Sevgi düğümü

 

Vakti zamanında bir adam sapanıyla çok güzel tüyleri olan bir kuşu ayağından vurur. Evine getirip, yarasını iyileştirir… Ve daha sonra ayağına da sıkı düğümle bir ip bağlayıp, omuzuna koyup, kuş mezatı yapılan çarşının yolunu tutar… Eşsiz güzellikteki kuşu gören çarşıdaki herkesin ağzı açık kalır…

Adamın etrafına bir anda mezattaki tüm kalabalık yığılmıştır… Adam kuşunun gördüğü ilgiden bir hayli memnundur tabi. -“Benim kuşum şöyle güzel… Benim kuşum böyle güzel… Tüyleri eşsiz bir gökkuşağı kadar renkli… Benim kuşum çok akıllı… Çokta güzel öter” diye böbürlenirken, gençten bir adam gelir o anlarda mezata…

Kalabalığı görünce durumu merak eder… Gidip bakınca, ilgisini ilk olarak kuşun ayağına bağlı ip çeker. -“Benim kuşum” diye diye etrafa naralar atan adamın yanına yaklaşır… Ve omzundaki cılız gösterişsiz kuşunu işaret ederek, -“Şu gördüğün cılız kuşum benimdir… Bana aittir. Fakat senin omuzunda olan güzeller güzeli kuş ise senin değildir” deyince adam kızar köpürür…

Genç adam dediğinde haklı olduğunu iddia eder ve asla da geri adım atmaz… Üstelik haklılığını kanıtlamak içinde bir öneri sunar güzel kuşun sahibine.

Önce güzel kuşun ayağındaki ipi çözmesini ister… Sonrada ikisinin de kendi kuşlarını avuçlarının içine alıp, havaya atarak serbest bırakmasını söyler… Yaşlı adam bir hırsla, kalabalığa rezil olmamak için, delikanlının dediğini yapıp, güzel kuşun ayağındaki ipi çözer… İkisi de aynı anda kuşlarını havaya bırakırlar… Eşsiz güzellikteki kuş, özgürlüğüne kavuşunca olabildiğince hızla kanat çırpıp, yükseklere doğru uçar ve bir anda gözden kaybolur… Genç adamın cılız kuşu ise, mezat yerinde bir tur atıp, tekrar geri gelip sahibinin omuzuna konar…

Genç adam kuşunun kanatlarından öper sonra, şöyle der hayretler içinde kendine bakan adama;

-“Bir şeyin sana ait olduğunu anlamak için onu özgür bırakmalısın… Geri dönerse senindir… Geri dönmesi için ise, ayağına sıkı düğümlü ip bağlamak yerine, sevgini, ilgini, hissettirip yani sevgi düğümünü atman gerekir der…

Esen kalınız…