Çok ötekileştik çok

Çok tuhaf bir ülke olduk çıktık sonunda… Buna kimler sebep oldu, nasıl oldu, ne zaman oldu gibi malum soruların cevabı belli değerli okuyucular. Son 23 yıldır yeni Türkiye diye diye bu noktaya geldik. Biz galiba millet olarak “yeni” kelimesinin içini dolduramadığımızdan yahut yalan yanlış boş şeylerle içini doldurmaya çalıştığımızdan olsa gerek bir çıkmazın içine girdik sonunda. Valla çıkar mıyız çıkmaz mıyız bilemem çünkü çok zor gibi görünüyor.
Kendimiz ettik kendimiz bulduk misali kendi ettiğimiz şeyin içinden bile çıkamıyoruz maalesef. Biri ağzını açsa öteki beğenmese hemen “cimere” yazıp o kişinin haberi olmadan hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Sebep ne? Söylediği şey paylaştığı bir paylaşım yahut bir paylaşımın altına yapılan bir yorum yüzünden. Kaşının üstünde gözün var diyemiyor kimse kimseye. Sebebi malum “benim hoşuma gitmedi” diyorlar. Valla ne yahut neler kimin hoşuna gider kimin gitmez bilemiyoruz ki ona göre davranalım. Bu suç duyurusu işinden ve özellikle bu tip paylaşımları yapanlar öyle paylaşımlar yapıyorlar ki, tam bir tuzak…
Eee bizde saf vatandaşlar neyin, hangi sözün(hakaret) dışında tabi suç teşkil ettiğini bilmediğimiz den hoooop düşüyoruz tuzağa, ondan sonra al başına iş. Bu işlerden para kazanmayı meslek edinen fenomen kişiler var. Takip eden avukatları da var tabi ondan sonra yallah hakim önüne… Biz her işi olduğu gibi bunu da abarttık.
Şu günlerde sakın ola ki hükümetteki bir yetkiliye bir fikrini bir paylaşımını beğenmediniz diye sakın ola ki yorum yapmayın. Hele hele bundan böyle. Bebek katili bir *ti barış havarisi gibi gösteren kişilerin paylaşımlarına yorum yapmayın sakın. Suç teşkil edebilir yani. Hemen barış düşmanı diye şikayette bulunurlar alim Allah ondan sonra işin yoksa uğraş dur. Bu konuya nereden mi geldim, hemen yazayım. Geçtiğimiz hafta oynanan GS -FB derbi maçından sonra teknik adamların röportajlarında da sarf ettikleri sözlerden sonra, GS Morinho hakkında hemen suç duyursunda bulundu (ırkçılık)yaptı diye o işe elbette yetkililer bakacak ama sportif anlamada ceza kuruluna sevk edilen iki teknik adam haliyle ceza aldılar. Morinho ya 4 maç Okan Buruk’a 1 maç. Tabi Fenerbahçe tahkime baş vurdu ve Morinho’ nun cezası 2 maça düşürüldü. Okan hocanın bir maçlık cezası onandı. GS’ de iyi savunma yapsaydı bir maçlık ceza da kaldırılırdı. Demek ki ya savunma yapmadılar ya da yaptılarsa tahkim kurulu yeterli bulmamıştır. Vaaayy sen misin Morinho’ nun 4 maçlık cezasını 2 maça indiren diyen GS’ nin avukatları hemen bir suç duyurusunda daha bulundular. Kimlerin hakkında mı? Tabi ki TFF tahkim kurulunda bulunan avukatların…
Dedim ya çok enteresan bir ülke olduk diye. Gık dedi gak dedi diye doğruca suç duyurusunda bulunuyorlar artık.
İster suç teşkil etsin isterse etmesin. Rahmetli Nasreddin hocanın dediği gibi “ya tutarsa” Morinho’ nun tenleri siyah olan oyuncuları ile olan saygıya dayalı ilişkileri bütün dünya biliyor. Girin internete videolarını izleyin ve görün. Onun “maymun gibi zıplıyorlar” ifadesi ırkçılık değil, çok kötü bir benzetmeydi. Ama bizler toplum olarak her tasın altında bir Çapanoğlu aradığımızdan, anlamadan dinlemeden yapıştırıyoruz yaftayı. O ifadeleri kullanmak bana göre bilir spor adamına yakışmayan sözlerdi, tıpkı Okan hocanın “ağlak” sözleri gibi.
Bunun altında yatan sebepler elbette sosyolojik.Ülkede hep iki kutup vardı eskiden beri ve hala var. Yalnız bir farkla. Üç beş nahoş Hadise’nin dışında bu iki kutup birbirinden nefret edecek kadar ötekileştirilmemişti.
Çok ötekileştik çok…
Şimdi iki kesim birbirine öldürücü yaralayıcı şeyler yapmıyorlar ama işi! öğrendiklerinden hooop hemen suç duyurusunda bulunuyorlar. Yani maddi zarar vermek çok daha can yakıcı oluyor her iki taraf içinde. Futbol kulüpleri de son olarak bu furyaya katıldılar bir eksik daha giderildi böylece. Hani bir Ata sözümüz var ya “Güleriz ağlanacak halimize” diye işte tamda öyle günlerden geçiyoruz. Umarım ve dilerim ki bir an önce geçeriz. Nasıl mı? aklımızı başımıza alarak tabi. Kinden nefretten beslenerek değil. Bize has bize özgü değerlerimizi, saygı sevgi adalet hak hukuk ve vicdan kavramlarını yeniden tesis ederek tabi… Değerli okuyucular başka şansımız yok. Birbirimizi sevelim diyeceğim amma diyecekler ki hemen “mecbur muyum seni sevmeye” eyvallah, ama birbirimize saygı duymak zorundayız. Türk millet olarak bize yakışan budur. Hele şu “barış marış” hikayelerinin ağızlarda sakız edildiği günlerde çok daha ihtiyacımız var saygıya. Şimdi bazı aklı evveller çıkıp şunu diyebilirler. Saygı maygı diyorsun ama barış diyenlere saygı duymuyorsun nasıl olacak diye. Doğrudur, ben 50 bin kişinin katillerine ve bebek katiline nokta kadar saygı duymuyorum. Terörizmle, teröristlerle barış olmaz. Mücadele olur ve tepesine binilir.
Cevabım budur.
Sağlık ve esenlikle






