Adalet aramak

 

Bingöl’de düşen helikopterde şehit olan 11 yiğit askerimize yüce Tanrı’dan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar, ailelerine, çoluk çocuklarına sabırlar ve Yüce Türk milletine başsağlığı diliyorum…

Konumuz malum adalet aramak!

Dervişin biri dua ederken “Tanrım bana şarap ver, rakı ver” diyerek dua ediyormuş. Yanındaki biri sormuş “Ya derviş efendi ne yapıyorsun” diye. Oda, “İbadet ediyorum, dua ediyorum” diye yanıtlamış. Adam şaşkın! Yahu herkes Allah’tan, din ister, iman ister, kuran ister, sen rakı, şarap istiyorsun” diye çıkışmış dervişe.

Derviş doğrudur haklısın kardeşim “herkes kendine lazım olanı” ister diye ders niteliğin de bir cevap vermiş.

Şimdi biz de kıssadan hisse adalet istiyoruz ve bir ek yaparak, “varsa kaldıysa”… Ülkemiz de çok garip şeyler oluyor. Nere de ise adaletsizliğin, hak ve hukuksuzluğun hüküm sürmediği bir makam, kurum kuruluş ve spor kulübü kalmadı. Sayın Cumhurbaşkanı geçen günkü açıklamaların da insan hakları noktasın da acil olarak bir takım düzenleme yapacaklarından bahsetti. Gecikmiş ama bir o kadar da güzel bir gelişme. Lakin düzenlemenin içeriğinin ne olduğunu bilmeden tahmin etmek ve yorum yapmak çok yanlış olur. Mesele düzenleme yapmak değil elbette o çok basit. Mecliste el kaldır, el indir uygulaması ile kanununlar çıkıyor, yasalar düzenleniyor. Buraya kadar her şey normal. Ama ne varsa sonrasın da var. Bakalım neler var.

Yasaları uygulayan makamlar da oturan kişiler, o çıkan yasaları ve uygulamaya geçirilen kanunları, uygulama ve hayata geçirme noktasın da zafiyet gösteriyorlar. Ya da uygulama noktasın da farklılıklar arz ediyorlar. Ya da yeterince anlaşılmadığı için ya uygulanmıyor ya da yanlış uygulanıyor. Yani dediğim gibi sıkıntı kanunlar da, yasalar da değil uygulama da efendim, uygulama da!

O yüzdendir ki ülkemizde adaletsizlikten yakınmayan kurum, kuruluş kişi ya da kişiler nere de ise yok gibi…

Bu adaletsizliğin sirayet ettiği ve en çok mağdur ürettiği kurumlardan birisi ve en önemlisi ise futbol ve futbol kulüpleridir. Bunu bilirdik bilmesine de bu kadar çok “isyan” noktasına kadar geleceğine yeni şahit olduk. Geçtiğimiz hafta arası oynanan ve Galatasaray’ın Ankaragücüne 2-0 mağlup olduğu maçtan sonra kulüp yetkililerinin açıklamalarını duyunca şaşırmadım dersem yalan söylerim. Futbol kulüplerimiz de nere de ise adaletsizlikten, haksızlıktan, hukuksuzluktan bahsetmeyen yoktur. Özellikle hakem kararları ve şimdiler de var ekipleri noktasında.

Yani deyim yerin de ise küçük ölçekli, dar bütçeli kulüplerimiz hep bu adaletsizlikten yakınırlardı ve bizler de hep onların mağdur olduklarını düşünürdük. Meğerse kazın ayağı öyle değilmiş.

Galatasaray, Ankaragücü maçından sonra sayın Futbol Şube Sorumlusu Abdurrahim Albayrak’ı dinlerken ne yalan söyleyeyim içim cız etti, çok üzüldüm. Onun o ekrandaki hallerine…

Açıklama yapmıyordu, adete isyan edip feryat ediyordu “adalet istiyoruz” diye. Konuşsak ceza alıyoruz, konuşmasak hakkımız yeniyor. Biz milyon dolarları ne için harcıyoruz diye haklı olarak, medyaya demeç vermekten çok yüksek sesle isyanını dile getiriyordu. Haklı olarak diyorum çünkü oyuncuları Mustafa’nın gördüğü kırmızı kart insafsızca ve haksızca bir karardı.

Aleyhlerine çalınan ilk goldeki penaltı kararı da çok ağır bir karardı. Kendisine katılıyorum. (Geçmiş dönemler de elin topa hareketlenmesine penaltı veriliyordu şimdi topun ele istem dışı çarpmasına da penaltı veriyor hakemler). Kuralın içeriğini incelemek lazım tabi yeni açıklama ne yönde… Bunu belirttikten sonra, Abdurrahim Albayrak Bey’e bir iki hatırlatma da bulunacağım. Ankaragücü maçından bir önceki hafta Erzurumspor maçın da kendilerinin attıkları ilk golden önce Babel’in rakibinin tepesine koluyla bastırıp topu kazanıp arkadaşına gol yapınca ve attıkları ikinci golde yüzde bir milyon ofsayt varken ve alınan bu haksız galibiyetten sonra medyaya çıkıp hiç bir açıklamasını duymadık. Erzurumspor’u haksız iki golle yendik demedi, Erzurumspor’a adaletsizlik oldu demedi, yazık oldu demedi…

Eee, hayırdır Sayın Albayrak! Adaletsizlik yalnız size yapılınca mı adaletsizlik oluyor? Ne oldu birden bire adaletsizliğin farkına mı vardınız, kafanıza gökten kırmızı kart mı (pardon) taş mı düştü de adalet istiyoruz diye en yüksek tondan bağırmaya başladınız…

İşte bu adaletsizlik, haksızlık ve hukuksuzluk bumerang gibi bir şey. Bak! Geldi sizi de buldu sonun da.

O feryatların hiç bir geçerliliği yok! Çünkü için de samimi niyet yok. Hakemlerin bu çifte standartları ise tam bir tez konusu. Bu mevzuyu önümüzdeki köşe yazılarımız da işleyeceğiz. Ama son cümle şunu eklemek istiyorum. Adalet, hak, hukuk herkese lazım. Bir gün ihtiyaç hissettiğiniz de çok geç kalmış olursunuz ve Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu Sayın Albayrak, gibi futbol kamuoyu önünde kendinizi gülünç duruma düşürürsünüz benden hatırlatması.

Selam ve dua ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.