Sirozla ilgili sıkça sorulan sorular 

 

Çocuklar da siroz olabilir mi?

Doğumdan itibaren bazı anomalilere ve bazı kalıtsal hastalıklara bağlı olarak, birkaç aylıktan itibaren karaciğerde siroz gelişebilir. Bunun en sık nedenlerinden biri biliyer atrezi yani doğuştan safra yolları azlığı veya yokluğudur.

En sık siroz nedeni nedir?
Siroza neden olan olaylar çok çeşitlidir. En sık nedenler arasında hepatit B ve C’ye bağlı kronik karaciğer hastalıkları, alkol kullanımı ve karaciğer yağlanması sayılabilir.

Enfeksiyon siroz yapar mı?
Hepatit A ve B virüslerinin aşıları vardır; ancak hepatit C için aşı mevcut değildir. Hepatit A’da siroz gelişmesi beklenmez. Özellikle aile bireylerinde hepatit B virüsü bulunan kişilerin test edilerek, bağışık olmayan kişilere hepatit B aşısı yapılması kesinlikle önerilmektedir. Bulaşma kan ve kan ürünleri ile temas veya cinsel yolla olur. Tek kullanımlık tıbbi malzemeler ve tıbbi cihazların gerekli şekilde dezenfeksiyonları tıbbi yolla hastalık bulaşma riskini önlemektedir. Ev ortamında enfeksiyon taşıyan kişilerle ortak tıraş bıçağı, tırnak makası gibi kanla temas eden aletlerin kullanımı veya pek çok kişiye kullanılan ve yeterli dezenfekte edilmemiş aletlerle yapılan manikür, pedikür ve cilt bakımı gibi işlemler enfeksiyonun yayılmasında etkili olmaya devam etmektedir. Bu hizmetlerin alındığı yerlerin titizlikle seçilmesi daha da iyisi kendi bakım malzemelerini götürerek gerekli işlemlerin yapılması en doğrusudur.

Sirozun daha ileri safhalarında neler olur?
Giderek karaciğerdeki metabolizmanın bozulması ile safra yapımı da etkilenir. Tabloya sarılık eklenir. Kanda biriken maddelere bağlı (özellikle proteinli maddeler) beyin etkilenir. Uykuya eğilim, unutkanlık, konsantrasyon bozuklukları gelişir. Bu hastalar, et süt gibi proteinli maddeleri kısıtlamaz ise şuur kaybına kadar giden ağır tablolar gelişebilir. Kanın karaciğerden rahat geçememesi sonucu, buraya kan getiren damarlarda basınç artar (portal hipertansiyon). Dolayısıyla dalakta da basınç artar ve dalak büyür (splenomegali). Büyüyen dalak kanın şekilli elemanlarını fazlaca parçalar. Bunun sonucu: alyuvarların fazla yıkımı ile kansızlık (anemi), akyuvarların (lökosit) fazla yıkımı ile lökopeni, trombositlerin (pıhtılaşmada rol oynayan hücreler) fazla yıkımı ile trombopeni gelişir. Buna bağlı kanama bozuklukları ortaya çıkar. Kan, kalbe dönüp tekrar dolaşıma katılmak üzere yeni yollar bulur. Bunlardan, klinik olarak en önemli olanı, yemek borusu (özofagus) iç duvarında yer alan kılcal damarlardır. Bu damarlar, basınç altında aşırı genişler, şişer ve baloncuklar oluşturur. Biz buna varis oluşumu diyoruz. Bunların önemi, değişik mekanizmalar ile yırtılması ve yüksek basınçları nedeni ciddi, ölümcül olabilecek sindirim sistemi içine (yemek borusu ve mide) kanamalara neden olmalarıdır. Sirozlu hastalarda artan diğer bir risk ise karaciğerde kanser gelişimidir. Tek başına sirozun kanser yapıcı etkisi olduğu gibi, siroza neden olan hastalıkların direkt etkisi ile de karaciğerde kanser gelişebilir.

Siroz önlenebilir mi?

Karaciğerde oluşan yapısal değişiklikleri geri çevirmek pek mümkün değildir. Ancak, çeşitli tedaviler ile sirozun ilerlemesini durdurmak veya geciktirmek mümkün olabilir. Esas olan siroz ile sonuçlanabilecek olayların (alkol kullanımı, hepatitler, kalıtsal bazı hastalıklar, obezite gibi) erken dönemde ortaya konulması ve bunlar ile mücadele edilmesidir. Örneğin, sirozun nedeni aşırı alkol kullanımı ise, alkolün kesilmesi ile olayın ilerlemesi durabilir. Hepatitlere karşı ilaçlar ile mücadele edilebilir.

