleştiri ne, tenkit ne onu bile bilemiyoruz artık. Birileri çıkıyor “Ben” bu cümle, bu kelime, bu harf “Suç” diyorsam suçtur deyip kesip atıyorlar. Ondan sonra ayıkla pirincin taşını.

Ben ise neme lazımcı olmadım hiç bir zaman ama pisipisine de herhangi bir suçlamayla muhatap olmamak için çok dikkat etmeye başladım mecburiyetten. Nereden nereye geldik değil mi? Konumuz yine bilindik amatör futbol ve son olarak düşürüldüğü haller. Amatör futbol bir kaç kişinin ellerin de, maalesef oyuncak oldu oyuncak! Ben başından beri oynatmayacaklar diye sürekli yazdığım için biliyordum ve hiç şaşırmadım. BAL 2020 senesinin Eylül ayından bu yana başlayacağız diye sürekli öteledikleri, ha bugün ha yarın diye diye grupları ve fikstürü anca Mart ayında zoraki itme ile kakma ile açıkladılar. Ne dediler peki kısaca hatırlayalım. Gruplar ve fikstür kuraları çekilmeden önce, Bölgesel Amatör Lig başlanacak denildi, kulüpler teknik adamlarla futbolcularla anlaşma yaptı. Nere de ise BAL takımlarının tamamı kampa girdiler. Form tuttular ve hazırlık maçlarına başladılar. Futbolcularına yeme – içme, ikamet etme ve transfer ücreti olarak iki üç aylık ödemeler gerçekleştirdiler. Takımlar Nisan’ın 17’sin de başlayacak resmi maçlar için hazır hale geldi ve maç gününü beklemeye başladılar. Bu arada tabi hazırlık maçları için çevredeki yakın illere otobüslerle gidip geldiler oda ayrı bir külfet falan filan. Daha ilave edelim mi? Edelim edelim zülf-i yare dokunmadan. Bu ara da tabi kulüplerin tesisleri de hizmete açıldı, aşçısından temizlik personeline malzemecisinden masörüne kadar maaş ödemeye de başladı BAL kulüpleri. En önemlisi ise, lig oynanmadığı halde TFF’nin ve BAL’ın kasasına giren paralara bakar mısınız. Amatörlerden alınan katılım bedeli 5.800.000 TL, amatörlerin ödediği lisans bedelleri 5.000.000 TL, Spor Toto isim hakkı bedelleri 30.000.000 TL, sponsor reklamları ödemeleri 25.000.000 TL. TFF’nin kasasına giren toplam rakam ise 65.800.000 TL. Yani anlayacağınız bir şekilde izah edersek eğer, Bölgesel Amatör Lig’den hiç bir harcama yapmadan 66 milyon TL gelir elde eden TFF, binlerce insanla dalga geçmeye devam ediyor. 66 milyonu kasasına koyup, hadi bakın dalganıza diyorlar. Eğer Türk adaleti bu haramilerden ve bunlara ses çıkarmayanlardan hesap sormazsa demek ki Türk futbolu külliyen sahipsiz kalmıştır. Yani ne demek istiyorum? Yanisi şu! TFF sinyali çaktı, lig başlanacak dendi, kulüpler ağır masrafa girdi. Ligin başlamasına bu günden itibaren tam yedi günden az bir süre kalmışken, her takım kendini hazırlayıp futbolcular konsantrasyon olmuşken… TFF şak diye bir açıklama yaptı. Aklınızla alay ediyoruz türünden. Neydi bu açıklama? Harfi harfine özeti şu:

“Sağlık kurulumuzun aldığı karar gereği, pandemiden dolayı maçların oynanamayacağına karar verdik ve ileri bir tarihe, (çıkmaz ayın on beşine) pardon (Mayıs’ın son haftasına) erteledik” diye…

İşte bu noktadan sonra ne oldu bir an da? Neler olmadı ki efendim. Birden bire insanların beyni yandı, psikolojileri bozuldu. Amatörler aşağı, amatörler yukarı diye diye bir karar veremediklerinden insanlar nere de ise düşünme yetilerini kaybeder hale geldiler bir an da… Abarttım mı? Zannetmiyorum durum aynen bu. Emin olun eksiği var fazlası yok.

Değerli okuyucular. Bu işe para döken, bu işten para kazanan binlerce insan var. Bu işten hayatını idame ettirenler, maddi ve manevi büyük kayıp yaşadı, yaşıyorlar. Sayın yetkililer yani TFF’nin dışın da karar vericiler, bir karar verin artık ve oynamayın insanların gelecekleri ile aklı ile beyni ile…

Son bir hafta kala ligleri, futbolcuların ekmeğiyle oynamak ve insanların hayalleriyle oynamak demek gerçekten büyük terbiyesizlik ve hadsizlik demektir. Kadınlar ligi üç gün sonra başlıyor niye?

Sadece herhalde erkeklerde var bu virüs, kadınlar da yok galiba. Siyasilere soruyoruz! Vaka sayısının 55 bini geçmesinin en büyük rolünün, tamamen LEBALEB doldurduğunuz kapalı alandaki kongreler değil mi? Niye ertelemediniz, neden yaptınız, işte bu günkü bu vaka sonuçlarının ve BAL’ın ertelenmesi tamamen bu kongreler çok yakından ilintilidir. Keşke BAL’ı ertelediğiniz gibi o kongreleri de erteleseydiniz. Üst üste salonlarda tepinen parti  üyeleriniz etrafa virüsü resmen yaymışlardır. Sizler kamera yatay çekmiş falan filan deseniz de… Eğer az biraz Allah korkunuz var ise ki sanmıyorum aldığınız bu kararı düzeltirsiniz. Çünkü kongreleri erteleseydiniz vakalar bu kadar artmayacaktı ve bu artışın acısını BAL’dan çıkartmazdınız. Sizlerin amacı “üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.”

Ve karanlıkta kaybettiğiniz aklınızı, fikrinizi ve adalet duygunuzu bin metre öte de yanan lambanın çıkardığı loş ışıkta aramaktan başka bir şey değil. Beyhude bir şekil de…

Selam ve dua ile…