Öyle mi istiyoruz

 

Geçtiğimiz hafta fındık fiyatı açıklandı ama eleştirileri devam ediyor.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Karadenizli milletvekilleri ile bir araya geldiği toplantıda “Fındığın merkezi Türkiye” demişti.

Karadeniz bölgesinde Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)’ne kayıtlı 740 bin hektarlık alanda 550 bin civarında üretici bulunuyor. 200 bin civarında kayıtsız olanları da katarsak bu sayı 700-800 bini buluyor.

Dünya fındık üretiminin yüzde 70’i ülkemizde gerçekleştirilmiş olmasına ve Türkiye merkez konumunda bulunmasına rağmen dünya piyasa fiyatını neden Almanya veya İtalya belirliyor? Neden Türkiye belirlemiyor?

Türkiye fındıktan her yıl 2 milyar dolar civarında ihracat geliri elde ediyor. Daha fazla gelir elde edilmesi de mümkündür. Yeter ki üreticiye daha fazla destek sağlansın. Bütün bunlara baktığımızda fındık üretiminin ülke ekonomisine ne kadar önemli katkı sağladığını görürüz.

Sayın Cumhurbaşkanı geçtiğimiz çarşamba günü bir televizyon kanalında fındık fiyatını açıkladı. En yetkili ağızdan açıklanan rakamlara göre Giresun kalite kabuklu fındığın kilosu 27 lira, Levant fındığın kilosu da 26,5 TL olarak belirlendi.

Geçtiğimiz hafta bu köşemde yaptığım yorumda fındığın fiyatının bir an önce açıklanmasını aksi takdirde manipülasyon oluşturularak üreticinin mağduriyetine yol açacağını yazmıştım. Sayın Cumhurbaşkanın açıklaması da tam da aynı güne denk geldi. Aslında aldığım bilgilere göre Sayın Cumhurbaşkanı bu açıklamayı Doğu Karadeniz Bölgesi gezisinde yapması bekleniyordu. Daha erken açıklaması iyi mi oldu? İyi oldu! Geçtiğimiz son 2 yılın ilkinde 26 Temmuz, diğerinde 27 Temmuz tarihinde açıklamıştı.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’nin alacağı kabuklu fındık Cumhurbaşkanı tarafından 26 Temmuz 2019 tarihinde açıklandığında;

Euro: 6,35 TL

Giresun kalite kabuklu fındık fiyat 17.00 TL/6,35 =2,67 Euro idi.

27 Temmuz 2020’de açıklandığında;

Euro: 8,10 TL.

Giresun kalite kabuklu fındık fiyatı 22,50 TL/8,10 = 2,77 Euro olmuştu.

Fındık fiyatı 11 Ağustos itibariyle açıklandığında Euro 10,15 TL idi. Buna göre Giresun kalite kabuklu fındığın Euro karşılığı 2,66’ya tekabül ediyor.

Yani kısaca son 2 yılın ortalamasına denk getirilmiş.

Ancak burada bir sorunu gözden kaçırmayalım. Üreticinin kilo başına üretim maliyeti yaklaşık iki kat artmış olmasına rağmen Euro bazında açıklanan fiyat artışı yerinde sayıyor.  TL karşılığında ise geçen yıla göre yüzde 8’lik bir artışa geliyor.

Geçtiğimiz yılın enflasyonu yüzde 14,6 civarında, bu yılın Temmuz ayı itibariyle son 12 ay dikkate alınırsa enflasyon yüzde 18,95 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Bunun anlamı fındık fiyatının enflasyonun yüzde 11 altında kaldığıdır.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’nin Sakarya (Karasu-Kocaali, Düzce (Akçakoca), İzmit (Kandıra), bölgesinde geçen yıl üretilen 164 ton kabuklu fındıktan sadece 2 kamyon (40 ton) aldığını öğrenmiş bulunuyoruz.

Bu da gösteriyor ki üretici fındığını TMO’ne vermek istemiyor. Neden? İşte yukarıda belirtilen gerekçeler yüzünden!

Fındıktan her yıl 2 milyar dolar civarında ihracat geliri elde ediliyor. O halde fındığın üretimini ve verimini artırmak için daha fazla destek sağlanması gerekmiyor mu?

Bütün bunlara baktığımızda fındık üretiminin ülke ekonomisine ne kadar önemli katkı sağladığını görürüz.

Toparlarsak; her yıl olduğu gibi ilk başlarda birçok tepkisel tartışmalar yaşanıyor ve sonra her üretici kendi başının çaresine bakıyor. Daha da ileri gidersek, mevcut hükümete ağır eleştiriler yapanların çoğunluğu seçim zamanlarında yine aynı partiye oy veriyor.

Dolayısıyla bilindiği gibi “Her millet layık olduğu şekilde yönetilir!” Demek ki öyle istiyoruz!