Bacaklardaki şişme (ödem) ve karındaki sıvı (assit) azaltılabilir mi?
Bacaklardaki şişlik (ödem), karında sıvı toplanması (assit) ile doktorunuzun vereceği özel diyet ve bazı idrar söktürücüler (diüretik) yardımıyla mücadele edilebilir. Ancak bu ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bunlara bağlı gelişebilecek bazı dengesizlikler hastalığın ağırlaşmasına neden olabilir. Yine karaciğerin fonksiyon kaybından dolayı kanda biriken maddelere bağlı gelişen şuur değişiklikleri için özel diyetler ve bağırsakları temizleyecek bazı ilaçların kullanılması gerekir.

Sindirim sistemine olan kanamaların (varis kanaması) tedavisi var mı?
Ciddi sindirim sistemi kanamaları (varis kanamaları) ağızdan yutturulan bir özel tüp ile (endoskop) uygulanabilecek özel teknikler ile durdurulabilir. Bu varislere özel ilaçlar enjekte ederek bunlar kurutulabilir (skleroterapi) veya üzerlerine lastik bantlar yerleştirilebilir (bant ligasyonu). Bunlara rağmen durmayan veya tekrarlayan kanamalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Özelliği olan bu ameliyatların mutlaka bu konularda deneyimli bir cerrah tarafından yapılması gerekir. Cerrahinin amacı, siroz nedeni ile karaciğerden kanın akamaması sonucu bu damarlarda yükselen basıncı açılacak yeni damar yolları ile (şant) düşürmektir. Böylece kanamalar durur veya tekrarı önlenmiş olur.

Siroz hastası nasıl beslenmeli?

Siroz hastalarının enerji gereksinimi sağlıklı insanlardan  %50 oranında daha fazladır. Sağlıklı bir erişkin günde 1500-2000 kalori alırken, sirozlu erişkinlerin 2300-3000 kalori alması gerekmektedir. Karaciğer hastasının günlük enerjinin yarısı karbonhidrat olarak adlandırılan basit ve bileşik şekerlerden, üçte biri yağlardan ve geri kalanı proteinlerden gelecek şeklide hesaplanmalıdır. Karında su toplanması, yaygın şişlikler ve kanda tuz miktarının azalması durumlarında su ve tuz kısıtlaması uygulanmalıdır. Bu hastaların düzenli idrar söktürücü kullanmaları ve poliklinik kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Tuz tüketiminde 1-2 gram aşılmamalıdır. Aşağıdaki besin listesi tüm karaciğer hastalıklarında olduğu gibi karaciğer sirozunda da önemlidir.

Enginar: A ve B vitaminlerinden zengindir. İdrar sökücü ve antioksidan özelliği bulunan enginar karaciğer hastalığının ilerlemesini yavaşlatabilir.

Multivitamin desteği: Kronik karaciğer hastalarına antioksidan ve multivitamin preperatlarının verilebilmektedir.

Bulgur ve baklagiller: Çay şekeri, çikolata, bal, reçel, asitli içecek gibi basit şekerli gıdalar az tüketilmelidir. Basit şekerler kan şekerinin hızlı yükselip düşmesine neden olur. Bunun yerine kan şekerinde ılımlı yükselmeye neden olan ve kan şekerinin uzun sürede istenen düzeyde kalmasını sağlayan bileşik şekerli gıdalar önerilir. Karaciğer hastalarında makarna, bulgur, sebzeler, baklagiller, sütlü tatlılar, bulgur pilavı gibi bileşik şeker içeren gıdalar önerilir.

Hazır gıdalar: Fastfood, hazır market ürünleri, sosis, sucuk, salam tüketimi kronik karaciğer hastalarının uzak durması gereken gıdalar arasındadır.

Et ve yumurta: Bir yumurta büyüklüğündeki et, bir yumurta ve 4 yemek kaşığı bakliyata eşdeğerdir. Beslenme de değişim bu oranlar göz önüne alınarak yapılmalıdır.

Süt ürünleri: Bir su bardağı süt, bir kase yoğurt, bir kibrit kutusu peynir ve 2/3 kibrit kutusu kaşar peyniri eşdeğerdir. Yoğurt tüketilen gün karşılık gelen süt veya peynir azaltılmalıdır.

Tahıllar: İki dilim ekmek, 4 yemek kaşığı makarna, pirinç pilavı ve bulgur pilavına eşdeğerdir. Günlük denge bu oranlara göre ayarlanmalıdır.

