Şimdi konuşmanın zamanı

Turizm sezonunda dile getirmediydim.
Zira iş dönüp dolaşıp KocaAli’nin fiyakasına kara çalacaktı.
Şimdi biz bizeyiz. Aramızda yabancı yok.
Herkes memleketine dönmüş vaziyette.
Hiç vakit kaybetmeden konuya girelim.
Farkındaysanız KocaAli şakacı insanlarla dolu.
Herkesin birbirine nazı geçer buralarda.
Bilmeyenler için söylüyorum; eğer yabancı biriyseniz, sohbet eden 2 KocaAlili’yi konuşurken görseniz kavga ettiklerini sanırsınız.
Oysa bizim KocaAli’nin sohbeti tam da böyledir.
Kavga edildiği zannıyla hemen emniyete haber vermeyi bile düşünürsünüz.
Bu sebepten olacak ki burada hiçbir KocaAlili kimseye gönül bırakmaz.
Buna en bariz bir şekilde kahvelerde oynanan iddialı oyunlarda rast gelirsiniz.
Bu gibi durumlarda benim kendi halet-i ruhiyem gereği söylediğim bir dize var; “Kalktı göç eyledi Avşar elleri, ağır- ağır giden eller bizimdir!”
Yani gürültüsü de şamatası da bol olan bir memleket burası.
Biz farkında olmasak bile dışarıdan gelenlerin, bu durumu yadırgadıklarını bilmenizi isterim.
Siz hiç, Sahildeki yazlıkçılarımızın çarşı merkezine doğru gelerek oyun oynamak şöyle dursun, ÇAY DAHİ İÇMEDİKLERİNDEN HABERİNİZ VAR MI
Çözümün muhatapları beni duyuyor musunuz?
Sanırım anlaştık.
Şimdi ikinci konumuza gelelim.
O da KocaAli’ deki memurlarla olan irtibatımız.
O memurlarımızdan bazıları kendileriyle kurduğumuz diyaloglardan pek de memnun değil. Bunun muhtelif sebepleri var. KocaAli insanı eskiden Ankara’daki ya da İstanbul’daki bilhassa doktorlara elleri dolu giderdi.
Elleri dolu dediysem, at değil, deve değildi ellerindeki.
Şimdilerde, değil Ankara- İstanbul, KocaAli’deki memur ve doktorlara bile ikramda bulunmayı unutmuş gibiyiz. Bizim geçmişlerimizden bazıları yeniden dünyaya dönecek olsalar, bu manzara karşısında hepimizin kulaklarını kopartırcasına çekerlerdi.
Neden mi?
Onlar Peygamber Efendimizin “Hediyeleşiniz!” tavsiyesini biliyorlardı da ondan.
Şimdi başka bir şey söylüyorum:
Az da olsa rast gelenleriniz olmuştur.
Ben 30 seneden beri cebimde çikolata taşır ve bunu da karşıma çıkan herkesle paylaşırım.
Maksadım, bu tavrın geleneksel hale getirilmesini sağlamaktı.
Ama olmadı.
Şimdi haddim olamayarak soruyorum; KocaAli’de görev yapan hiçbir kimseye, fedakârlığı ya da yardımı için teşekkür hissi duymadınız mı?
Bu konuda sizlere yardımcı olacağım.
Hem de isim- isim.
Sonrası size kalmış.
Üzgünüm.