Kronik karaciğer hastaları ve özellikle siroz hastalarında özel beslenme programı düzenlenmelidir. Sağlıklı bireylere göre bir buçuk misli enerji ve protein gereksinimleri olan karaciğer hastalarının gereksiz yere protein ve diyet kısıtlamasına yönelmesi beslenme yetersizliğine ve hastalığın ilerlemesine neden olabilmektedir.

Karaciğer sirozu bitkisel tedavi ile çözülebilir bir sorun mu?
Sirozun bitkisel bir tedavi yöntemi yoktur. Sirozun tek tedavisi karaciğer naklidir.

Alkol hemen siroz yapar mı?
Alkole bağlı siroz yıllar içinde görülür. Siroz hastalığı için karaciğer hücrelerinin kalıcı hasarı gerekir. “Yağlı karaciğer” alkolik karaciğer hastalığında görülen en erken evredir. Eğer hasta bu evrede alkol almayı bırakırsa, karaciğer kendisini iyileştirir. Epidemiyolojik bir çalışmaya göre toplumda alkol kullanımında nüfus başına her 1 litre artış, alkol cinsine bağlı olmaksızın siroz sıklığını erkeklerde yüzde 14, kadınlarda yüzde 8 artırabilmektedir.

Tüm alkolikler de alkolik hepatit ve sonuçta siroz olur mu?
Hayır. Bazı alkolikler alkolizm tablosunun çoğu fiziksel ve psikolojik bulgularını gösterip ciddi etkilenseler de, ilerleyici karaciğer hasarı oluşmaz. Alkoliklerin yüzde 10-25’inde zamanla alkolik siroz gelişir.

Alkolik hepatit her zaman siroz yapar mı?
Hayır. Genelde alkolik hepatitin yeterli miktarda karaciğer hasarı yaparak siroz oluşturması yıllar alır. Eğer alkolik hepatit erkenden tanınır ve tedavi edilirse, siroz önlenir.

Siroz alkolik hepatitten farklı mıdır?
Evet. Hepatit, karaciğer dokusunun iltihabıdır. Sirozda, normal karaciğer hücreleri hasara uğrar ve skar dokusu ile yer değiştirir. Bu gelişim karaciğerin birçok yaşamsal önemli işlevlerini engeller.

Neler siroz yapar?
Sirozun birçok nedeni vardır. Uzun süre alkol alımı bunlardan birisidir. Kronik hepatitler ve karaciğer yağlanması diğer önemli sebeplerdir. Çocuklarda en sık görülen nedenler safra kanallarının hasarı ile oluşan biliyer atrezi ve neonatal hepatittir. Bu hastalıkları olan çocuklarda genelde karaciğer nakli yapılır. Karaciğer nakli gereken yetişkin hastaların bir kısmında primer biliyer kolanjit hastalığı vardır. Bu hastalığa neyin yol açtığını henüz bilmesek de, herhangi bir şekilde alkol tüketimi ile ilişkili değildir. Demir ve bakır metabolizması ile ilgili kalıtımsal bozuklular ve uzun süre toksinlere maruz kalma ile de siroz oluşabilir.

Dekompanse karaciğer sirozu nedir?
Eğer hastada karında su toplanması, bilinç kaybı, belirgin ödem ve sarılık varsa bu durum dekompanse siroz olarak adlandırılmaktadır.

Kompanse karaciğer sirozu nedir?
Eğer hastada karında su toplanması, bilinç kaybı, belirgin ödem ve sarılık yoksa bu durum kompanse karaciğer sirozu olarak tanımlanmaktadır.

Karaciğer sirozu yaşam süresi nedir?
Hastadan hastaya değişiklik göstermekle birlikte, karaciğer sirozunun dünyadaki ölüm nedenleri arasında 10. sırada olduğu bilinmektedir.

Siroz hastaları nelere dikkat etmelidir?
Bu konuda gastroenteroloji ve hepatoloji doktorları hastalara yardımcı olacaktır. Erken siroz evresinde her 1-3 ayda bir; ileri evredeki sirozda ise her 1-4 haftada bir değerlendirme yapılmalıdır. Düzenli olarak karaciğer fonksiyonları takip edilmelidir. Hastalığın derecesine, şiddetine, belirtilerine göre de takip süreleri doktor tarafından belirlenmektedir. Doktorun tüm önerilerine harfiyen uymak çok önemlidir. Sağlıklı beslenmek, aşırı fiziksel aktivitelerden kaçınmak da gerekir. Doktorun önerdiği şekilde egzersiz yapılmalıdır. Bunun yanında bir siroz hastası doktora danışmadan rastgele herhangi bir ilaç ya da bitkisel kür kullanmamalıdır.